Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Oğuz Satıcı, Cumhuriyet in 100. yılında yani 2023 te 500 milyar dolarlık ihracat hedefi ile birlikte, Türkiye nin 2 trilyon dolarlık bir ülke hâline geleceğini söyledi!
Söylemesine söyledi de, söylediği ne kadar doğru ve gerçekçi Kısa bir hesap yaparsak, o rakamlara ulaşmak için ihracatımızın her yıl yüzde 10 dan fazla artması gerekiyor. İyi de, ithalatımız ne olacak Yani, önemli bir problem olarak önümüzde duran dış ticaret açığımız ne olacak Şöyle ki, bu yıl sonunda 135 milyar dolar olacağı tahmin edilen ithalatımız, böylesi bir gidişatla 2023 yılında 800 milyar dolar miktarına ulaşacaktır. Mesela, bu yıl sonundaki ticaret açığı 50 milyar doları aşacak gibi görünüyor. O zaman 2023 teki ticaret açığımız "500 (beşyüz) milyar dolar" olarak çıkar ki, böyle bir açığa hangi ülke dayanabilir !.
İhracat ve ithalat dengesizliği bugünkü hâliyle devam ederse, düşünülen hiçbir şeyi oluşturmak ve sürdürmek mümkün değildir. Böyle giderse, fahiş faizlerin etkisiyle kartopu misali artan dış borçlarımız sebebiyle, 17 yıl sonra ülkemiz tam bir çıkmaz içinde olacaktır; iyi biline ve unutulmaya! İthalatımız bu seviyelerdeyken, ihracatımızı artırmak ülkenin dış borçlarını artırmak dışında ne işe yarar !.
Bugünkü kafayla ve bu gidişatla, Cumhuriyet imizin 100. yılında üç büyüklerden olan futbol kulüplerimizin 100. yıllarında düştükleri duruma düşeriz ki; diğer kulüplerimizin durumunu hiç sormayın!..
Buna rağmen ümit yok mu Elbette var! Bakınız, kimilerinin pek itibar ettiği ve bugünlerde ülkemizde konferanslar veren Harvard Üniversitesi Öğretim Görevlisi Dr. Partha Ghosh, neler söylemiş:
"Bir ülkeyi tek şehir üzerine inşa edemezsiniz. Beş tane daha İstanbul yaratmanız gerekiyor. Çünkü her bölgenin kendine özgü avantajları var, bunların devreye sokulması gerekiyor. Ekonomik olarak güçlü küçük şehirlere de ihtiyaç var Türkiye çok önemli bir stratejik konuma sahip. Ortadoğu da çok önemli bir rol oynayabilir. Aynı zamanda kültürel bir birleştirici. Ayrıca çok genç bir nüfusa sahip. Bu genç nüfusu bir avantaj olarak kullanıp ekonomik gelişmişlik düzeyinin artırılması mümkün. Çinliler bunu iyi yaptılar Ayrıca ihracata daha fazla ağırlık verilmeli. Ben Türkiye nin önümüzdeki 5 yıl içinde 250 milyar dolarlık ihracat hedeflemesi gerektiğini düşünüyorum "
Alın size, bu görüşleri destekleyen bir örnek daha. Yine bugünlerde, İstanbul Sanayi Odası nın (İSO) 5. Sanayi Kongresi ne gelip konuşma yapan The Economist Dergisi eski Genel Yayın Yönetmeni Bill Emmott, dünyayı ve Türkiye yi geniş bir perspektiften süzdükten sonra, özetle şunları söylüyor:
"Türkiye, Avrupa Birliği olmadan da yapabilir... Eğer müzakereler kesilirse, yazık olur fakat bu dünyanın sonu değil... Türkiye ekonomik ve politik olarak AB nin dışında da iyi şeyler yapabilir ve politik ve ekonomik istikrara kavuşabilir... AB disiplinine ihtiyaç duyacağını sanmıyorum... Türkiye açık bir ekonomi olmak niyetini zaten belli etmiş durumda. Türkiye, AB ile müzakerelere devam etsin etmesin, gelecek 10 yıl içinde ekonomisini ve hayat standartlarını ikiye katlayacağına inanıyorum. İşte o zaman da öyle bir yere gelecek ki, AB ona üye olması için yalvaracaktır..."
Sonuç olarak, [her konu bir makale olması gerekse de] bence;
-500 milyar dolarlık ihracat için önce 500 milyon nüfusa,
-Sonra, ülkemizin tamamının serbest bölge olmasına;
-Yani, dünyanın önemli ekonomi merkezi olmasına
-En önemlisi, "Adil Ekonomik Düzen"e ihtiyacı var.