Yılboyu ülkemizden Hacc ve Umre yolcuları Kâbe ye ve Peygamber (s.a.v.) Efendimiz i ziyarete gidip geliyorlar. Yollar, yolculuklar ve yolcular bitmiyor, tükenmiyor elhamdülillah... Gidenler, gidip de dönenler nasıl gidiyorlar ve nasıl dönüyorlar; bunlar ve aile çevreleri döndükten sonra nasıl yaşıyorlar
Bunun farkında mısınız
Gidip gelenlerin döndükten sonra gitmeden önceki yaşam tarzlarında farklı bir başkalık görebiliyor musunuz Görebildiklerinizden Allah (c.c.) râzı olsun...
Hacc ın, Umre nin anlamı Rasülullah (s.a.v.) ile sahabenin hayatından izler kapmaktır. Gidenler bunu kapabildilerse maksat hâsıl oldu demektir. Çünkü sahabenin hayatı Kur ân ın tefsiridir. Resûl-i Kibriya (s.a.v.) canlı bir Kur ân; Sahabe-i Kiram hazeratı da O nun rengidir... Onlar vahyin ziyalarını bize ulaştıran birer ışık hüzmesidirler.
Oralara gidip de geriye dönenler, dönüşlerinde sahabenin hayatlarından izler getiriyorlarsa kesinlikle hem kendilerini hem çevrelerini ve hem de ülkelerini yeniden diriltebilirler. Daha önce de ifade etmeye çalıştığımız gibi sahabenin hayatı İslâmî hayatın modelidir.
Öte âlemde kimin yanına varmak istiyorsak onun peşinde gitmek, onun izini yolumuz kabul etmek durumundayız.
Hidayetsiz kalmış,
Allah ın dinini yanlış anlamış,
Sapıkların propagandalarına kanmış,
Nefsine esir olmuş,
Birtakım mülâhazalara kendini kaptırmış,
Veya, gerçeklere susamış insanlara ulaştırılması gerekenleri ulaştırmak onlara sahip çıkmak... Allah ve Rasûlünden, ilâveten sahabeden alınacak örnek vasıflar müsbet enerjiyle mümkündür. Bu bakımdan Hacc ve Umre yolcuları bunları alıp gelmeye ve toplumu aşılamaya önem vermediler. "Çaysıra gidip yolsıra gelmek" bedavadan kürek çekmek anlamına gelir. Şu yaşanmış hâtıra, konunun burasında pek büyük mânâ ifade eder:
Bir tarihte Pakistanlı hacılar, Hacc dönüşünde yaşadığı yıllarda merhum Muhammed İkbal i ziyaret etmişler. Bu ziyarette, Hacc mevsiminde getirdikleri giysi, takke, tesbih ve hurmaları hediye etmişler. Hz. Muhammed aşığı merhum M. İkbal memnuniyetini ve teşekkürünü ifade tetikten sonra, bu hacılara hitaben şu beyanda bulunmuş:
Sağolun, varolun... Hediyeleriniz için teşekkür ederim.
Lâkin getirdiğiniz hediyeler bir gün bitecek. Hurmalar tükenecek. Elbiseler, takkeler, tesbih boncukları eskiyecek. Oysa bize oralardan:
Hz. Ebu Bekir in sadakatini,
Hz. Ömer in hakkaniyetini ve adaletini,
Hz. Osman ın hâyâsını ve hilmini,
Hz. Ali nin ilim ve cihadını getirseydiniz... Onlarla Pakistan ı yeniden inşa ederdik..."
Ey Türkiyeli Hacc ve Umre yolcuları, sizler bu defa, bu getirilmesi gerekenleri getirdiniz mi
Ahh... Keşke getirebilseydiniz. Onlarla hem kendimizi hem de Türkiye yi yeniden inşa edebilirdik. Bu yıl edebilecek miyiz bakalım