Çok doğru...
Türkiye yalnız değil ve yalnız olamaz da! Böyle bir lüksü hiç bir zaman olmadı
ve olmayacak da! Çünkü, yalnız Türkiye; çökmüş ve bitmiş bir Türkiye
demektir!
Zaten oynanan kirli ve acımasız oyununun temel hedefi de
yeni Türkiye yi gündemden ve bu kapsamda ortaya koyduğu, ben de varım dediği
vizyon ve tarihsel misyonundan uzaklaştırmak, yalnızlaştırmaktır. Bir diğer
ifadeyle, Yeni Yalta sürecinde bu ülkeyi bir kez daha kaderine razı
ettirmektir. Dolayısıyla, bu yalnızlaştırma Türkiye ye yönelik dayatma ve
baskı politikasında acımasızca yürütülen psikolojik operasyonun bir parçasıdır.
***
Oysa bu Türkiye nin büyük hayalleri var. Hayalsiz bir
insan olamayacağı gibi, düşleri olmayan bir devlet de olamaz. Düşünün şöyle
bir; hangi insan hayal dünyasında bile olsa yalnızlığı tercih eder Nereye
kadar yalnız kalabilir, gerçeklerden ve hatta kendinden ne kadar kaçabilir
Böyle bir şey mümkün mü Elbette değil! İnsan fıtratına
ters olduğu kadar, devletler oyunu ve gerçeğine de taban tabana zıttır!
***
Hele hele umutlarla, destanlarla ve düşlerle büyümüş olan
bir millet olarak bizler için... Söyleyin; Ulu Çınar ı bilmeyenimiz var mı Hani şu kökü Anadolu da,
dalları üç kıtada olan büyük düşümüz. Bu düş ki, bizim yalnız olmadığımızın ve
olamayacağımızın en büyük kanıtıdır.
Bu Ulu Çınar ın altında yeniden hak ve adaleti, huzur ve
saadeti, refah ve bolluğu bekleyen toplumlar var. Dolayısıyla, yollarımızı
gözleyenler ve onların duaları, gözyaşları varken, bu Çınar ın köklerini,
mirasını reddetmek, sahipsiz bırakmak mümkün mü İşte bunun için biz yalnız
değiliz!
***
Evet, üç cihana kök salmış bir mazimiz var. Soruyorum;
insan, tarihini hiç unutabilir mi Elbette hayır! Çünkü onu unuttuğu an
bedelini çok ağır öder, hatta daha da ötesi ödetirler; daha önce Galiçya da,
Yemen de ve hatta Sakarya da olduğu gibi...
O yüzden, bizim arkamızda koskoca bir şanlı tarih ve
ecdadımız var. Üç cihanda bunların varlığı her yerde kendini gösterdikçe biz
yalnız değiliz!
***
Dolayısıyla, tarihsel kodlarına hızlı bir şekilde dönüş
yaşayan bu Türkiye den ve aziz milletten büyük umutlar ve beklentiler var. 1.7
milyar Müslüman Türkiye ye bakar. Bilirler ki Türkiye, son kale dir, son
umut tur! Ve Yeni bir Dünya nın mimarı O dur! Düştüğü an sancak da düşer,
hayaller de...
İşte bundan ötürü biz yalnız değiliz, çünkü arkamızda
bizi bekleyen bir tarihsel misyonumuz var!
***
Elbette her inişin bir çıkışı vardır. Ama şimdi artık
ayağa kalkma vakti! Büyük Şair in dediği gibi: Sakarya başka, yokuş mu
çıkıyor ne, Kurşundan bir yük binmiş, köpükten gövdesine; Çatlıyor, yırtınıyor
yokuşu sökmek için. Hey Sakarya, kim demiş suya vurulmaz perçin Rabbim
isterse, sular büklüm büklüm burulur, sırtına Sakaryanın, Türk tarihi vurulur.
Dolayısıyla biz yalnız değiliz, çünkü arkamızda koskoca
bir Sakarya var!
***
Diğer taraftan, Türkiye istese de bu sorumluluğundan
kaçamaz, peşinden kovalarlar. Ve bizi sadece dostlar, kardeşler kovalamaz.
Bilirler ki, bizim yalnızlıktan çıkışımız bile muhteşemdir. O yüzden bizle
hesapları bitmeden durmazlar. Nitekim yeni oyun büyük ve acımasız! İslam
dünyası tam bir yangın yeri. Daha da vahimi, bu yangın artık kapımızda. İstesek
de bu yangından kaçış yok!
Dolayısıyla biz yalnız değiliz, çünkü karşımızda yedi
düvel var ve tarih yalnızlığı tercih etmiş devletlerin, milletlerin enkazıyla
doludur!
***
Tek yürek olmaktan, bir olmaktan ve mücadeleden başka
çare ve seçenek yok! Aksi takdirde, BOP taki yerimiz kaçınılmazdır! Eldeki son
yüzde beşi de kaybedersek, ne olur bu milletin hali O yüzden biz yalnız
değiliz, çünkü karşımızda bitmemiş bir hesap ve Sevr var!
Bizler biliriz ki, yalnızlık sadece ve sadece Allah a
mahsustur! Ve yine biliriz ki Allah
bizimledir! O yüzden biz yalnız değiliz!