Türk siyaset tarihinin en karanlık dosyalarından biri olan helikopter kazasında aradan geçen yıllara rağmen çember daralıyor.
Adalet Bakanı Akın Gürlek'in bizzat duyurduğu operasyonla, kaza sonrası arama kurtarma çalışmalarını sabote eden ve delilleri karartan gölge yapının deşifre edildiği kaydedildi.
MUHSİN YAZICIOĞLU SORUŞTURMASINDA HAKİKATİN İZİNİ SÜRMEYE DEVAM EDİYORUZ!
— Akın Gürlek (@abakingurlek) September 25, 2026
Merhum Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki arkadaşlarının hayatını kaybettiği helikopterin düşmesi olayının tüm yönleriyle aydınlatılması için yürütülen soruşturmayı kararlılıkla sürdürüyoruz.
Ankara…
16 İlde Şafak Baskını
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde ve Milli İstihbarat Teşkilatı'nın (MİT) istihbari desteğiyle şafak vakti harekete geçildi. Ankara İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince 16 farklı ilde 45 ayrı adrese nokta operasyonlar düzenlendiği aktarıldı. Soruşturma kapsamında haklarında işlem başlatılan 47 şüpheliden 33'ü kıskıvrak yakalanırken, 10 ismin halihazırda cezaevinde yattığı, firari 4 kişinin ise aranmasına devam edildiği bildirildi.
"Arama Kurtarmayı Yanlış Yönlendirdiler"
Dosyadaki suçlamaların ağırlığı dikkat çekiyor. Bakanlıktan aktarılan bilgilere göre, şüphelilerin FETÖ/PDY faaliyetleri çerçevesinde tasarlayarak kasten öldürme suçuna iştirak ettikleri değerlendiriliyor. Kazanın hemen ardından karlı dağlarda yaşanan kaosun tesadüf olmadığına işaret edilirken; arama-kurtarma ekiplerinin kasten yanlış yönlendirilmesi, gerçeğe aykırı bilgi notlarıyla sürecin manipüle edilmesi ve gizli tanıklara baskı kurulması gibi eylemlerin masaya yatırıldığı ifade edildi.
Kararlılık vurgusu yapan Adalet Bakanı Gürlek, sürece ilişkin "Aradan geçen süre ne olursa olsun, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması ve sorumluların hukuk önünde hesap vermesi için soruşturmayı kararlılıkla sürdüreceğiz. Adalet er ya da geç mutlaka tecelli edecektir" ifadelerini kullandı.
Dosya Başkente Taşınmıştı
25 Mart 2009'da Kahramanmaraş'ta yaşanan ve BBP kurucu lideri Muhsin Yazıcıoğlu ile 5 kişinin can verdiği olayda hukuki süreç 12 Haziran 2026'da doğrudan Ankara'ya devredilmişti. Başkente taşınan dosyanın ardından 13 Temmuz'da gerçekleşen ilk dalga operasyonda 29 şüpheliden 19'u tutuklanarak demir parmaklıklar ardına gönderilmişti. Peş peşe gelen operasyonlar, 17 yıllık sır perdesini aralama yolunda atılan en somut adımlar olarak kayıtlara geçti.




