Dünkü yazımda da üzerinde durmaya çalıştığım gibi herkes bir tarafın yanındadır. Yani, tarafsızlık kâğıt üzerinde vardır ama gerçek hayatta kim kendisini nasıl tarif ederse etsin mutlaka bir tarafta yer alır. Taraf olmak bir tercih işidir. Ben siyasette hiçbir tarafın yanında değilim demek gerçekçi olmaz. Çünkü bu söz bile bir tercihi, bir tarafı belirler. Kısacası, taraf olmak tavır belirlemek ve o yönde hareket etmektir. Bu bakımdan insanların tavır belirledikleri için eleştirilmesi ve küçümsenmesi sağlıklı bir yaklaşım değildir. Düşünceleri elbette eleştirilebilir. Belki, taraf olmak adına tutukları yanı iyisi ve kötüsü ile desteklemeye çalışmak, tuttuğu tarafından yanlışlarını bile savunmaya kendilerini zorunlu hissetmek eleştiri sebebi olabilir. Kaldı ki, mademki uygulanan sistem demokrasi olarak tarif ediliyor, o zaman toplum mutlaka farklı taraflarda yer alacaktır. Hatta diyebiliriz ki hayat taraf olmayı gerektirir. Bu sadece siyasi tercihlerimizde değil, inanç noktasından da böyledir. Aynı dinin mensupları bile mezhep konusunda farklı noktalarda olabilmekte, bununda ötesinde akıllarını putlaştıran birtakım kimseler yaptıkları yorumlarla sadece kendilerini değil, peşlerine takılanları da yanlış yollara sürükleyebilmektedirler. Herkes tuttuğu yolun hesabını verecektir. Ancak, dini konuda sergilenen farklılıklara tahammül edebilirlerken iş siyasete gelince bir anda tahammülsüz gösterilmekte, kendileri gibi düşünmeyenlere karşı oklarını yöneltebilmektedirler. Görünen o ki, bir takım yandaşlara -isterseniz buna taraftarlara diyelim- göre ya onların safında olacaksınız ya da saldırılarının hedefi olacaksınız. Hâlbuki şöyle oturup serinkanlılıkla bir düşünülse insan olan herkes hata yapabilir, doğrunun peşinden gidiyorum diye yanlışın ardına düşebilir. Yanlışın peşine takılanların yüce yaratıcı bile rızkını kesmez, onlara verdiği ömrü yaşamalarına izin verirken bir taraftara nedense bunu çok görüyorlar. Bir de daha düne kadar aynı tarafta yer alanlar geçen zaman içinde farklı saflarda yer almışlarsa geçmiş unutuluyor, bugüne göre veryansın ediliyor. Sanki birilerine sürekli vahiy geliyor(!) ve onlar hep doğru tarafta oluyorlar ama kendileri gibi düşünmeyenler yanlıştalar. Taraf olmak bunu mu gerektiriyor Siz nerede iseniz geçmişte aynı safları paylaştığınız herkes bugün de sizin gibi düşünmeye mecbur mu Saflar farklılaşmış ise doğruyu sadece siz mi tespit etmiş oluyorsunuz Ya da doğru her zaman bu dünya ölçülerine göre güçlüden yana mıdır

Taraf olmak fikren ya da fiilen bir tercihtir. Yani, yer aldığınız grubun doğruluğunu kabul ettiğiniz için böyle bir tercih yaparsınız. Sizinle aynı tarafta yer almayanlar için de bu durum geçerlidir. Bu söylediklerim elbette bu dünyaya dönük birtakım çıkar hesapları ile belli saflarda yar almış olanlar için geçerli değildir. Zaten bu yazıda muhatabın onlarda değil. Benim dikkat çekmeye çalıştıklarım, geçmişte bir siyasi partiye üye olmadığım halde taraftarlığım sebebiyle birtakım kimseler tarafından küfürle itham edilmiş olmam. Yani, bir partinin taraftarı olmak insanı dinden çıkartır anlayışının sahipleri. Yine bazılarına göre düzenin yasalarına göre dernek kurmak bile mevcut düzeni onaylamak olarak yorumlanıyordu. Cebimdeki nüfus cüzdanımı çıkartıp, muhatabıma, “Bundan sen de taşıyor musun ” diye sorduğumda benim cebimdeki düzeni onaylamak olurken onun cebindeki kölelik vesikası oluveriyordu. Bu tipler geçen zaman içinde dernekler, partiler kurdular ya da partilerden milletvekili oldular. Yani, geçmişte bizim taraftarlığımız küfür düzenini onamak anlamına gelirken onların parti genel başkanlığı ya da milletvekilliği aynı anlama gelmiyordu. Bir zamanlar İslamcılıkları sebebiyle İran devriminden yana ABD’ye karşı tavır sergilerken, zaman içinde şartlar gereği ABD yandaşı, hatta ırkçı bir tavır sergilemekte inançları açısından sakınca görmediler. Bu örnekleri çoğaltmak mümkün. Kısacası, birileri şartlara göre tavır belirlemeyi doğru bulurken, belli bir çizgide yürüyenleri nedense hep eleştiri oklarına hedef tahtası yaptılar. Bu tipler acaba popüler olmak için tutkuları kışkırtmayı iş mi edinmişler

Son söz: Beyler sizin hep doğrudan yana oluşunuzun sebebi bilmediğimiz bir yerlerden aldığınız ilham mıdır Yandaş olmak çirkinleşmeyi gerektirmez sanıyorum.