Kendi tarihi sorumluluğumuzu bilmenin yolu Milli Görüş ü
anlamaktan geçer. Milli Görüş hareketi insanlık tarihi boyunca devam eden
hak-batıl mücadelesinin son kırk dört yıllık sürecinin adıdır.
Efsane Başbakan Necmettin Erbakan Hocamız iki sene önce
aramızdan ayrıldı. Alışmıştık; en hayati konulardan kendi aramızda
çözemediğimiz basit teşkilat meselelerine kadar ne varsa ona götürmeye. Son
sözü söyledi mi hepimiz gönül rahatlığıyla ona tabi olurduk. Verdiği kararlar
nefsimize ağır gelse bile gevşeklik göstermezdik; işlerimize eskisinden daha
sıkı sarılır ve yolumuza devam ederdik. O, hepimizin hocasıydı. Gönlü hepimize
yetecek kadar sevgi doluydu. Allah rahmet eylesin. Mekanı cennet olsun.
Biz farkında olsak da olmasak da Erbakan büyük bir
devrime önderlik etti. Erbakan, 20. yüzyılda bir anlamda kendisiyle özdeşleşen
Milli Görüş hareketinin temel ilkelerini kendi medeniyet değerlerinden günümüze
uyarlayarak ortaya koydu. O, hiçbir ideolojinin etkisinde kalmadan, Milli
Görüşilkelerini ortaya koyarken, ayrıca bunun ihtiyaçlara cevap verecek
şekilde; sade, anlaşılır ve uygulanabilir olmasına da özen gösterdi.
Türkiye nin tarihi misyonunu dikkate alan adımlar attı, ülkenin geleceğini bu
doğrultuda inşa etmeye koyuldu. Çünkü Türkiye; tarihiyle, coğrafyasıyla ve
müktesebatıyla dünyadaki sıradan herhangi bir ülke değildir. Sadece doksan
yıllık bir ülke hiç değildir. Türkiye, tarih boyunca birçok milletlere
insanlığı öğretmiş, dünyanın her tarafına hak ve adalet götürmüş ve insanlığa
bin yıl hizmet etmiş bir ülkedir. İnsanlığın hak ve adalete bu kadar ihtiyacı
olduğu bir dönemde, Türkiye tarihi misyonunu yeniden üstlenmek zorundaydı.
Aksi, lideri olduğumuz coğrafyanın ve hidayete muhtaç insanlığın sonu anlamına
gelirdi. Bundan dolayı Lider Ülke Türkiye , zannettiğimizden çok daha büyük
bir mana taşımaktadır.
Onun içindir ki hepimiz, millet olarak Milli Görüş
hareketinin manasını ve önemini çok iyi bilmek zorundayız. Kendi tarihi
sorumluluğumuzu bilmenin yolu Milli Görüş ü anlamaktan geçer. Milli Görüş
hareketi insanlık tarihi boyunca devam eden hak-batıl mücadelesinin son kırk
dört yıllık sürecinin adıdır. Geçmişte hakkı temsil eden insanlar, hangi
gerekçelerle mücadele ettiyse, bizlerde bugün aynı gerekçelerle mücadele
ediyoruz. Gelecekte de aynı gerekçelerle mücadele edeceğiz. Sadece Milli Görüş
değerleriyle anlamlı olan Saadet Partisi, bu değerleri milletimize yeniden
hatırlamak için çırpınıyor.
Biz bu yolu böyle gördük ve böyle inanıyoruz. Bizim bugüne
kadar yaptığımız siyaset bu kutsal yol içindi ve ona yönelikti. Çünkü,
Bu yol, hidayet arayan ve kurtuluşa talip olanların
yoludur.
Bu yol, davasını her şeyin üzerinde tutanların yoludur,
Bu yol, fedakârlıkla-duayı rehber edinenlerin yoludur,
Bu yol, kula kulluğu reddedenlerin yoludur,
Bu yol, her şeyin tek ve gerçek sahibi olanın yoludur,
Ne mutlu bu kutsal yol için mücadele edenlere
Şimdi ayağa kalkma zamanı. Ateşe verilen bu dünya nın
yaşanabilir, mutlu ve müreffeh bir nizama kavuşması için hep birlikte ayağa
kalkacağız. Ezilen, sömürülen, aldatılan ve geleceği elinden alınmış insanların
bir an önce kurtulması için ayağa kalkacağız. İnsanların modern kölelikten
kurtulması için, insanlığın dünya ve ahret saadetinin yolunun açılması için hep
beraber ayağa kalkacağız.
Şunu iyi bilmeliyiz ki bizler; ödenmesi gereken bedelin
tamamını ödemeyi kabul etmedikçe, dünyaya saadet nizamı gelmeyecektir. Şimdi iş
başa düştü. Sorumluluk artık bizim omuzlarımızda. Hep beraber yeniden ayağa
kalkacağız ve hocamızın açtığı yolda yürümeye devam edeceğiz.