Sumud Filosu’na yönelik İsrail güçlerinin günlerdir sürdürdüğü müdahaleler devam ederken, filoda yer alan bazı gönüllülerin Aşdod Limanı’na gözleri ve elleri bağlı şekilde indirildiği bildirildi. Aralarında Türk vatandaşlarının da bulunduğu aktivistlere yönelik bu uygulama, kamuoyunda büyük tepki topladı
AŞDOD LİMANI’NDA AĞIR MUAMELE VE AŞAĞILAMA
Gönüllülerin limana sevk sürecinde son derece ağır şartlara maruz bırakıldığı, fiziksel kısıtlamalar altında tutulduğu ve aşağılayıcı uygulamalarla karşı karşıya kaldığı belirtildi. Yaşananların, insani yardım amacı taşıyan sivil girişimlere yönelik sert müdahalelerin ulaştığı noktayı gözler önüne serdiği ifade edilirken, bu tablo kamuoyunda “ümmetin utancı” olarak nitelendirildi.
ÜMMETİN UTANCI… SUMUD AKTİVİSTLERİ YİNE SAHİPSİZ BIRAKILDI… ONLAR SUSTU BİZ UTANDIK!
Uluslararası sularda Gazze’ye insani yardım ulaştırmak ve adaletsiz ablukayı delmek için yola çıkan Küresel Sumud Filosu gönüllüleri, İsrail rejiminin ahlaksız terör yöntemleriyle bir kez daha karşı karşıya kaldı. Dünya, İsrail’in uluslararası hukuku ayaklar altına alan saldırılarını ve devamında sürdürdüğü fiziksel, psikolojik şiddeti bir kez daha sessizce izlemeye devam etti. Bugün bir kez daha utanarak gördük ki, İslam dünyasının liderleri ve dünya hükümetleri, bu insanlık dramına karşı etkili yaptırımlar ortaya koymak yerine İsrail zulmüne yalnızca seyirci kalmayı tercih etti.
SÖZDE MİLLİ MARŞLARIYLA AŞAĞILAMA GİRİŞİMİ
Gözleri ve elleri bağlı bir halde Aşdod Limanı'na indirilen Sumud gönüllülerine uygulanan aşağılayıcı muamele, adeta savaş suçu niteliği taşıyor. İsrail’in, sivil aktivistleri aşağılamak amacıyla sözde “milli marşlarını” zorla dinletmesi ve İsrail’in korsan Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in gözleri bağlı tutsakların başında gerçekleştirdiği provokatif eylemleri, Siyonist devlet terörünü bir kez daha tüm çirkefliğiyle açığa çıkardı.
‘ULUSLARARASI HUKUK’ KOCA BİR YALAN!
İsrail ordusu, Küresel Sumud Filosu’na ait gemilere uluslararası sularda saldırarak 39 ülkeden 426 aktivisti kaçırdı. Bu menfur eylemle hiçbir şiddete bulaşmayan sivil dünya vatandaşları uluslararası sulardan zorla kaçırılıp İsrail’e götürüldü. Bu korsanlık eyleminin ardından tutsaklar, Aşdod Limanı’ndan cezaevine nakledilmek üzere saatlerce gözleri bağlı ve kelepçeli vaziyette bekletildi. Utanç verici bu görüntülerle, devlet yöneticilerinin dillerinden düşürmediği ‘uluslararası hukuk’ teriminin yalnızca laftan ibaret olduğu bir kez daha anlaşıldı.





