Bu yönelişin ardında sosyal medyanın bilgiye erişimi kolaylaştırması, küresel olayların tetiklediği dini arayışlar ve modernizmin getirdiği bireysel boşlukları doldurma arzusu yer almakta…

Özellikle sosyal medya platformları sayesinde insanlar İslam’ı birinci elden ve kaynağından öğrenme fırsatı bulmakta…

Yaşanan siyasi ve toplumsal olaylar neticesinde Kur'an-ı Kerim satışlarında ve İslam'ı tanıma taleplerinde dünya çapında gözlemlenebilir sıçramalar yaşandı.

İslam'ın sunduğu net aile ahlakı, sosyal dayanışma pratikleri ve adalet anlayışı birçok Batılı bireyin dikkatini çekmekte…

İSLAM’I KABUL ETTİ, BELÇİKA’DAN YOLA ÇIKTI

Belçika’da çocukluğunu yetimhanede geçiren 26 yaşındaki Alexandra Lauwers‘in hayatı, burada tanıştığı Müslümanların sergilediği merhamet ve iyilik örnekleri sayesinde bambaşka bir yöne evrildi.

Sekiz yıl önce İslamiyet’i kabul eden genç kadın, yıllardır kurduğu umre hayalini gerçekleştirmek için bisikletiyle Belçika’dan yola çıktı.

Kutsal topraklara uzanan uzun yolculuğu sırasında İstanbul’a uğrayan Lauwers, hem manevi atmosferden etkilendiğini hem de geleceğe dair en büyük hayallerinden birinin Burkina Faso’da bir yetimhane kurmak olduğunu söyledi.

“MÜSLÜMANLARIN MERHAMETİ BENİ İSLAM’A YAKLAŞTIRDI”

Çocuk yaşta annesinin hastalığı ve babasının aileyi terk etmesi nedeniyle yetimhanede büyüyen Alexandra Lauwers, burada tanıştığı Müslümanların örnek davranışlarının hayatında önemli bir dönüm noktası olduğunu anlattı.

İslam’ı seçme sürecini şu sözlerle ifade etti: “Bu insanların arasında iyilikleri ve merhametleriyle beni etkileyen kişiler vardı. Onlara yakınlaştım. İslam’ı merak etmeye başladım ve sonra da Müslüman olmaya karar verdim.”

UMRE HAYALİ İÇİN BİNLERCE KİLOMETRE PEDAL ÇEVİRİYOR

Sekiz yıl önce Müslüman olan Alexandra Lauwers’in en büyük hayali umre ibadetini yerine getirmekti.

Bu hayalini sıra dışı bir yolculuğa dönüştüren genç kadın, bisikletiyle Belçika’dan yola çıkarak kutsal topraklara doğru pedal çevirmeye başladı.

Yolculuğu kapsamında İstanbul’da mola veren Lauwers, şehrin tarihi camilerinin kendisini derinden etkilediğini belirtti.

“AYASOFYA BENİ MANEVİ OLARAK DERİNDEN ETKİLEDİ”

İstanbul’da en çok etkilendiği yapının Ayasofya olduğunu söyleyen Alexandra Lauwers, duygularını şöyle dile getirdi:

“Beni en çok etkileyen cami Ayasofya oldu. Hayatımda ilk kez bu kadar güzel camiler görüyorum. Bu camiler beni manevi olarak çok etkiliyor. Daha fazla namaz kılmaya ve dinimi daha çok öğrenmeye teşvik ediyor.”

Kendi çocukluğunu yetimhanede geçiren Alexandra Lauwers, gördüğü iyiliği şimdi başka çocuklara ulaştırmayı hedefliyor.

En büyük ideallerinden birinin Burkina Faso’da bir yetimhane kurmak olduğunu belirten genç kadın, bu hayalini şu sözlerle anlattı:

“Ve Allah bana da Burkina Faso’da kurmayı planladığımız yetimhane projesini hayata geçirmeyi nasip etsin.”

Belçika’dan bisikletiyle başladığı uzun yolculuğunu kutsal topraklarda tamamlamayı hedefleyen Alexandra Lauwers, umre ibadetinin ardından hem manevi gelişimini sürdürmeyi hem de ihtiyaç sahibi çocuklar için hayalini kurduğu yetimhane projesini hayata geçirmeyi amaçlıyor.

Hayatının zorlu başlangıcını umut ve iyilikle anlamlandıran genç kadının hikâyesi, inancın ve merhametin insan hayatını nasıl değiştirebildiğine dair dikkat çekici bir örnek olarak öne çıkıyor.

Kaynak: Haber Merkezi