Anayasa ve yasalarla sistemin nasıl işleyeceği belirlenmiş olmasına karşılık ülkede birtakım senaryo üretim merkezleri kafaları karıştırmayı sürdürüyorlar. Halbuki belirlenen bu esaslar dahilinde hareket ediliyor olsa her fırsatta çeşitli senaryolar üretmenin anlamı olur mu Hatta senaryo üretmeye gerek kalır mı Normal işleyen sistemde herşey bellidir ve buna göre gereği yapılır. Ancak, Anayasa ve yasalarda yazılı hükümler birileri tarafından rahatlıkla eğilip bükülebiliyorsa elbette bu memlekette 2x2=4 etmez.. Duruma ve şartlara göre bazen 3 bazen 5 edebilir. Edebilir değil ediyor ve esas sıkıntımız da burada ortaya çıkıyor. Bu arada elbette çok nadir de olsa 2x2=4 ettiği de olabiliyor.

Seçimler yapılmış seçmen Meclis aritmetiğini oyları ile belirlemiştir. Bundan sonra nelerin nasıl yapılacağı da anayasa ve yasalarımızda yazılıdır. Nedir yapılacak olanlar

Meclis en yaşlı üye başkanlığında toplanacak ve milletvekilleri yemin edecek. Ardından Meclis Başkanı ve Başkanlık divanı seçilecek.

Yeni Hükümet kurulacak ve yeni Cumhurbaşkanı seçilecek.

Anayasa ve yasalar bunları öngörüyor.

Aslında kimsenin Cumhurbaşkanı seçimine kadar olan süreç üzerinde söylediği farklı birşey yok. Bu hususlarda senaryo üretenler de görülmüyor. Ama sıra Cumhurbaşkanı seçimine gelince, daha doğrusu daha gelmeden onlarca senaryo üretiliyor. Pekçok ihtimal gündeme getiriliyor. Nedense olayın normal seyri içinde yürümesini bazıları istemiyor. Bu bazıları da genellikle hiçbir zaman milletin tasvibini alamayanlar oluyor. Medya da bu çevrelere yardım ve yataklık ediyor. Üretilen senaryolardan maksat okuyucu ya da izleyicilerin zihnini açmak değil, sistem dışı güçlerin, daha doğrusu sistemin işleyişine müdahele etmeyi iş edinmiş çevrelerin önünü açmak, sisteme müdahele etmelerine zemin hazırlamak..

Aslında daha önce sistemi tıkadıkları için erken seçim gündeme gelmiş, halk da iradesine saygı duymayanları cezalandırmış olmasına rağmen yine ufaktan ufaktan ince ayar yapılmaya çalışılıyor. Halbuki bunlara hiç gerek yoktur. İsteyen partiler adaylarını belirler ve yarış sonucu kim Anayasada belirlenmiş oyu alırsa Cumhurbaşkanı seçilir, mesele de böylece tamamlanmış olur. AKP milletten yüzde 47ye yakın oy aldığına göre yeni Cumhurbaşkanının bu partiden olması da gayet doğaldır. Öyle 8-10 senaryoya hiç gerek yoktur. Özellikle Cumhurbaşkanı adaylarının eşlerinin başının örtülü ya da açık oluşu bu senaryolarda hiç yer almamalıdır. Ne var ki, sistemin var olan kurallar dahilinde işleyişinden rahatsız olanlar ille de işleyişi değiştirmek için ellerinde bir çomak her fırsatta dişlilerin arasına sokup duruyorlar.

Millet ise bu "Cambaza bak" aldatmacasını seyrederken cebinin boşaldığının, devletten alması gereken hizmetleri alamayışının farkına bile varamamaktadır.

Bir başka ifadeyle doğru ile yanlış birbirine karışmaktadır.

Ortaya çıkan kafa karışıklığı, zihin bulanıklığından da yararlananlar küresel güçler olmaktadır. Ülkemizin tüm imkanları faiz olarak küresel sermaye sahiplerine akıp gitmektedir. Bu gidişatın önlenmesi gerekirken toplum aylardan beri Cumhurbaşkanı seçimi ile oyalanıyor. Görünen o ki, en azından şimdilik oyalanmaya da devam edilecek. Ancak, bu defa birileri bu oyunu bozmalıdır.Bozmalıdır ki, artık insanımız ana sorunlarını düşünmeye başlayabilsin.