Hazreti Ali, oğluna nasihat ediyor: “Oğulcuğum, ben Allah’ın resulünden işittim söyle buyurdu: Fakirlik, cahillikten/kâfirlikten daha kötü değildir.”

Ayet ve hadislerde geçen “cahillik” genellikle kâfirlik anlamında kullanılmıştır. Sanat galerisini gezip de sanatçının yaptığına inanmayan, salonun kendisinin yaptığına inanan adam gibidir, inkârcı ama Nobel Fizik Ödülü alan adam. Bu adamın durumu Hint fakirinden daha beterdir.

“Mal, akıldan daha üstün değildir.”

Malı kaybetse, iflas etse yeniden kazanır ama malla akıl satın alınamaz.

“Yalnızlık, kendini beğenmekten daha vahşi bir hayat değildir.”

Kendini beğenenler, milyonların arasında olsalar da kendi ayarında adam olmadığına inandıklarından yalnız yaşarlar.

“Yalnız karar vermek danışmaktan daha güvenli değildir.”

Evinizin işlerinden dünya işlerine kadar her konuda aklı akla destek verdirerek karar veriniz. Hiçbir insanın aklı her şeye yetecek şekilde yaratılmamıştır.

“Akıl gibi tedbir yoktur.”

Unutkan olmayan insanları dikkatle izlerseniz, neyi nereye koyduğuna, nereye kaydettiğine, kime verdiğine dikkat eden, onu yazan, işaretleyen insanlardır.

“Güzel ahlâk gibi soyluluk yoktur.”

Filan zadelerin, filan hanedanın, ağa zadelerden, paşa zadelerden ahlâksız bir soylu olmaktansa kimsesizlerden ahlâklı biri olmak daha iyidir.

Hazreti Nuh’un kâfir oğlu olmaktan, Ebucehil kâfirinin Müslüman oğlu İkrime olmak daha iyidir.

“Haramlardan kaçınmak gibi takva yoktur.”

Nafileyi çoğaltıp haramlara balıklama dalanlardan olmayın.

Önce haramlardan sakınmalı, sonra farzları hakkıyla yerine getirmeli, sonra sünnetler, nafilelerle devam etmeli ve mekruhlardan bile uzak durmalı.

“Tefekkür gibi ibadet yoktur.”

“Hayâ gibi iman yoktur.”

“İmanın başı sabırdır.”

Hadislerle Afetler

Afet Acil Durum (AFAD) idaresi, depremlerde insanlara yardım eder.

Depremler, birkaç yılda bir olur.

Yangınlar, seller, çığ ve heyelanlar için kurulan bu kurumlar çok faydalıdırlar ama bu afetlerin birçoğuna sebep olanlar insanlardırlar.

Onun için Sevgili Peygamberimiz bu afetlerden bahseder ve tedbir alınmasını ister:

“Sözün afeti yalandır.”

“İlmin afeti unutmaktır.”

“Olgunluğun afeti saçıp savurmaktır.”

“İbadetin afeti ara vermektir.”

“Zarafetin, kibarlığın afeti kabalık, hoyratlıktır.”

“Şecaatin afeti azmaktır.”

“Cömertliğin afeti başa kakmadır.”

“Güzelliğin afeti kendini beğenmişliktir.”

“Sevmenin afeti övünmektir.”

Sevgili Peygamberimizin sözü burada bitiyor ve Hazreti Ali devam ediyor:

“Oğulcuğum, gördüğün hiçbir kimseyi hiçbir zaman hafife alma.

Eğer senden büyükse onu baban gibi say.

Eğer seninle yaşıtsa kardeşin say.

Eğer senden küçükse oğlun say.”  (Beyhak, Şuab’ül İman, 33. Kitab, bab ta’didi niamillah hadis no 4647). (Yarın devam edecek.)