Kendi inancımız ve değer ölçülerimiz etrafında ittifak

etmekten mahrumuz. Bu mahrumiyetin faturası kardeş olma bilincini kaybetmektir.

Bu yüzden İslam coğrafyasında beklenen barış gecikiyor. Müslüman Gençler

Kültürel İşbirliği Toplantısı 10. kez, Müslümanlar Topluluğu Kongresi 24. kez

bu soruna temas ederek temel hedefe işaret etmektedir: Mevcut dünya düzeninin

oluşum süreci anlaşılmadan İslam dünyasının karşılaştığı küresel tehditlerin

ürettiği problemler aşılamaz, küresel sorunlar çözülmeden küresel barış

sağlanamaz!

Her yıl gerçekleşen bu kongrelerde yapılan istişarelere

baktığımızda Emperyalizmin Kıskacında olan İslam Dünyası üzerine düşeni

yapmadığı için, Müslümanların iç sorunları düşmanlarının onları işgal sebebi

(aleti) olmaktadır. Üzerine düşen in yapılmaması hem işgal hem de kıskaçtan

kurtulamama sebebi oluyorsa öncelikli yapılması gerekenler sıralanmalıdır.

Elbette ki bu sıralama, konu bazlı olarak, siyasi, ekonomik, teknolojik, medya,

ahlak ve sosyal boyutları içerecek ve Çözüm Önerileri sunacaktır. Dünya

Müslümanlarını ilgilendiren konuların istişare edilerek alınan kararların hangi

kurumun üzerine hangi sorumluluğu düşürdüğü ortaya konmadan İslam dünyasına

yönelik küresel tehditlerin engellenmesi mümkün değildir.

Üzerine düşenin yapılmaması, uluslararası arenada

oluşturulmaya çalışılan her Müslüman potansiyel bir teröristtir algısını

büyütecektir. Bu algının büyümesi ise, İslam dünyasında hak ve adalet isteyen

kitlelerin baskı ve dayatma düzenlerine karşı başlattıkları kıyam, iç savaş ve

çatışmaların aleti olacaktır. Üzerine düşeni yapmayan Müslümanlar gerçek

gündeminden yoksundur. Sorumluluğunu taşımadığı sürece, ifsat eksenli mevcut

sosyal yapının tesirinden korunamayacaktır.

Müslümanların emperyalizme teslimiyeti zillete yol

açmıştır. Değerlerimizi koruyacak ve yönlendirecek yüksek istişare kurulları

sayesinde Müslüman ülkeler İslami ilkelere göre yeni bir siyasi yapı

geliştirebilir, mevcut siyasi kurumların baskı ve dayatmalarına direnebilirler.

Batı nın zulüm düzenine teslim olan veya taklit edenler iflah olmadıklarına

göre: dünya görüşümüze göre sosyal kurumlarımızı ıslah etmeli, değer

ölçülerimize dayanan ilkeleri yeniden dünya gündemine taşımalıyız.

Bu noktada kişisel ve kurumsal hakemlik ve arabuluculuk

yapacak bir mekanizma kurulmalıdır. Bu kurulmadığı için problemlerinin çözümü

gayrimüslimlere havale etmesi sorunları derinleştirmektedir. Farklılıkların

birliğe dönüşmesinde Medine Site Devleti örnek alınmalı, bu ilkeler esas

olmalıdır. Çünkü bu örnek, Batı demokrasisine göre daha ileri bir siyasi ve

iktisadi düzendir.  Geleceğin yol haritasını

belirleyen bu model sayesinde, izzet ve şeref, Hak a inanan, yeryüzünü adaletle

ıslah etmeye çalışanların hakkı olacaktır!

Dönemin şartları değişmiştir: araba motoru yerine

arama motoru nun önem kazandığın bir dönemde şartlara teslim olmak yerine

şartları teslim almak fikir avcılığı yapmakla mümkün olacaktır. Eğer İslam

dünyasının kültürel, ekonomik ve siyasal dinamikleri harekete geçirilecekse,

insanı kazanma üzerine yeni bir yönetim geliştirmek için ortak entelektüel

havuz oluşturulmalıdır. Çünkü Müslümanlar aralarındaki problemleri sadece

kardeşlik hukuku ile çözebilir. Hukuk, üzerine düşen i, kardeşlik ise

yapma yı gerekli kılar! Üstelik bu konuda ümmetin ittifakı vardır.