Kaç Firavuna mezar olduğu sayısız yeryüzünün, bir garip
ülkesi Mısır
Tarihin hangi sayfasını açsanız bir Firavun istilası
Mısır da Ancak, hemen arka sayfasında bir Musa direnişi ilişir gözlerimize ve
yüreklerimize Yine haftalardır meydanlar dolusu inanmış kavi yüreklerin
direnişi aşikar Ve elbet son olmayacaktır Kıyamete kadar devam edecek bir
mücadele zincirinin bir halkası bugün yaşananlar Ve Mısır direniyor,
sabrediyor!! Çünkü inananlar bilirler ki Allah,sabredenlerle beraberdir..
Mısır direniyor, sabrediyor, dua ediyor... Peki şimdi ne
olacak Nasıl olacak Kim ne yapacak Peki, şimdi haftalardır meydanlarda,
adeta meydan taşlarını kıskandıran bir azimle sabreden bu insanların akıbeti,
ne olacak Akıbeti bende buradan bilemem fakat bildiğim bir şey varsa, yine
haftalardır yaka mikrofonlarıyla ekran ekran dolaşan ve üç-iki-bir yayın
denildikten sonra derin bir filozofik yapıya bürünen, ekran amcalarının
söyledikleriyle kurtulmayacak Mısır Savunduğu tezin tutmasından sonra asrın
hatibi edasıyla Üsküdar ve Fatih kafelerinde kahkahalarına yeni ama daha güçlü
bir soluk ekleyen ekrancılardan bahsediyorum Onlardan birini gördüm geçen gün,
size iç sesimi aktarıyım:
Mısır, senin bahsettiğin bilimsel gerçeklerden çok ötede
bir kıyamda!!
Evet, Mısır direniyor dedik, dedik de biz bunun
neresindeyiz sorusunu hangimiz sorduk kendimize, o seçilmiş vakitlerde Allah
aşkına Bir yerde baskı olur, darbe olur, savaş olur, kavga olur, direniş olur,
zira alıştık artık zorbalığın, haksızlığın, katliamların her türlüsüne Evet
devam edelim, bunlar olur, peki bizim ne yapmamız lazım
Bu köşeden size haydi Mısır a gidelim demeyeceğim
elbette Veya size, falanca meydanda toplanalım da demeyeceğim Belki bir
önerim olur..
Bütün rahatlıkların tam göbeğindeyiz Mısır derken,
içlerimizin hassaslaşmadığı kadar rahatlığın Yine Mısır derken, Myanmar ın
unutulduğu bir unutkanlığın Doğu Türkistan daki gerginliği saymıyorum bile
Farkındaysanız -ki öyleyiz, sadece bir yerden gelmiyor feryadın sesi
Bedenimizin hangi bir bölgesine dokundursak ellerimizi,bir ahh sesi
işitiliyor ve artık çok güçlü bir zulüm zincirleriyle bağlanıyor ellerimiz..
Bir yerde bir suç işlenir ve olayla ilgili görgü
tanıkları toplanır En iyimser düşünceyle her birimiz birer görgü
tanığıyız.. Ancak yüce mahkeme, Adil Padişah, ifadeyi alıp salıvermez öyle
Büyüklerden dinlediklerimize göre, bütün bunlar olurken sen neredeydin diye
sorarlar adama Ve bizim cevaplarımızın ne kadar haklılık payı olduğunu bir
düşünelim, varsa eğer..
Allah, denizlerden yol açtı yine açar, sen yeter ki Musa
gibi vur asayı!
Allah, ateşi serin ve selamet kıldı, yine kılar, sen
yeter ki İbrahim gibi teslim ol!
Alanlarda ve meydanlarda kıyama durmuş,gerçek ölüm
sahnelerinin yaşandığı bir dünyadayız... Ekran karşısında ağlamak,üç-beş twet
atarak günü geçiştirmek olmamalı direnişe omuz vermek Hani geçenlerde temiz
yüzlü gençlerimizin yaptığı gibi, o seçilmiş vakitlerde secdeye durmak,
dudakların titrek aralıklarından, mahcubiyet ve umut gözyaşlarıyla Mısır
diyebilmek maharet Çünkü samimiyet içten bir bakış, yürekten bir cümle değil
mi Samimiyet dostlar, bazen tebessüm, bazen gözyaşı değil mi Samimiyet,
herkesin baktığı bir zamanda görebilmek değil mi
Bir yerler var adına cennet denilen..
O yerlerin yolu yokuş der arifler..Yokuş terlemeyi
gerektirir Bacakların, bedeni kaldıramadığı yoruculukları
Selam ve daim muhabbetle