Yazı hayatında, ortam, dostluklar ve çevre önemlidir. Bir dergi, bir gazete, önemli bir çevre yazı yazmak, yazabilmek için önemlidir. Kültür hayatımızda dergiler önemli işlevler üstlendiler. Bunlar, var olduklarında kendileriyle birlikte bir çevre oluşturuyorlar. Dergiler, genelde bünyelerinde çok isim barındırırlar. Çok sayıda imza gelir geçer. Fakat bir dergi toplamından çok isim geriye kalmaz.

Kadir Tanır ı Mavera dergisinde tanıdık. Onunla birlikte derginin sayfalarını bölüştük. Maraşlı olması, Mavera dergisi çevresinde olması derginin bir Maraşlılık duygusu vardı. Derginin kurucuları önemli toplamı Maraşlılardan oluşuyordu. Bu, ister istemez böyle bir duygu oluşturuyordu. İslâmi bilinç ve duyarlık bu psikolojiyi öteliyordu. Âlim Kahraman ile ben birlikte Mavera da yazmaya başladık. Kadir Tanır ın da o sırada öyküleri yayımlanıyordu. Alagün öykü kitabı o zaman yayımlandı. İlk kitap olarak önemliydi ve hacimliydi. Mavera nın tatil olmasından sonra, Tanır uzun bir zaman ortalıkta görünmedi. Maraş taki yerel dergilerde ürünleri yayımlanıyormuş. Orada da Güz Yağmurları adlı öykü kitabını çıkardı. Yedi İklim dergisi yayımlandığı süre içinde de kendisiyle sadece selâmlaşarak haberleşebiliyorduk. Bir gün Erdem Bayazıt, Kadir Tanır dan öyküler getirdiğini haber verdi. Sonra buluştuk öyküleri elden teslim etti. Uzun öyküler. Onları bizzat ben dizdim, dergide öyküleri yayımlanmaya başladı. Bu dönemden sonra öyküleri gelmeye başladı. Bu yeni dönemde uzun öyküler yazıyor. Bir dergi için de en zor olanı, nitelikli yazılar da olsa uzun olmaları yüzünden yayımlama sıkıntısının yaşanmasıdır. Bir derginin sayfaları sınırlıdır. Bir yazara epeyce bir sayfa ayrıldığında diğer yazarlara yer kalmıyor.

Nitelikli dergi azaldı. Yazar ve şair sayısında önemli bir artış var.

Kadir Tanır, son zamanlarda bir hayli üretken. Öyküler peş peşe aktı, akıyor. Bunların büyük çoğunluğu Yedi İklim de yayımlandı. Kimi uzun öykülerine yer veremedik. Birbirinin izleği ve tamamlayıcısı olan bu anı/öyküleri Küskün adıyla Maraş ta Ukde yayınları arasında kitaplaştırdı. Doğrusu bu öyküler hem uzun soluklu, hem heyecan verici. Bir eser için önemli olan okurda heyecan uyandırmasıdır. Öyküleri zamana tanık, insana tanık, kendine tanık. İlginçtir ki bu öyküler ruhu zengin bir yerden sadır oluyorlar. Küçük ve dar bir çevrenin öyküleri değildirler. Geniş bir coğrafyanın ve zamanın öyküleridir bunlar.

Kadir Tanır yakın zamanda önemli romanlara imza attı. Bunlardan biri Timaş yayınlarında çıkmış olan Şeytan Sarmalı, bir diğeri de Karakutu yayınlarında çıkan, oldukça kapsamlı Sonsuz Uzun Ölüm romanı. Ne yazık ki Şeytan Sarmalı romanı üzerine konuşulmadı, yazılmadı. Herkes birbirine kör ve sağır. Böyle bir roman çıkacak ve konuşulmayacak olacak şey değil. Edebiyat çevreleri de maalesef kendilerini küçük dairelere hapsederek bir küçük takım oyunu oynuyorlar. Büyük oyunlar, büyük eylemler büyük ve geniş çevrelerde olur. Edebiyatın küçük daireciklere hapsi son zamanların modası. Bir dergi çevresi, kendisini sınırlıyorsa buradan bir şey çıkmıyor.

İslâm düşüncesi ve Müslümanlar küçük cemaatlere yöneliyorlar. Herkes kendi cemaatini oluşturma ve onun çevresinde kalmayı yeğliyor. Ya da karşı tarafa kendilerini beğendirmeye, onlarla görünmeye, onlarla olmaya bakıyorlar. İslâm evrenseldir, küçük cemaatlere sıkıştırılacak değildir. Sezai Karakoç büyük düşüncenin büyük şairidir, düşünürüdür. O cemaatler üstüdür. Buradan yola çıkarak şair ve yazarlarımızın küçük daireler içine sıkıştırılması belki şairi ve yazarı dışarıda tutar, ama asıl önemlisi kendisini dıştalar. Dışarıda kalır. Kadir Tanır ın Şeytan Sarmalı romanı elden ele dolaştırılmalıydı. Bu roman birkaç da baskı yapmalıydı. Türkiye de yayınevlerimizin yazarları yok, yazarların da yayınevi yok. Yazarlardan kastımız birinci sınıf olanıdır.

Kadir Tanır ın ikinci bir romanı çıktı. Oldukça kapsamlı. Sonsuz Uzun Ölüm. Bu dosya yazarın elinde uzun zaman bekledi. Nihayet yayımlandı. Umarım ki düşünce geleneğimizdekiler Kadir Tanır ı yeniden keşfederler. Okurlar.

Kadir Tanır kendine özgü titiz bir anlatımı yoğunlaştırarak sürdürüyor. Yoğun düşünüyor ve yoğunlaştırarak yazıyor. Şöyle bir özelliği var Kadir Tanır ın, uzakta bir başına yazı hayatına bu kadar direnen ve iyi eserler veren yazar sayısı azdır. Yazdıkları sahihtir. Sahihliği yazdıklarını sıcak kılıyor. Duru bir ırmakta okurunu beraberinde alıp götürüyor. Bir eser için de önemli olan budur.