Yemen’de silahların gölgesinde devam eden siyasi krizde, binlerce ailenin gözü kulağı Ürdün’ün başkenti Amman’dan gelecek haberlere kilitlenmişti. Beklenen müjde, tarafların masadan uzlaşma ile kalkmasıyla geldi. Dışişleri Bakanlığı, insani boyutuyla hayati önem taşıyan bu mutabakatı "memnuniyetle karşıladığını" duyurarak, bölgedeki kalıcı barış umutlarına dikkat çekti. Siyasi arenada "buzları eritecek" bu hamle, sadece bir takas değil, çözüm sürecini hızlandıracak bir motor güç olarak görülüyor.
1728 kişi özgürlüğüne kavuşuyor
Amman'daki görüşmelerin ardından varılan anlaşmanın detayları, meselenin ne kadar geniş bir kitleyi etkilediğini gözler önüne serdi. Yemen hükümetinin müzakere heyeti başkanı yardımcısı Yahya Muhammed Kezman, süreci "tarihin en büyük esir takası" olarak tanımladı. Tam 1728 kişinin serbest bırakılmasını kapsayan listede; uzun yıllardır zindanlarda tutulan askerler, güvenlik güçleri, kritik siyasetçiler ve kamuoyunun yakından takip ettiği gazeteciler yer alıyor. Bu dev operasyonun, sahadaki gerilimi düşürmesi beklenen en somut adım olduğu ifade ediliyor.
Ankara'dan "Toprak bütünlüğü" vurgusu
Dışişleri Bakanlığı, yazılı açıklamasında sürece katkı sunan tüm aktörlerin çabalarını takdirle karşıladığını bildirdi. Türkiye’nin Yemen politikasına dair net mesajların verildiği açıklamada şu ifadeler yer aldı:
"Söz konusu mutabakatın, Yemen'deki ihtilafa kapsamlı bir siyasi çözüm bulunması yönündeki gayretlere ivme kazandırmasını temenni ediyoruz. Türkiye, Yemen'in toprak bütünlüğü ve ulusal birliğinin muhafazası ile ülkede kalıcı barışın teminine yönelik çabalara olan desteğini sürdürecektir."
Barış için yeni bir milat mı?
Yemen hükümeti ve Husi kanadı arasında imzalanan bu geniş kapsamlı metin, sadece bir insani yardım operasyonu olmanın ötesinde, siyasi çözüm masasının yeniden kurulması için de bir "can suyu" niteliği taşıyor. Özellikle uzun süredir hapishanelerde tutulan gazeteci ve siyasetçilerin özgür kalacak olması, uluslararası toplumun da sürece bakışını olumlu yönde etkiliyor.