11 gündür askeri hastanede tutulduğu belirtilen En-Nahda lideri Raşid el-Gannuşi’nin sağlık durumu ve akıbeti hakkında çıkan haberler, adliye ve cezaevi koridorlarında tansiyonu zirveye taşıdı. Ailesi ve avukatlarının "Haber alamıyoruz" feryadına yetkililer kayıtsız kaldı.

"Ziyaretler Yasal Prosedüre Uygun"

Tunus Adalet Bakanlığına bağlı Cezaevleri ve Islah Kurumu, kamuoyunda geniş yankı uyandıran iddiaları yazılı bir açıklamayla kesin bir dille yalanladı. Ülkeyi etkisi altına alan olağanüstü sıcak hava koşullarına karşı cezaevlerinde gerekli tüm sağlık ve barınma tedbirlerinin alındığı savunuldu.

Açıklamada, "Bazı mahkumların sağlık durumunun kötüleştiği, aileleri ve avukatlarının ziyaretlerinden mahrum bırakıldığı yönünde dolaşıma sokulan iddiaları yalanlıyoruz" ifadeleri kullanıldı.

Tüm tutuklu ve hükümlülerin cezaevi doktorlarınca düzenli kontrolden geçirildiği, ihtiyaç halinde kamu hastanelerinin acil servislerine sevk edildikleri ve ziyaretlerin kanuni çerçevede yapıldığı vurgulandı.

Avukatlardan "11 Günlük Tecrit" İddiası

Ancak resmi makamların bu açıklaması, savunma heyetinin ve ailenin endişelerini gidermeye yetmedi. Gannuşi’nin avukatlarından Muhtar el-Cemai, tecrübeli siyasetçinin sağlık durumunun elvermesi üzerine ancak dün tek bir avukatla görüştürülebildiğini aktardı. Gannuşi’nin 11 günü aşkın süredir askeri hastanede tedavi altında olduğunu belirten Cemai, önceden haftada iki gün cezaevi bir gün hastane şeklinde giden sürecin artık tamamen hastaneye kaydığını dile getirdi.

Savunma heyeti ise 11 gündür ne aile ne de avukatların iletişim kurabildiğine dikkat çekerek, bu durumun Gannuşi’nin yaşı ve kronik rahatsızlıkları göz önüne alındığında açık bir "kötü muamele" olduğunu savundu.

Kriz sadece siyasi tutuklularla da sınırlı değil. Uluslararası Af Örgütü, 24 Temmuz’da yaptığı çağrıda aşırı sıcaklar nedeniyle yaşlı ve hasta mahkumlar için acil ek tedbirler alınmasını istemişti.

Hemen ardından Tunus İnsan Hakları Ligi (LTDH), 26 Temmuz’da Gabes Cezaevi’nde 2 mahkumun sıcaklar ve kötü koşullar nedeniyle hayatını kaybetmesi üzerine bağımsız bir soruşturma açılması talebinde bulundu. Cezaevlerindeki aşırı doluluk ve kavurucu sıcakların yaşam hakkını doğrudan tehdit ettiği kaydedildi.

Kaynak: Haber Merkezi