Futbolda heyecan ara transferlerle sürüyor. Fenerbahçe, Galatasaray,

Beşiktaş ve Trabzonspor derken asıl bombayı Millî Gazete patlattı. Spor basının

duayenlerinden Kemal Belgin yuvaya geri dönüş yaparak Çarşamba gününden

itibaren gündem oluşturacak yazılarıyla okuyucularımıza merhaba diyecek. Yeni

yılda gazetemizin spor sayfasının kalitesini artıracak çalışmalar yapmaya

başladık. Bu çalışmalar doğrultusunda Türk sporunun otoritesi Kemal Belgin,

Yazı İşleri Müdürümüz Ercan Özcan ve bendeniz haftalık yazılarımızla sayfamızı

hareketlendirip Millî Gazete kalitesine kalite katmak istiyoruz. Zaman zaman

okurlarımızı heyecanlandıracak isimlerle gerçekleştireceğimiz röportajlarla da

sürprizler yapacağız. Siz değerli okurlarımızın bu konuda desteklerinizi

bekliyoruz. Sürç-i lisan edersek şimdiden affola. Kemal Belgin ağabeyimize

yeniden aramıza geri döndüğü için hoşgeldin diyerek transfer konusunda

düşüncelerimizi aktaralım.

SONA KALIRSA DONA KALIR

Başta Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş ve Trabzonspor olmak

üzere süper lig kulüplerinin hepsi ara transfer döneminde kadrolarını

kuvvetlendirmek için yoğun çaba sarfediyor. Her transfer döneminde olduğu gibi

ara transfer dönemininde en hareketli takımları dört büyükler olarak göze

çarpsa da Anadolu takımlarının yaptığı transferleri göz ardı etmemek lazım.

Fenerbahçe, Aykut Kocaman’ın istifası ile oluşan krize son vererek taraftara

verilen sözü tutmanın peşinde fakat ismi geçen isimlerin transfer edilmesi çok

da kolay değil. Sarı-lacivertlilere defans, orta saha ve forvet olmak üzere en

az üç oyuncu transferi gerekiyor. Öncelikle orta saha ve forvet üzerinde duran

Fenerbahçe’nin transfer radarında Belhanda, Emenike, Lugano, Valbuena, Demba

Ba, Alexis, Sercan Sararer, Eren Derdiyok, Pablo Batalla, Ziegler gibi isimler

takılıyor. Bu isimlerden kim alınmalı diye sorulsa Lugano, Emenike ve Belhanda

derim. Bu üç futbolcu Fenerbahçe’nin ihtiyacı olan yerlere ilaç olacak

nitelikte transferler olur. Fenerbahçe nokta transfer yapabilir mi, bu

şartlarda zor çünkü son yıllarda Fenerbahçeli yöneticilerin çizdiği transfer

politikası kafalarda soru işareti bırakıyor. Poulsen örneğinde olduğu gibi

haftalarca bir futbolcunun peşinden gidiliyor, son anda sıradan tabirini

kullandığımız başka futbolcu transfer ediliyor. O da taraftarın gazını almak

adına yapılan transfer oluyor. Aykut Kocaman krizinin ardından verilen üç

müthiş transfer sözü zaman aşımına uğrarsa Fenerbahçeli taraftarlar yine hayal

kırıklığına uğrayabilir.

HORMONLU MU OLACAK HORMONSUZ MU

Şampiyonlar Ligi’nde en az yarı final ve Süper Lig’de

şampiyonluk hedefleyen Galatasaray’ın transfer konusunda işi daha da zor.

Barcelona, Real Madrid, Manchester United gibi güçlü takımlarla olası bir

eşleşmede kafa kafaya mücadele etmek için takıma üst düzey katkı yapabilecek

futbolcularla görüşen sarı-kırmızılılar belirlenen rakamlar karşısında hep geri

adım atmak zorunda kalıyor. Kaka, Diego, Sneijder derken son olarak Carlinhos

transferine öncelik veriliyor. Bu futbolcular arasında alınabilecek en yakın

futbolcu Carlinhos gibi gözüküyor. Özellikle sol beke mutlaka bir takviye

yapılmasını isteyen Fatih Terim bu bölge için birçok aday olsa da tüm isimleri

eleyerek, Carlinhos’a yönelmiş vaziyette. Ara transfer döneminin sona ermesine

1 ay gibi uzun bir süre var. Başkan Ünal Aysal’ın dediği gibi takıma bir çilek

alınacak bakalım bu çilek hormonlu mu hormonsuz mu olacak onu da zaman

gösterecek. Fatih Terim, Aykut Kocaman’dan daha şanslı gözüküyor. Fenerbahçe ve

Galatasaray’ın yanı sıra Beşiktaş ve Trabzonspor daha mütevazi transferlere

yönelmiş durumda. Her iki takım da ekonomik şartlarda rakiplerine nazaran daha

geride. Beşiktaş’ın Trabzonspor’a nazaran en büyük şansı tabii ki İstanbul

takımı olması, Trabzon’a her futbolcu gelmek istemiyor. Bunun sıkıntısını her

sezon yaşıyan bordo-mavililer orta kalitede futbolcu transfer etmek zorunda

kalıyorlar.