Bu Kulüpler Utanmıyor mu

İnanılır gibi değil dostlar... Kulüpler, hele hele başta da

Süper Lig Kulüpleri olmak üzere, Ankara’ya şöyle bir çıkartma yapıp vergi ve

sigorta borçlarının bilmem kaçıncı defa affını talep edeceklermiş. Pek tabii ki

başı da anlı şanlı büyükler çekemiş. Tıpkı yıllardır olduğu gibi... Spordan

Sorumlu Devlet Bakanımız da acilen bir açıklama yaparak borçların

affedilmeyeceğini ve tıkır tıkır tahsil edileceğini bildirmiş. Sanırım bu

açıklama Sayın Bakan’ın şahsi düşüncesi doğrultusundadır. Çünkü...

Evet, çünkü bendeniz meseleğine 45 yılını, hayatının

tamamını ise kulüp için yönetimleri içinde geçirmiş bir kişi olarak dağlar gibi

borçların üç kuruşuna defalarca tanık olmuş bir kişiyimdir. En son da

yanılmıyorsam 2003 yılı idi, Üç Büyükler’imiz Ankara’ya şöyle bir uğramışlar ve

toplam, o zamanki para birimi ile 300 milyon Türk lirası civarındaki borçlarını

sadece ve sadece 3’er milyona indirtmişlerdi. Hatta dönemin Beşiktaş Kulübü

Başkanı Serdar Bilgili “Bizim borç diğerlerinin beşte biri kadardı ama, biz de

üç milyona mahkum edildik” diye şaka ile karışık ağır bir espri yapmıştı.

Gerçekten Sevgili dostlar, yıllardır bu böyledir. Kulüpler,

bugün yüzde 15 olan vergiyi kendileri ödemişler, transferde benim paramı alan

yabahncı oyuncular kemiksiz kazançlarıyla ortalıkta hava atmışlardır. Zaten

Türkiye’yi tercih edişlerinin ardındaki sır da burada yatmaktadır. Hatta

öylesine ki, bizim oyuncumuz Mehmet Topal da Valencia’da vergi ödemekten iflahı

kesilmiş olduğundan İspanya’nın bu büyük kulübünü bir tarafa iterek aramıza

avdet etmiştir. Velhasıl Türkiye futbolcular ve diğer spor branşlarında forma

giyenler için bir vergi cenneti halinde dimdik(!) ayakta durmaktadır. Peki,

buna karşılık memurum, işçim, esnafım, tüccarım ne yapmaktadır. İşçi ve merur

daha aylığını almadan vergi tıraşına mahkum olmakta, diğerleri de en azından

bir şeyler ödemektedirler. Bu mudur adelet Asla! İspanya’da, Fransa’da bu

vergiler yüzde 45 civarındadır. İngiltere, Almanya ve İtalya gibi ülkelerde de

buna yakındır neredeyse...

Evet, şimdi bir kere daha bu sabıkalılar devlet kapısına

dayanmaya kalkışmışlardır. Hatta vergilerin neredeyse sıfırlanmasını da

istemektedirler. Yüzsüzlüğün de bu kadarı olur! Spordan Sorumlu Devlet Bakanı

yukarıda sıraladığım vatandaş için yüreklere su serpen bir açıklama yapmıştır ama,

hamlenin nasıl sonuçlanacağı da daha kesinlik kazanmamıştır.

Ya işte böyle... Quaresma, emekli Roberto Carlos, Muslera

gibilerinin neden Türkiye’ye gelmeyi kabul ettiklerini şimdi daha iyi anladınız

mı Yahu adam falanca büyük takımın oyuncusu Türkiye’ye gelir mi diye şaşkınlık

geçirdiğinizde, bir dahaki seferler için söylüyorum, bu önemli ayrıcalığı

aklınıza getirin lütfen...

Kulüpler utanmıyor mu derken sadece vergi ve sigorta primi

kıyağından söz etmedim tabii ki... Beğenmediğimiz Avrupa’da şampiyon olmuş bir

takımın küme düşürülüşü, bir başka büyük firmanın hesap karmaşasından üç küme

birden düşürüldüğünü de dile getireceğim. Şimdi mi Hayır! Gelecek yazıda

inşallah... Böylece nerede durduğumuz, ne olduğumuz daha iyi ortaya çıkacak...