Bismillahirrahmanirrahim;

SAADET Viyana Başkanım Halil İbrahim Polat Bey’in davetlisi olarak 3 gün Viyana’daydım. Samimiyet ve şuur uyanıklığının hâkim olduğu verimli bir ziyaret oldu. Küçüklü büyüklü 6 etkinlik ve 4 cami ziyareti gerçekleştirdik. Hepsinde Anadolu insanının gönül zenginliğini gördük. Saadet’li kardeşlerim misafirperverlikte yarıştılar, desem yeridir.

Herzogenburg cemaatinin heyecan ve samimiyetini unutamayacağım. Davaları uğruna gözleri ışıldayan insanlar. Millî Görüş’ün insanlığa huzur ve barış iklimine taşıyacağına inanmışlar. Sadakat ve vefakârlıkları tam. Çoğu 40 yıllık heyecanını hâlâ koruyor. İGMG’nin yönetimindeki camilerinin şark köşesinde doyumsuz bir sohbet gerçekleştirdik. Allah için birbirimizi sevmenin huzurunu yaşadık.

Viyana’ya gelmişken hukukumuz ve dostluğumuz olan hocalarımızın ümit ve güven veren sohbetlerini dinlemek istedim. İGMG Genel Merkez Hatibi Muhammet Turhan ve Avusturya Müftüsü Mustafa Mullaoğlu hocalarımı aradım. Her ikisi de ilim ve irfan sahibi insanlar. Görevleri için Viyana dışındaydılar. Mustafa Mullaoğlu Hocam Viyana’ya dönünce arama nezaketi gösterdi; ama o sırada dönüş için havaalanı yolundaydık. Telefonla da olsa selâmlaştık; birbirimize dualar ettik. Her iki hocama da hayırlı ömür, Allah’ı razı edecek nice hizmetler niyaz ediyorum.

Viyana ziyaretimde dostlarla birlikte olmaktan dolayı Allah’a hamd ettim. İslâmiyet, mensuplarına ne kadar güzel davranışlar kazandırıyor. Nezaketi öğretiyor; birbiri için yaşayan insanlar haline getiriyor. Müslüman olmak ne büyük şeref!

İHLÂSIN BEREKETİ

LEOBERSDORF’TA İGMG’nin küçük ve mütevazı bir cemiyeti var. Camide şuur uyanıklığıyla hizmet gören Zeki Sücüllü Hocamı dinledim. Bu cemiyette Saadet Viyana Teşkilat Başkanım Abdülkadir Şen Bey de başkanlık yapmış. Avrupa Gençlik Derneği (AGD) Genel Başkanı Arif Şen de bu cemiyette yetişmiş. İhlâslı ve fedakâr başkan ve hocaların gayreti “kadro” oluşturan insanların yetişmesini sağlamış.

Antalyalı Ali Yüksel Leobersdorf cemiyetinin ilk hocalarından. 18 yıl önce tanışmış, kendisiyle bundan sonra görüşememiştik. Viyana ziyaretimde yeniden görüşme fırsatı buldum. Bu süre içinde dava heyecanı, azim ve tavizsizliğinden hiçbir şey kaybetmemiş. Şartlara teslim olmamış. Tabiîlik, sadakat ve vefakârlığı taptaze.

Ali Yüksel Hocamın kararlı duruşu bana Akşemsettin’in Fatih’e, fethin yol haritasını gösteren şu sözlerini hatırlattı: “Şartlara teslim olmayacaksın. Sen şartlara teslim olmazsan, bir gün şartlar değişir, sana teslim olur. Unutma ki, dağ ne kadar yüksek olursa olsun, yol onun üstünden geçer.”

Viyana’ya dönerken yolumuzun üzerindeki Sollenau Yeşil Camii’ne uğradık. Cemiyet başkanı ve gurbetçilerimizle muhabbet ettik. Kırşehirli boksör Halil İbrahim Koç Ağabey’in içinde volkanlar çalkalanan dava heyecanını unutabilmem mümkün değil. DEV-SOL’cu olarak Türkiye’den Avrupa’ya gelmiş. Burada Millî Görüş hareketini tanıma fırsatı bulmuş ve teslim olmuş. Kendini yetiştirmiş. Kültürlü,  dünyada olup bitenin farkında bir Müslüman durumuna gelmiş.

GENÇLER YETİŞİYOR

SAADET Viyana Gençlik Başkanım Gökhan Uğurlu, yönetimi ve üye gençlerle nezih bir sohbet ortamı oluşturdu. Avrupa’da yetişmiş bu gençlerin tabiîliği, samimiyeti, fedakârlığı, saygısı, Anadolu insanının gönül zenginliğini yansıtan duruşları beni etkiledi. İçimden, “İşte, yaşadıkları toplumun huzur ve barış fedaileri” dedim. Karıncayı bile incitmekten korkan ferasetli gençler. Onlarla, “farklı bir toplumda uyum içinde bir arada yaşama” yöntemini müzakere ettik. Medine Sözleşmesi’ni hatırladık.

Saadet Viyana, üyeleriyle bir toplantı gerçekleştirdi. Program yapılan salonun tadilat ve tefrişi bitmemişti. Etraf darmadağınıktı. Saadet Viyana Gençliği 4-5 saat içinde salonu tertemiz ve nezih bir ortama dönüştürdü. Gençler faaliyet esnasında fedakârlıkla yetişiyordu.

Toplantıda İlhan Ekrem Hocamla görüştük. Hasret giderdik. Görev şuuru gelişmiş fedakâr bir insan. İşin nereden döneceğini bilir. Ferasetli ve tabiî. Viyana’daki güzel hizmetlerde emeği büyük.

Türkiye’ye dönerken havaalanına yakın Anadolu Camii’nde namaz kıldık. Mervan Mullaoğlu’nu, İslâmî İlimler Akademisi’ndeki Mustafa Türkmen hocamızı görmek istedik. Vardığımızda vakit girmişti. Mervan Hocam tatil günü bazı hatırlatmalar yapıyor, cemaate yeni hedefler gösteriyordu. Cemaatte Mustafa Türkmen Hocamı göremedim. Namaz bittiğinde uçağımın kalkmasına 1.5 saat kalmıştı.

      Uçağa geç kalmamak için tespih duasını beklemeden dışarı çıktım. Abdülkadir Şen kardeşim Mervan Hoca’ya benim camide olduğumu duyurmuş. Hocam, “Ben göremedim, bilseydim onu konuştururdum” demiş. Mervan Hocamdan Allah razı olsun. Ehil, ihlâslı, hizmetsever bir hoca. Nezaketinden mutlu oldum. Fedakâr insanların varlığı gurbetçilerimiz için bir nimet!