Hani meşhur bir atasözümüz vardır: Delinin biri kuyuya bir taş atar, kırk tane akıllı bir araya gelir de çıkaramaz. Önceki gece NTV ekranlarında "Neden Söyledim" adlı ilginç bir programa denk geldik. Programda ele alınan konu, Prof. Şerif Mardin in geçen yıl ülke gündemine soktuğu, "Mahalle Baskısı" terimiydi. Neydi Şerif Mardin e göre mahalle baskısı Başörtülülerin, muhafazakarların bulundukları bölgede, kendileri gibi yaşamayanlar üzerinde kuracakları sanal psikolojik baskı. Aynen yukarıdaki atasözündeki gibi At ortaya bir kavram, sağından çek, solundan çek, sakız gibi çiğne. Zihinlerdeki laiklik algısını muğlak boyutlarda tepe tepe kullan. İnsanların bakış açılarını sadece bir yöne kanalize et. Sürü psikolojisiyle herkesi koyun gibi güt.

Yahudi sokak ortasında garibanın birisini bir yandan dövüyor, bir yandan da, "İmdat adam dövüyorlar" diye bağırıyormuş ya Bunların kullandıkları yöntem ve zihinlerde oluşturmaya çalıştıkları kavram kargaşası da böyle bir şey. Hem kendi menfaat dünyalarını tahkim etmek üzere insanlara olmadık zulümleri, olmadık baskıları reva görürler, bir yandan da "İmdat mahalle baskısı olabilir" gibi yüzsüz Yahudi gibi feveran ederler. Üstelik bunu her an yapmaya devam ederler Konya da tesettür faciası şeklinde asparagas haberlere imza atarlar, özür dileme gereği bile hissetmezler. Zihniyeti karanlık olduğu için, aynı habercimizin geçtiğimiz günlerde aynı türden bir haberine daha denk gelmiştik. Bayan voleybol takımı oyuncularımızdan Aysun Özbek, hem voleybolu bırakmış, hem de tesettüre girmiş. Laiklik kavramını kendi tıynetlerine göre yorumlama üstadı ve demagog ustası sunucumuz diyor ki, "Türkiye nereye gidiyor " Türkiye nin bir yere gittiği yok. Yüzde 99 u Müslüman bu toplumda, isteyen Allah ın emri olan başörtüsünü takar, istemeyen takmaz. Toplumda sıradan insanlar açıkken kapanabiliyorlar da, Aysun Özbek hanım kızımızın tesettüre girme hakkını, özgür vicdanını, hür iradesini hiçe sayarak nasıl böyle bir habere imza atabiliyorsunuz Siz kimsiniz! İnsanların dindarlık eksenini sorgulama memuru mu Bu toplumda hiç kimse hiç kimseye, şunu yap da  diyemez, bunu yapma da diyemez. Tesettüre giren birisinin üzerinden de, Türkiye üzerine karanlık senaryolar üretilemez. Mahalle baskısıymış, Malezya olacakmışız Asıl sizin yaptığınız, elinizdeki medya gücünü kullanarak insanların neyi tercih edeceklerine açık müdahaledir. Asıl sizin yaptığınız, mahalle baskısı kavramı az bile kalır, medya plaza baskısıdır, sorumsuz medya baskısıdır, insanları koyun gibi görme baskısıdır.

Birkaç gündür de aynı zihniyetin amiral gemisinde Sultanahmet te bir oteldeki içki servisiyle ilgili haberler yapılıyor. Şöyle feryat ediyorlar, "Biz içki içme hakkımızı istiyoruz"

Zihniyetleri işte bu Bunlar yıllarca Büyükşehir in çiftlik gibi kullandıkları sosyal tesislerinde içki servisi kaldırıldığında da feryad-u figan etmişlerdi. Hem içkinin ne kötü şey olduğundan dem vururlar, hem de "Sarhoş olma hakkı" talep ederler. Nereden nereye geldik Her mahallede olur ya, bunlar da mahallenin kabadayısı Hem baskıyı yaparlar, hem de baskıya uğruyoruz, özgürlük istiyoruz diye feveran ederler.