Erdoğan geçen hafta Hak-İş’te konuştu. Hak-İş’in kurucusu Erbakan.

Huder’de konuştu: Kurucusu Erbakan.

Memur-Sen’de konuştu: Kurucusu Erbakan.

MÜSİAD’da konuştu, ASKON’da konuştu. Kurucusu Erbakan

Erdoğan 13 yıldır, kesintisiz iktidarda. Sermaye, medya ve siyasette etkin söz sahibi. Ancak, hâlâ daha Türkiye’de yaslandığı zemin, boy gösterdiği platformlar, Erbakan Hoca’nın fikir babası olduğu, hayata geçirdiği kuruluşlar. Bilmem başka söze gerek var mı

DEVLET MALI DENİZ DÖNEMİ BİTTİ!

Dikkatinizi çekiyor mu İktidar, 7 Haziran’daki gibi meydanları afiş, bilboard ve reklamlarla donatamıyor. Sebebini düşündünüz mü hiç

AK Parti Keçiören ilçe başkanı, 1 Kasım kampanyası başlamadan önce bir yerlerde sızlanmış. “Bu seçimde hazine yardımı da yok. Harcamaları ne yapacağız, bilemiyorum!”

İşte buraya yazıyorum. Bırakın 3 dönem meclis dışında kalmayı, ihaleler verdiği sermayedarlardan yoksun kalmayı… Bir dönem muhalefete düşsünler, Hazine yardımı biraz kesilsin, çalıştıracak adam bulamazlar.

İTAAT-MENFAAT-ŞATAFAT

“Paralel Yapı” için kafiyeli bir üçlü yapıdan bahsediliyor. 

Tabanı İbadet, Ortası Ticaret, Tavanı İhanet diyor Cumhurbaşkanı.

Ancak birlikte mücadeleye çağırdıklarında da kimilerine göre üçlü bir yapı var.

Tabanı İtaat, ortası Menfaat, tavanı Şatafat…

HAYR UMULUR MU BÖYLE BATININ HİMMETİNDEN!

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’de işlenen cinayetler için hep Batıyı, muhtarlara şikâyet etti. “Irak ve Suriye’yi tarumar ettiler” dedi. Milyonlarca mülteciye, “Biz bakıyoruz” dedi. “Batı, neden yardım etmiyor” diye sızlandı.

Biz de soruyoruz: Batının tarihinde bugüne kadar insanlık adına ne var Kanlı savaşlardan başka! Batı, nereye huzur, barış, kardeşlik, kalkınma götürmüş de, bugün Suriye’ye götürsün Dahası, Türkiye, son dört yılda “Katil Esed” demenin dışında bölgede ne yaptı

Her şeyi hazmediyoruz da,  Osmanlı’nın varisi, Yeni bir Dünyanın öncüsü Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Batıdan medet ummasını asla kabullenemiyoruz!

KÜRT ÇOCUKLARININ OYUNCAK ARABASI

Başbakan Davutoğlu, Kürt kardeşlerimiz için bir kâbusu hatırlattı aslında. Çünkü kimisinin evladı, kimisinin eşi, kimisinin babası 90’lar boyunca Beyaz Toros’la alındı evlerinde. Hem de sabahın seherinde. Bir daha da haber alınamadı hayatlarından.

Hatta asker içinde, devlet içinde “Doğu ve Güneydoğu’da, ‘Türkün gücünü’ gösteren, ırkçı, faşist, inkârcı yapılanmaya” ters düşenler. Mesela, “Gidin şu köyü yakın, şunları öldürün” emrine itiraz eden asker ve sivil bürokratların da Beyaz Toroscularca ortadan kaldırıldıkları da açık bir sırdır. Eşref Bitlis’in uçağı Ankara’nın göbeğinde nasıl düşürüldü

Malatyalı, inançlı Kürt bir arkadaşım anlattı. Küçükken, okula girip çıkarken, özel harekâtçıları görünce korkup kaçarlarmış. Cinayet aracı Torosları ise gördükleri yerde tekerini patlatırlaşmış. Haksız yere faili meçhulle öldürülen yakınlarının intikamını almak için!