Hafize Gaye Erkan, Merkez Bankasının başkanlığından ayrılışını “görevimden affımı istedim” diye duyurmuş olmasına rağmen yapılan resmî açıklamada “görevden alınmıştır” şeklinde açıklanmasına üzülmüş müdür?
Sanırız üzülmüştür!
Ama üzülmeye hiç gerek yok!
Çünkü bu yaklaşım iktidar partisi AKP’nin artık klasikleşmiş yaklaşımından başka bir şey değil!
Beraber çalıştıkları herhangi bir isimle anlaşamadıkları anda o kişiyi hemen kapının önüne koyuveriyorlar.
Hem de hakkında bırakın muhatap olanları duyanları bile rahatsız eden söylemlerle yollarını ayırıyorlar.
Yani yıllardır birlikte çalıştıkları isimler bir anda kötü adam haline getiriliyor.
Sonra aradan bir süre geçiyor.
AKP yönetimi o kişiye yeniden ihtiyaç duyuyor.
İhtiyaç duydukları anda sanki o kişiyi kapının önüne kendileri koymamış gibi!
Hakkında o muhatap olanları hatta duyanları bile rahatsız eden söylemleri kullanmamışlar gibi!
Yani araları hiç bozulmamış gibi davranıyorlar.
Dün kapı önüne koydukları isim bugün baş tacı ediliyor.
Aynen Mehmet Şimşek örneğinde olduğu gibi.
Aynen Turgut Altınok örneğinde olduğu gibi.
İktidar partisi AKP bu konuda ne kadar vurdumduymaz ise dün kapı önüne konulup bugün baş tacı edilen isimler de o kadar rahat görünüyorlar.
İçlerinden kimse “ya dün bizi bozuk para gibi harcamıştınız bugün sizinle birlikte yola devam edemeyiz” demiyorlar.
Hal böyle olunca bugün “görevden affımı istedim” şeklinde açıklama yaptığı halde “görevden alınmıştır” diye tavır konulan Hafize Gaye Erkan ile de bir süre sonra yolları tekrar birleşebilir.
Hem de daha önemli görevlerde!
Daha önemli pozisyonlarda!
Dememiz odur ki bir süre sonra Hafize Gaye Erkan’ı bakanlık koltuğunda otururken görürsek buna hiç şaşırmayız.
Böyle bir tablo bizim açımızdan sürpriz olmaz!
Alan razı veren razı olduktan sonra her şey olabilir!