Show TV nin büyük tantanalar koparan dizisi Hacı nın geçen haftaki bölümünde, iki sahne bizleri Türkiye gerçekleri üzerine düşünmeye sevketti Birincisi, Hacı nın küçük kızının üniversite binası önünde türbanını çıkarıp kafasına palyaço başlığı takmaya çalıştığı sahneydi Kız-erkek bütün öğrencilerin merakla ne yapacağını beklediği Hacı nın kızı, kafasına kocaman renkli bir başlık takınca, bir ağızdan gülmeye başladılar Tam anlamıyla "Güleriz ağlanacak halimize" durumu İşte Türkiye nin en önemli sosyal yaralarından birisine medyamızın bakış açısı bu İşte "hukuksuzluğun hukuk haline getirildiği, ben yaptım oldu mantığıyla başörtülü öğrencilerin üniversite kapısının önüne konulmasına" medyamızın yaklaşım tarzı bu Dini inançları gereği taktıkları başörtüsünü, birilerinin dayatmasıyla çıkarmak zorunda kalan kız öğrencileri Hacı dizisinin takdim şekline bakın Başörtülü kızlarımız peruk takıyorlar ve kendileri gibi peruk takan birisinin durumuna da kahkahalarla gülüyorlar

Sami Selçuk un "Vicdan ile cüzdan arasında sıkışmak" şeklinde bir tabiri vardı Siz hiç dini inançlarınızla size dayatılan bir hayat arasında seçim yapmaya zorlandınız mı Dini inançları gereği başörtüsü takan kız öğrencilerin, üniversite kapısına kadar gelip başlarına peruk takarken yaşadıkları ızdırabı hiç düşündünüz mü Siz, vicdan yarası nedir bilir misiniz Okumak için kılıktan kılığa girmenin zorluğunun ne olduğunu tasavvur ettiniz mi Edemezsiniz Etmeniz de mümkün değil Bu ızdırabı, bu manevi çileyi tasavvur etmiş olsaydınız, ülkemizin en önemli sosyal yarası olan başörtüsü yasağını, palyaço başlığı takan kıza kahkaha atılması şeklinde yansıtmazdınız

Eğitim haklarından olmamak için kılıktan kılığa sokulan başörtülü kızların yaşadıkları manevi çileyi, çok daha gerçekçi sahnelerle verebilirdiniz Ekrana getirdiğiniz sahnelerde, sanki üniversite önünde kızlı erkekli grup, "Peruk takma" oyunu oynuyor Maalesef bu bir oyun değil Yaşanan, kanuna, nizama uymayan bir dayatma Yaşanan, İnsan Hakları Evrensel beyannamesinde "terk edilemez ve vazgeçilemez hak olarak nitelenen" eğitim hakkının türlü gerekçeler uydurularak gaspedilmesi Yaşanan, laiklik kavramının eğilip bükülerek insanların biçimlenmeye çalışılması Yapılan, toplum mühendisliğinin kabul edilemez, "Bizim gibi olacaksınız, bizim gibi düşüneceksiniz, bizim gibi giyineceksiniz" stratejisinin bir parçası Hacı dizisindeki Peruk oyunlu kahkaha sahnesini, "Ürkeğe değil erkeğe oy verin" diyerek problemi çözümsüzleştirenlere, "Başörtüsü meselesini çözeceğiz" diyerek miting meydanlarından oy devşiren, iktidarda oldukları üç sene içinde "Toplumsal mutabakat" masallarıyla meseleyi sümen altı edenlere ithaf ediyoruz

Diziden not aldığımız ikinci konu ise Hacı Hayrullah Gesili yle yapılan röportajın televizyonda ele alınış tarzı Gazeteci-televizyoncu Zeynep Tandoğan, Kayseri ye kadar gelip Hacı Hayrullah Gesili yle kameraya da alınan uzun bir röportaj yapıyor. Röportajı kurgulayan medya patronumuz, Hacı Hayrullah Gesili nin röportajını Nasrettin Hoca nın leyleği kuş yapması gibi, kırpıp kırpıp, "Laiklik ve Atatürk düşmanı" bir havaya sokuyor Gazeteciye söyledikleri tersyüz edilen Hacı Hayrullah Gesili, televizyon ekranı karşısında adeta donuyor, perişan oluyor İnsanların söylediklerini ters yüz etme, konuşmalardan cımbızla laf ayıklayıp kamuoyuna kendi mesajlarını verme konusunda uzman olan medyamızın riyakar yüzü bundan daha iyi anlatılamazdı herhalde Hacı Hayrullah Gesili ye yapılanlar, insanları yönlendirmek için strateji üreten toplum mühendislerinin medyayı nasıl kullandıklarına çarpıcı bir örnekti Dizide bu çarpıtılmış haberi yapan J TV nin benzerlerini gündelik hayatımızda fazlasıyla izliyoruz zaten