Dindarlık konusunda övüneceğimiz onurlu bir
geçmişimizin olduğunu söylemeliyiz.
Geçmiş tarihimizde ilk defa savaşsız İslam dinini kabul
eden tek milletiz.
İnsanımızın büyük bir çoğunluğu, dini bilgileri aile
ocağında öğrenmeye çalışıyor.
Yeterli olmasa bile, eğitim sistemimizin genelinde, din
ve ahlakla ilgili bilgiler veriliyor.
Yığınlarca Kur an kurslarımız var.
Cemaatler ve tarikatlar yaygın halde çalışmalarını
sürdürüyorlar.
İmam-Hatip Liselerimiz giderek çoğalıyor.
Televizyon programlarında, ilmihal dersleri veren
hocalar her geçen gün artıyor.
Cami kürsülerinde vaaz veren hocalarımızın ve
müftülerimizin sayısı 200 bin civarında olduğu söyleniyor.
Bu kadar yoğun bir şekilde dini bilgilerin verildiği bir
ülkenin insanları ne oranda dindardırlar acaba
Özellikle, geçlerin dindarlığı ne orandadır
***
Bu alanda araştırma yapan ve bu konuyu gündeme getiren
bir kuruluşumuz var.
Bu kuruluşun adı SEKAM dır. (Sosyal Ekonomik ve Kültürel
Araştırmalar Merkezi)
SEKAM ın yaptığı araştırmaların verilerinden yola çıkarak
bilgiler sunmaya çalışacağız.
179 kentsel, 173 kırsal olmak üzere toplam 352 yerleşim
biriminde 5541 kişi üzerinde uygulanan bu araştırmaya göre: Gençlerin
neredeyse tamamına yakını (%90,4) dine meyilli olduğu tespit edilmiş.
Daha da önemlisi (%90,3), gençlerin tutum ve
davranışlarıyla da dinden etkilendiklerini ifade etmiş olmalarıdır.
Kendisini dindar kabul eden bir genç kitleyle karşı
karşıya olduğumuza göre, bu dindarlık algısının nasıl ve şekilde olduğuna bir
bakalım.
Bu bağlamda dikkate alınacak ilk veri, beş vakit namaz
kılma durumuyla ilgilidir.
Katılımcıların %24,3 ü düzenli olarak beş vakit namaz
kıldığını ifade ederken %49,6 sı ise ara sıra da olsa namaz ibadetini
gerçekleştirdiğini belirtmiştir.
Buna karşılık, %26,2 lık bir kesim ise hiçbir zaman namaz
kılmadığını ifade etmiştir.
Cuma namazı, genel olarak, erkekleri ilgilendiren bir
ibadet olarak anlam kazanmıştır.
Ara sıra sıklığında Cuma namazı kılanların oranı ise
%30,6 dır.
Cuma namazı hiç kılmayanların oranı ise nispî olarak son
derece düşüktür (%12,9).
Gençlerin oruç ibadeti karşısındaki durumları
incelendiğinde oruç ibadetinin gençler tarafından diğer ibadetlere göre son
derece yüksek oranda (%85,1) düzenli olarak gerçekleştirildiği tespit
edilmiştir.
***
Cuma namazı kılma ve Oruç tutma ile ilgili veriler, 18
farklı kimlik mensupları açısından değerlendirildiğinde, ilginç ve şaşırtıcı
sonuçlar elde edilmiştir.
Siyasî, ideolojik ve dinî kimlik mensuplarından
Ülkücülerin %21 i, Muhafazakârların %18 i, Dindarların %18 i, Müslümanların
%26 sı ve İslâmcıların %18 i hiç namaz kılmamaktadır.
Buna karşılık, Sosyalistlerin %18 i, Komünistlerin %10 u
ve Ateistlerin %13 ü düzenli namaz kılmaktadırlar.
Siyasî, ideolojik ve dinî kimlik mensuplarından
Ülkücülerin %12 si, Muhafazakârların %11 i, Dindarların %10 u, Müslümanların
%12 si ve İslâmcıların %12 si hiç Cuma namazı kılmamaktadır.
Buna karşılık, Sosyalistlerin %47 si, Komünistlerin %39 u
ve Ateistlerin %43 ü düzenli Cuma namazı kılmaktadır.
Siyasî, ideolojik ve dinî kimlik mensuplarından
Ülkücülerin %1,3 ü, Muhafazakârların %1,5 i, Dindarların %1,1 i, Müslümanların
%2,1 i ve İslâmcıların %1,3 ü hiç oruç tutmamaktadır.
Buna karşılık Sosyalistlerin %80 ni, Komünistlerin
%65,7 si ve Ateistlerin %58,6 si düzenli olarak oruç tutmaktadır.
Genel olarak gençler, birbirinden çok farklı, siyasî,
ideolojik ve dinî kimliği benimsemiş olmalarına rağmen, ortalama %95-100 gibi
bir düzeyde Allah ın varlığına inanmaktadırlar.
***
Bu tablolardan anlaşıldığına göre, Türk insanı,
özellikle Türk gençliği dine karşı büyük oranda ilgili ve duyarlı olduğu
ortaya çıkıyor.
Cuma günleri camiler dolup taşıyor.
Ramazanda oruç tutanların oranları oldukça fazla.
Kandillerde ziyaretler ve tebrikler yoğun bir şekilde
yapılıyor.
Hacca ve umreye gidenlerin oranında büyük artışlar var.
Ancak,
İhlâs açısından, helal-haram açısından ve hak-hukuk
açısından ne durumdayız
Gerçi bu durum, bir vicdan işidir ama bunun da
araştırılması gerektiği kanaatindeyim.