Hergün elektronik posta vasıtasıyla pek çok mesajlar alıyoruz. Aldığımız mesajların büyük bir bölümü tebrik, teşekkür ve katkı ağırlıklı olmakla birlikte zaman zaman yazdıklarımıza katılmayanlar da elbette oluyor. Düşüncemizin yanlışlığına dikkat çekenler olduğu gibi eleştiri ile saygısızlığı birbirine karıştıranlar da çıkıyor. Yazdıklarımıza katılmayanların da yazdıklarının içinde yararlanabileceğimiz görüşlerden elbette istifade ediyor, düşüncemizi bir de bu eleştiriler ışığında süzgeçten geçiriyoruz. Kısacası, gelen mesajların her türlüsünden memnun oluyor ve istifade ediyoruz. Hemen belirteyim ki, üzüldüğüm husus yanlış anlaşılmamak, yazdığımız yazıyı sonuna kadar okumadan hemen bilgisayarın başına geçip eleştiri oklarını fırlatanlar oluyor.
Yazdıklarımızı yanlış anlamakta ısrarcı olanların başında zaman zaman diyalog adına ortada dolaşıp duranlara yönelttiğim uyarı ve eleştirilerden rahatsızlık duyanlar geliyor. Halbuki bu kişiler yazdıklarımı daha dikkatli okusalar bizimle aynı noktada olduklarını göreceklerdir ama peşin kabulleri onlara bunu düşünmeye imkan vermiyor.
Bu kısa girişten sonra birkaç mesaja temas etmek istiyorum.
Ziyad Taştan(Adıyaman)- Kendisi ile şahsen de tanıştığım kardeşimin güzel sözlerine teşekkür ediyorum. Niyazım odur ki, Allah(cc) bizi yanıltmasın. Biz de siz değerli okuyucularımızı yanıltmış olmayalım.
Yakup Yiğit- Zaman zaman gönderdiğiniz mesajlardan dikkatli okuyucum olduğunuzu hissediyorum. Özellikle katkıya yönelik mesajlarınızdan yararlanmaya çalışıyorum. Altında Ahmet Metin imzası ile gönderdiğiniz şiiri Saadet Partisi kongresine katılanların sergilediği Erbakan a özleme denk geldiği için aynen aktarıyorum. Size de teşekkür ediyorum.
GEL ARTIK!
Akıl şaştı, göz boyandı, be Hocam!
Hıyanetle çözülüyoruz, gel artık!
Bıçak kemiğe dayandı, be Hocam!
İnsafsızca eziliyoruz, gel artık!
Gel, mertliği öğret şu namertlere
Arslan rolü yapan, arsız fertlere
Milli Görüş, merhem olur dertlere
Nice yıldır özlüyoruz, gel artık!
Yusyuvarlak oldu, kareler şimdi
Fatihliğe soyundu, fareler şimdi
Tükendi be Hocam, çareler şimdi
Yollarını gözlüyoruz, gel artık!
Huzura, hürriyete hasretle gezen
Kalmasın yeryüzünde ezen, ezilen
Değişsin bu dünya, düzelsin düzen
Hak yolunu izliyoruz, gel artık!
Çıkılmazmış düze, borçla, bağışla
Göremedik farkını, gafil bakışla
Kıymetini bilemedik, bizi bağışla
Şimdi özür diliyoruz, gel artık!
Ali Haydar-Övgü ve teşekkürlerinize bilmukabele teşekkür ediyorum. Dualarınızı bekliyorum.
Tamer Akar-Zaman zaman gönderdiğiniz tüm mesajlarınızı mutlaka okuduğumu belirtmek istiyorum. Teşekkür ediyor son mesajınızı okuyucularımla paylaşmak istiyorum.
"Dost istersen Allah(cc) yeter,
Yaran istersen Kur an yeter
Örnek istersen Peygamber(sav) yeter
Mal istersen kanaat yeter
Düşman istersen nefis yeter
Nasihat istersen ölüm yeter"