Toplumların yaşadığı demokratikleşme sürecinde birçok
aktör faal bir şekilde rol oynar. Bu önemli aktörlerden biri medyadır. Tabi ki
medyanın oynadığı bu rol olumlu ya da olumsuz olabilir. Medyanın ipleri kimin
elindeyse topluma kendi istediği düşünceleri empoze edebiliyor.
Değişim üsteleyen toplumsal hareketler medyayı ihmal
etmesi durumunda değişim istenmeyen bir şekle dönüşebilir. Köklü değişimlerde
en tehlikeli araçlardan biri medya aracıdır. Medyanın iplerini eline alan kişi
bu sayede toplumu ağaya kaldırılabilir ya da tam tersi toplumu uyutabilir.
Mısır da Halkın Devrimi nden sonra yaşanan süre boyunca
hem toplumsal hem de siyasi arenada her zaman medyanın etkisi oldu. Bilakis,
medyanın farklı yollarla olayların cereyanını ve akışını yönlendirdiğini de
iddia edebiliriz. Mısır ın değişik dönemlerde yaşadığı iç hadiseler,
kargaşalar, sokak hareketleri medya sebebiyle oldu.
Mısır ı yakından takip edenler şu meseleyi bilir;
Mısır da medya tüm organlarıyla sürekli eski rejimin kontrolü altında idi. Bu
kontrol günümüze kadar devam etmektedir. Devrim günlerinde Mısır medyası devrim
aleyhine düzenli şekilde çalışmalar yürütüyordu. Eski rejimi destekleyen medya,
devrimden sonra kendini devrimci medya olarak göstermeye çalıştı. Halk
tarafından seçilen yeni yönetime ve Mursi ye karşı tavır aldı. Toplumun algısı
değiştirerek keşke Mübarek gitmeseydi dedirtmeye çalıştı.
Mısır da medya,
bilgilendirme aracı olmayıp; vatandaşları, toplumu aldatan şüphe ve kaos aracı
haline geldi. Haber ya da analiz gibi çeşitli medya araçlarıyla halkta Mısır
batıyor algısı uyandırılarak insanlar yönlendirilmeye çalışılıyor. Bahsettiğimiz
medya, yaymak istediği fikrileri savunanlar haricinde kişilerin gazete ve
dergilerde yazmasına ya da çalışmasına müsaade etmiyor.
Mısır da yönlendirici medyanın en belirgin örneklerinden
biri de yeni anayasa sürecine medyanın takındığı çarpıcı ve aldatıcı üsluptu.
Anayasada bulunmayan maddeler televizyon ekranlarında, gazete manşetlerinde
verildi. Eski rejim destekçisi medyanın İslamcılara karşı hamlesi devam etti.
Anayasa, sanki sadece Müslüman Kardeşler lehine yapılan bir anayasa gibi gösterildi.
Bunun yanı sıra muhalefet denilen bazı güçler sokaklarda anayasada olmayan
maddelerin bulunduğu kağıtlar dağıttı. Toplumda kafa karışıklığına sebep oldu.
Hatta insanlar arasında düşmanlık gibi bir durum oluştu.
Bir ülkede ya da bir toplumda, eğer medya milli ve
toplumsal bir sorumluluk taşımıyorsa, o toplumdaki beyinler, değerler,
insanlık, tarih, ahlak tahrip olur. Toplum kendi kendini kaybeder.