Trabzonspor Teknik Direktörü kim Hami Mandıralı... Bu

Hami kim Trabzonspor da patladıktan sonra Alman liginde de kendini gösteren

hakiki bir Trabzonlu... Ben onu bordo-mavili forma içinde şut attığında,

Yüreğiyle topa vuran adam diye nitelendiriyordum.

Neyse... O yıllar geride kaldı. Şimdi aynı Hami,

Trabzonspor un teknik sorumlusu konumunda. Görevi devraldığından bu yana sadece

bir kere kaybetmiş. o da bitmeyen maçta Fenerbahçe ye karşı... Peki, ne yapmış

da bu Hami denen çiçeği burnunda teknik adam, başarılı gidebiliyor. Şunu yaptı;

Trabzonspor takımındaki yapıya hiç uymayan yabancıları temizledi önce... Sonra

eldeki Trabzon veya yakın çevresi kökenli gençlere aldı kadroya... Yani kendi

dönemindeki, hatta ondan önceki dönemde daha da katı olan Trabzonspor da

Trabzonlular veya yakın çevresinden oyuncular yararlı olurlar... Hatta çok

yakın çevreden yabancılar... doğrusuna sarıldı.

Bravo Hami!. Gerçekten de şut attığında seni yorumladığım

gibi yürekli adamışsın. Takıma bakın şimdi... Kalede Onur. Nereli Caner,

Mustafa ve Kadir arka dörtlü... Bonsingwa uzaktan... Barceanu Rumen... Yani

sosyo-kültürel olarak uygun. Zeki yeni icat. Yani bekten orta alana harika bir

buluş. Adrian nereli Polonya... Yine sosyo-kültürel uyum... Olcan uzaktan ama

bizim yerli. Yusuf sanki köyden... Henrique uzak ithal... Sonradan girenler....

Aykut ve Emre bildiğim kadar Trabzonlu. Soner ithal ama bizim coğrafyadan.

Maç nasıl Gaziantepspor yüklendiğinde daha dün koca Real

Madrid in, koca Chelsea nın yaptığı gibi savunmaya kapanış. Bilinçli, yerinde

karşılamalarla, en azından kalecisine büyük sıkıntı yaşatmadan. Sonuç mu 49

puanla ikincilik adayı...

Şimdi bir soru da Trabzonsporlu yöneticiler... Gördünüz

mü olmadık yabancıları alıp kulübü ne kadar ve gereksiz borca soktuğunuzu Hami

kardeşim, 1975 yılında başlayan ama günümüze doğru yanlış adrese yönelen

formülü sunmaktadır. Tebrikler. Size ne Drogba dan (Malouda)... Size ne

Meireles ten (Colman)... Size ne Fernandez den (Zokora)... Bilmem bir şeyler

anlatabildim mi

VE RİYA İLE RÜYA

Ülkenin televizyon yorumcuları, gazetelerin köşe yazarı

uzmanları, Beşiktaş ın Fenerbahçe için federasyona yaptığı teklifi

alkışlamaktan yoruldular. Methiyeler düzüldü. Hatta gözleri yaşaranlar bile

oldu. Bu arada da Çarşı Grubu, hani şu Gezi eylemlerine katıldığında alkış

tutulan ama yaptığı bu açıklama ile yerilen taraftar topluluğu da, kulübün

yönetimini bu talebi yüzünden eleştirdi. Şunu dedi Çarşı: Fenerbahçe ye riya,

Beşiktaş a rüya... Harika! zaten tribün besteleri ile ün yapan bu topluluk

müthiş bir mesaj verdi.        

Şimdi ben bu mesajı açayım mı Aynen şöyle: Önceki günkü

yazımda Beşiktaş a 5 soru yöneltmiştim. Bu da altıncı soru olacak Çarşı nın

izinden... Şayet Fenerbahçe yi o maçta yenseydiniz, aranızda dört maç varken,

yani torbada 12 puan dururken, 9 puan fark kalacaktı. Fenerbahçe

tribünlerinin  küfürlü tezahüratı da

aranızdaki maç oynanmadan rapor edilmişken, yani bir maç seyircisiz ceza

alacağı bilinirken, beklenirken yapsaydınız ya bu açıklamanızı,. bu

talebinizi... İşte Çarşı riya derken bunu anlatmak istiyor.

Son olarak... Ey spor medyası, gazetesi, televizyonu ile

ne Çarşı kadar akılcı olabildiniz, ne de benim kadar riyasız...