Futbol camiasının trajikomik hikâyelerle dolu olan

ülkemizde gün geçmiyor ki gülünç durumlarla karşılaşmayalım. Geçmişte Avrupa

kupalarında oynayan takımlarımıza daha çok değer verilir, hatta maçları

ertelenirdi. Yoğun maç programı ve haksız rekabet olmaması için erteleme

durumları askıya alınsa da Avrupa Kupaları nda mücadele edecek takımların maç

programları uygun zamanlara ayarlanarak adalet sağlanıyordu. Ta ki geçtiğimiz

haftaya kadar. Günlerdir bu konu konuşuluyor fakat biz yine kısaca meseleye

değinelim. Çarşamba günü Galatasaray Schalke ile oynuyor. Süper Lig de

oynayacağı Orduspor maçı Pazartesi gününe alınıyor. Fenerbahçe ise Bate Borisov

ile Perşembe günü oynuyor. Kasımpaşaspor maçı Pazar günü oynatılıyor. Bu ne

perhiz bu ne lahana turşusu. Böylece Galatasaray, Fenerbahçe den 2 gün daha

fazla dinlenme fırsatı buldu. Bir takımın Pazar, Çarşamba üst üste maç

yapmasında bana göre sakınca yok. Hatta yoğun tempoya ayak uyduran futbolcular

formunun da zirvesinde olup, kondisyonu da üst düzeyde olur. Her zaman söyleriz

en iyi antrenman maçtır diye. Fakat burada anlamsız olan şu neden Galatasaray

Pazar günü değil de Pazartesi günü oynuyor Türkiye Futbol Federasyonu (TFF)

yöneticilerinin verdiği cevap daha da komik. Fenerbahçe nin Türkiye Kupası nda

1461 ile maçı olduğu için. Yahu Fenerbahçe grubu lider bitirmeyi garantilemedi

mi Fenerbahçe o maçı yine Çarşamba veya Perşembe günü oynasa ne olur. Nasıl

olsa orada her şey belli. Sarı-lacivertliler o maçlara tamamen yedek kadroyla da

çıkar. Bunu koskoca TFF yöneticilerine birileri anlatması lazım. Empati

kuramayacak kadar bizim TFF basiretsiz mi Ben Galatasaray a kıyak yapılsın

diye böyle bir karar alındığına inanmıyorum. Sadece bunu düşünemediklerini ve

hatalarını anladıklarında ise iş işten geçtiğini düşünüyorum. Yani kısacası

ellerine yüzlerine bulaştırdılar. Konuştukça da battılar. Bundan sonra

Federasyon bu konuda acemilik yapmamalı. Bu kocaman bir ders olmalı

FENERBAHÇE NİN TARAFTARINA İHTİYACI VAR

Fenerbahçe taraftarlarını bazen anlamak imkansız.

Gerçekten takımlarını gerçek anlamda destekledikleri taktirde maçın skorunu

lehine çevirebilecek şekilde takımlarına büyük güç olabiliyorlar. Bazen

basiretleri mi bağlanıyor bilinmez ama inanılmaz işler de yapıyorlar. Mesela

son Avrupa maçında sahanın içine atılan havai fişek gibi. Sırf meşaleler

yüzünden seyircisiz oynama cezası alarak takımını en önemli maçında yalnız

bırakmışsın. Stadın dışında binlerce taraftar toplanarak adeta gövde gösterisi

yapmışsın. Her şeyin üstüne hava fişekleri sahaya atarak limon sıkıyorsun. Ya

bir kez daha UEFA tarafından seyircisiz oynama cezası alırsan ne olacak Kaş

yapayım derken göz çıkarıyorlar. Yıllar önce Fenerbahçe-Everton maçında

Olimpiyat Stadı nın dışından tabanca sesi yüzünden bir maç saha kapatma cezası

yemiş bir Fenerbahçe taraftarının daha duyarlı olması lazım. Özellikle

Fenerbahçe nin Avrupa maçlarında taraftarına çok ihtiyacı var. Çünkü Fenerbahçe

taraftarı gerçekten sadece takımını desteklediği ve başka işlere karışmadığı

zaman takımına büyük güç oluyor. Kadıköy de deyim yerindeyse ölüyü bile

oynatıyor.

ROCK N COKE KONSER ALANI GİBİ!

Bildiğiniz gibi UEFA tarafından verilen 1 maçlık

seyircisiz oynama cezası nedeniyle sarı-lacivertli taraftarlar, BATE Borisov

maçında takımlarını destekleyemedi. Kadıköy Belediyesi tarafından Salı Pazarı

mevkiinde kurulan dev ekranda maçı izleyen taraftarlar, takımlarını stat

çevresinde toplanarak yalnız bırakmadı. Hatta bir ara taraftarların seslerini

biz basın tribününden duyabiliyorduk. Oradaki coşkuyu stad içinden

hissedebiliyorduk. Buraya kadar her şey doğal ve güzel. Beni rahatsız eden konu

maçtan sonra gördüğüm görüntüler. O görüntüler stadyum havasından çok Rock n

Coke konser alanı gibiydi. İçki şişelerinden yürümek neredeyse imkansızdı. İşin

vahim kısmı 13 14 yaşlarındaki kızların ellerinde içki şişelerinin olmasıydı.

Bazen coşkunun dozajını o kadar abartıyoruz ki neyin doğru neyin yanlış

olduğunu düşünemiyoruz.

Unutmayalım ki spor demek ahlâk demek, gençlere örnek

olmak demektir. İçkili eğlencelerle, taşkın ve sapkın hareketlerle sporun

ruhuna aykırı aşırılıkların hiçbir faydası yoktur. Sigaraya her yerde yasak

getirmeye gayret edenler biraz da alkolle ilgili önlemler alırlarsa hem

sporumuz hem de dolayısıyla toplumumuz için faydalı bir adım atmış olurlar.