Anadolu'nun o sımsıcak, el emeği göz nuru yorganlarının yerini soğuk fabrikasyon ürünlerin almasıyla koca bir tarih gözlerimizin önünde sessizce eriyor. Eskiden bir statü sembolü olan yorgancılık şimdilerde son nefesini verirken, o dar sokaklarda yankılanan iğne iplik sesleri tamamen sustu. Hayatını bu tezgaha gömen ustaların yüreği buruk, kafalar bir hayli karışık.

Memura Değil Yorgancıya Kız Verilirdi

Meslek hayatı boyunca 25 çırak yetiştiren ve 45 yılı aşkın süredir bu zanaatı ayakta tutmaya çabalayan Cuma Yıldız, geçmişin o şaşaalı günlerini özlemle anıyor. O dönemki refahı çarpıcı bir örnekle aktaran Yıldız, "Eskiden Kilis'te memura kız vermezlerdi, yorgancıya verirlerdi. Bir memurun aylık maaşını ben bir haftada kazanırdım" ifadelerini kullandı.

Şimdilerde ise tezgahındaki tablonun karardığını belirten emektar usta, son satışını tam 2 ay önce yaptığını kaydederek yaşanan o acı gerçeği tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi.

Kurtuluş İçin Gözler Valilikte

Küçük yaşlarda öğrenilmesi gereken bu meslekte artık dükkanların bomboş kaldığı, yeni neslin bu ağır emeğe dönüp bakmamasıyla ustaların koca dükkanlarda yalnızlığa terk edildiği belirtildi.

Beklenen olmadı ve zanaatkarlar çareyi devletin şefkatli ellerinde aramaya başladı. Asırlık değerin yeniden ayağa kalkabilmesi için Kilis Valiliği öncülüğünde el sanatları üzerine bir kooperatif kurulması ve ustaların elinden çıkan eserlerin bu çatı altında pazarlanması gerektiği ifade edildi.

45 yıllık emeğin kaybolup gitmemesi adına asırlık tezgahlara vurulacak o can suyu bekleniyor.

Kaynak: Haber Merkezi