HAMAS’ı suçlamak kolay!
HAMAS’ı kınamak daha kolay!
HAMAS’ı terörist ilan etmek ise İsrail’in bunca yıldır uyguladığı zulmü görmezden gelmenin en kestirme yolu!
Evet, yıllardır İsrail tarafından Filistinlilere uygulanan zulmü görmezden gelenler, şimdi HAMAS’ı terörist ilan ederek “barış havarisi” kesiliyorlar.
HAMAS’ı anlayabilmek için yıllarca İsrail zulmü altında yaşamak gerek!
En tabii insan haklarından bile mahrum edilmek gerek!
Kaba bir tabirle insan yerine konulmamak gerek!
Bütün bu saydıklarımız yaşanmadan ne Filistin halkının haklı direnişi anlaşılabilir ne de HAMAS anlaşılabilir!
Filistin halkının direnişini ve HAMAS’ı anlayamayanlara da bugün yaptıkları yani HAMAS’ı suçlamak ya da kınamak yakışır!
“Bu nasıl insanlık” diye timsah gözyaşları dökenler yıllardır süren İsrail zulmü karşısında tek kelam etmemiş kişiler!
İsrail’in Filistinlilere reva gördüğü zulüm hakkında çıtları çıkmayanların HAMAS’ı hedef tahtası haline getirmeye çabalamaları elbette boşuna değil!
Onların Büyük Ortadoğu Projesi gibi bir hayalleri var.
Bu projenin en temel hedefi ise Ortadoğu’nun haritasını yeniden çizmek!
Şimdi bu hedeflerini dillendirip duruyorlar.
Ortadoğu’nun haritasını değiştirmekten söz ediyorlar.
Sahi Ortadoğu haritası yeniden çizilse ve bu coğrafyada İsrail diye bir ülke kendine yer bulamasa!
Ne kadar güzel olur değil mi?
Böyle bir değişikliği kim istemez!
Ortadoğu’da yaşanan tüm sorunların altında İsrail’in parmağı olduğunu bilmeyen var mı?
HAMAS direnişi ne ilk direniştir ne de son direniş olacaktır.
Zulme maruz kalan mazlum Filistin halkı, eline geçen her fırsatta zulme karşı çıkacak ve direnecektir.
Zira onlar inanıyorlar ki; zalim ısrarla zulmünü devam ettirmeye çalışıyorsa sonu yakındır.
Ve yine onlar biliyorlar ki, mazlum da ısrarla direniyorsa zafer yakındır.
Bırakalım herkes dilediği gibi konuşsun! Suçlayan suçlasın, kınayan kınasın! Yani takkeler düşsün, keller görünsün.
Saflar netleşsin ve dost düşman belli olsun.