Connecticut'ta düzenlenecek Sahil Güvenlik Akademisi Mezuniyet Töreni'ne katılmak üzere havalimanına gelen ABD Başkanı Donald Trump, uçağa binmeden önce basın mensuplarının karşısına geçti. Gazetecilerin elindeki en sıcak başlık olan "İran krizi ve İsrail’in pozisyonu" sorulduğunda Trump’ın verdiği yanıt, diplomatik nezaket kurallarını bir kenara iten, müttefiki Netanyahu’yu tamamen gölgede bırakan cinstendi.

Benim acelem yok, ara seçimler beni bağlamaz

İran konusunda şu an askeri ve siyasi olarak çok iyi bir konumda olduklarını savunan Trump, uygulanan baskı stratejisi sayesinde bu ülkenin askeri ve siyasi kapasitesini büyük ölçüde ortadan kaldırdıklarını ileri sürdü. Sahada devam eden mevcut ateşkes sürecinin ne kadar süreceği yönündeki soruları ucu açık bırakmayı tercih eden ABD Başkanı, iç politikadaki takvimlerin kendisini sıkıştırmayacağını belirtti.

Kasım ayında Amerika'yı bekleyen kritik Kongre ara seçimlerinin hatırlatılması üzerine Trump, "İran'la ilgili acelem yok. Ara seçimler var diyorlar. Benim acelem yok" yorumunu yaparak Washington'ın zaman haritasını tamamen kendisinin belirleyeceğini vurguladı.

Üç aydır oradayız ve sadece 13 kayıp verdik

Orta Doğu’daki askeri varlığın yeni bir batağa dönüştüğü ve savaşın gereksiz yere uzadığı yönündeki eleştirilere ise Trump sert bir dille karşı çıktı. ABD'nin geçmişte Afganistan ve Irak gibi ülkelerde on yıllarca kaldığını, buralarda binlerce Amerikan askerinin hayatını kaybettiğini anımsatan Trump, mevcut harekatın bilançosunu şu sözlerle savundu: "Biz 3 aydır İran'dayız ve bunun da çoğu ateşkesle geçti, sadece 13 kişi kaybettik."

Hürmüz Boğazı açılacak, Putin ve Çin yakınlaşması iyi bir şey

Bölgesel ticaret hatlarına da değinen ABD Başkanı, küresel enerji arzı için kritik öneme sahip olan Hürmüz Boğazı'nın bir an önce tamamen açılması gerektiğini vurguladı. Trump, deniz trafiğinin güvenli bir şekilde sağlanması adına Washington yönetiminin yakın zamanda bazı somut diplomatik ve askeri girişimlerde bulunacağının sinyalini verdi.

Basın mensuplarının Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Pekin’e gerçekleştirdiği resmi Çin ziyaretini sorması üzerine ise Trump, batı dünyasının aksine oldukça rahat bir tavır sergiledi. Moskova-Pekin hattındaki bu stratejik yakınlaşmayı tehdit olarak görmediğini ima eden Trump, "Bence bu iyi bir şey. Ben ikisiyle de iyi anlaşıyorum" diyerek küresel liderlerle olan kişisel ilişkilerine güvendiğini bir kez daha ortaya koydu.

Kaynak: Haber Merkezi