TAM bir Türkiye Koalisyonu gibiydi. Toplum kesimlerini, farklı bir büyü ile 13 yıl bir arada tutmayı başardı. İlk önce Liberaller ayrıldı Ak Parti’den. Ardından Cemaat. Sonrasında Kürtler. 7 Haziran’da da testi çatladı. On iki gün sonra nasıl bir tablo çıkacak, bilemiyoruz. Ancak Başkent kulislerine göre, 1 Kasım sonuçları  yeni siyasi oluşumları hareketlendirecek. Osmanlı Ocaklarının bu nedenle hep canlı tutulduğu konuşuluyor. Hatta bu oluşumlardan biri için geçtiğimiz günlerde, Doğu ve Güneydoğu’da bir çalışma yapılmış.  Bazı üç dönemlikler… 11.Cumhurbaşkanı Abdullah Gül. Adalet Platformu dese de Haşim Kılıç da ikna edilebilir pekala.  Alın size parti içinde zemini hazır bir oluşum daha. Ne ki bu müzmin beklenti, tamamen 1 Kasım’a endeksli. Ve tabi ki partinin ana gövdesi… 2000’lerde, İslami siyasi hareketi bölüp Yenilikçi Hareket diye 15 yıldır arzı endam eden “Muhafazakar Demokrasi” sizce kaç yöne evrilir

SINIRSIZ YANDAŞ!

DEVLET, “Gitme” dedi.

13 yıllık tek başına iktidarım ama “Cizre’de güvenliğini sağlayamam” dedi. O ise, “Güvenlik istemiyorum. Sorumluluk bana aittir” diye belge imzaladı. İktidarın acziyet belgesi gibi. Saadet Genel Başkanı Mustafa Kamalak, Cuma günü Diyarıbekir’e, Cumartesi de Şırnak’ın Cizre ilçesine gitti. Girilemeyen Cudi ve Nur Mahalllerine girdi. Barikatlar arasından yürüdü. Hem de elini kolunu sallayarak. Parti üst yönetimi ve gençlik teşkilatı eşlik etti kendisine.

Toplarla vurulmuş evler, 10 yaşında evladını yitirmiş aile dahil, ziyaret etmedik esnaf, dernek, parti, baro, sivil toplum kuruluşu bırakmadı. Taziyelerde bulundu. Selahattin Demirtaş dahil, Cizre’nin Cudi ve Nur ilçelerine girebilen tek Genel Başkan oldu.

Minarelerden ezan sesleri yükselirken, Saadet adına “Milli Görüş namına” kardeşlik diyerek milleti selamladı. Ateşi söndürecek mesajlar verdi üç gün boyunca. “İnşallah, kardeşlik ortamı içerisinde buradaki İHTİLAF son bulacak.” dedi. Ve medyada tek bir haber yer aldı: “Kamalak, Cizre’de HDP’yi ziyaret etti.” Toplumda en “Dinci” diye bilineninden. En liberal Avrupa Birlikçisine kadar… İhanet haber ajanslarından, sosyal medyaya, TV alt yazısı ve gazetelerine kadar Sınırsız Yandaş, havuz medyası sadece bu haberi tekrarladı. 

***

Sanırsınız Oslo’da PKK yöneticileriyle… İmralı’da Terör Örgütü Lideri ile… Çözüm sürecinde HDP ile yıllarca masaya Saadet Partisi oturmuş. Kamalak konuşmuş. Mütareke basını gibi. Yandaş, taraf olunur da, bu kadar da mı yandaş olunur arkadaş.

Bi gidin ya…

YENİ DÖNEMİN DÖRT ÖNEMLİ İSMİ

AK Parti, ‘paralel’ meselesinden sonra kadro tasfiyesi ve değişikliği yaşadı. 13 yıllık Erdoğan sonrası, Ahmet Davutoğlu ile yeniden dizayn edilen kadrolar, 1 Kasım sonrası daha farklı bir hal alacak gibi.

Ankara kulislerine göre, önümüzdeki zaman diliminde Erdoğan’la birlikte üç isim daha güçlü olacak. Kim mi onlar Cemil Çiçek, Melih Gökçek! İlginç ama bir de Hüseyin Gülerce. Üç dönemliklerin çoğu tasfiye oldu. Ama Cemil Çiçek, sıyrıldı aradan.  Anlaşılan, Yeniden bir Milli Mücadele başlayacak.

“DAVA YÜRÜMELİ...”

SAADET Genel Başkanı Mustafa Kamalak Diyarıbekir’deydi. Doğu ve Güneydoğu yanarken, “Kardeşlik, Birlik ve Bölünmezlik” adına önemli mesajlar veriyordu. Devletin giremediği Cizre’ye gitmek için yola çıkmışlardı. Bir haber geldi.

Kayınvalidesi Erzurum’da vefat etmişti. Şöyle düşündü: “Kayınvalidemin cenazesini kaldıran olur ama, bu dava yürümeli…” Cizre’ye gitti. Yüreklere su serpti.

Savunan Adam Erbakan Hoca ile, AYM’de Refah Savunma davasında da böyle olmuştu. Annesi vefat etmişti.

YATANIN MAAŞI, ÇALIŞANIN İŞİ...

Bizim Kamuran bugünlerde çok üretken. Ezberleri bozmaya devam ediyor. Atasözü değil, Kamuran’ın sözü. Kapitalist, faizci karma ekonomik düzenimizin röntgenini çekmiş adeta. Aynen aktarıyorum:

“Yatanın Maaşı, Çalışanın İşi Artar”