Orta Doğu'da silahların gölgesinde diplomatik trafik hareketlenirken, Washington'dan gelen son imza haberi Avrupa cephesinde yankı buldu. Bölgedeki tansiyonun düşmesi için uzun süredir nabız yoklayan Avrupa Birliği, tarafların vardığı çerçeve anlaşmasına resmi olarak yeşil ışık yaktı. Brüksel, bu hamleyi sadece diplomatik bir başarı olarak görmüyor; aynı zamanda bölgedeki kalıcı barış için kritik bir dönüm noktası olarak değerlendiriyor.

Brüksel'den Taraflara "Taahhüt" Çağrısı

AB Dış İlişkiler Servisi (EEAS) Sözcüsü Anouar El Anouni tarafından yapılan resmi açıklamada, Washington'da atılan imzaların gerilimin azaltılması ve barış yönündeki çabalara "çok ihtiyaç duyulan olumlu bir perspektif" sunduğu ifade edildi. Masadaki yapıcı tutumun takdir edildiği belirtilen açıklamada, yeni kurulan üçlü Askeri Koordinasyon Grubu hatırlatıldı. Sözcü El Anouni, bu mekanizma aracılığıyla tarafların üstlendikleri taahhütleri vakit kaybetmeden uygulamaya koyması gerektiğinin altını çizdi.

Masadaki Formül: 1701 Sayılı Karar

Avrupa Birliği, Orta Doğu'daki düğümün çözümü için uluslararası hukuka işaret etti. Kalıcı bir çözümün ancak ve ancak Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinin 1701 sayılı kararının eksiksiz uygulanmasıyla mümkün olacağı aktarıldı. Söz konusu kararın, Lübnan topraklarından tüm yabancı güçlerin çekilmesini ve ülkede devlet dışı tüm silahlı grupların silahsızlandırılmasını öngördüğü net bir dille hatırlatıldı.

Orduya Milyon Avroluk Can Suyu

Anlaşmanın sahada karşılık bulması için kesenin ağzını açan AB, Lübnan hükümetinin otoritesini güçlendirmeyi amaçlıyor. Bu kapsamda, kısa süre önce onaylanan 100 milyon avroluk dev yardım paketinin Lübnan Silahlı Kuvvetlerine aktarıldığı kaydedildi. Bu finansal destekle birlikte, Beyrut yönetiminin ülke genelinde devlet otoritesini tam anlamıyla kurması ve silah üzerindeki tekeli yeniden yasal olarak tesis etmesi hedefleniyor.

Kaynak: AA