Bismillâhirrahmanirrahîm;

     MİLLET İttifakı’nın tabiî seyriyle oluşması sürecinden söz edeceğim. Bu güzel sonucun vesilesi, 2011’den bu yana, Erbakan Hoca’yı anma yıldönümü olan 27 Şubat’larda siyasi partilerin bir araya gelmesi oldu. Saadet Partisi bütün siyasi partileri anma programlarına davet etti. Her birine ayrı ayrı söz hakkı verdi. Millî Görüşçülerin organize ettiği “Kudüs ve Filistin Mitingleri” gibi programlar da öyle! Bu toplantılar, her siyasi partinin serbestçe görüşlerini açıkladığı bir platforma dönüştü.

     Zaman ilerledikçe bu partiler birbiriyle yakınlaştı. Birlikte müzakere süreçleri başladı. Bilge Başkan Temel Karamollaoğlu, ayrım yapmadan bütün siyasi partileri ziyaret etti. Maksat, Türkiye’nin problemlerini birlikte müzakere etmek ve çözüm üretmekti. Çünkü iktidar önemli konularda bile, muhalefet partileri ile fikir alışverişi yapmıyordu. Dahası, muhalefet partilerini düşman gibi görüyordu. Bu, tehlikeli bir gidişti. Yaşanan süreçte, bu boşluğu Saadet Partisi doldurmaya çalıştı.

     Sonra yeni bir adım daha atıldı. 6 siyasi partinin liderleri bir araya gelmeye başladı. Hepsinin temsil edildiği komisyonlar kuruldu. Türkiye’nin problemlerinin çözümünde birleştikleri konuları belirlediler. Kademe kademe uygulanacak “yol haritası” ortaya çıktı.

      Başkanlık sisteminin “tek adam”lık yönetimine dönüşmesi sebebiyle “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem”e geçmeyi benimsediler. Anayasa taslağı hazırladılar. İktidar oluncaya kadar yaşanacak süreçteki her şeyi görüşüp karara bağlayarak liderlerin imzasıyla kayıt altına aldılar. Hükümet Programı’na esas olacak “Ortak Politikalar Mutabakat Metni” hazırladılar.

                                         MİLLET İLE EL ELE

     MİLLET İttifakı’nı oluşturan partiler, seçim işleri ve hukukî politikalar gibi pek çok alanda beraberce komisyon çalışması yaptılar. Hazırlık çalışmalarından tutun da, cumhurbaşkanı adayı belirleme noktasına gelinceye kadar, liderler düzeyinde 14 ayrı toplantı yapıldı. Her konu en ince ayrıntısına kadar ele alındı. Hükümet kurmak için ciddi bir hazırlık oluştu.

     Konular görüşülürken uzman görüşleri ve halkın talepleri göz önünde bulunduruldu. Alınan kararlar kamuoyu ile paylaşıldı. Sözleşme metinleri ve vaatler liderlerin imzasıyla kayıt altına alındı. Resimleri yayınlandı. Dikkat ettiniz mi? Cumhur İttifakı’nı oluşturan 4 partinin liderleriyle toplu verdikleri bir görüntü yok. Toplantılar sonrasında yaptıkları bir açıklama da görmedik. Şimdi 5 parti oldular. Birlikte görüntü verirler mi dersiniz?

     Millet İttifakı’nı oluşturan partilerin hitap ettikleri kesimlere bakınız! Neredeyse milletimizin tamamını kucaklayan bir siyasi yelpaze oluşturdular. Halkın her kesiminden oy alabilecek bir yapıya sahipler. Bu yüzden Millet İttifakı psikolojik üstünlüğü ele geçirdi. Bu havanın seçim gününe kadar korunmasına özen gösterilmelidir.

       Millet İttifakı’nın ortak özelliği “uzlaşmacı” bir yapıya sahip olmasıdır. Farklı partiler arasında görüş ayrılığı olması doğaldır. Önemli olan sorumluluğunu bilip konuları birlikte müzakere edebilecek siyasi olgunluğa ulaşmaktır. Bugüne kadar, bu anlayışla önlerindeki sorunları aşmasını bildiler. İnsan olan yerde problem de olur. Önemli olan o problemleri çözebilecek iradeyi ortaya koyabilmektir.

                                                       İLKELİ SİYASET

     MİLLET İttifakı’nın olgunlaşıp bugüne gelmesinde, şüphesiz 6 siyasi parti ve yönetimlerinin büyük payı vardır. Özellikle şartlar Saadet Partisi üzerinden geliştiği için, Millî Görüş anlayışı ve Bilge Başkan’ın uzlaşma konusundaki rolü büyük oldu. Kamplaşmaya fırsat vermediler; birleştirici oldular. İç barışa büyük katkı sağladılar.

     Temel Başkan’ın yarım asırlık siyasi tecrübesi vardı. Millî Görüş prensiplerinden taviz vermedi. İlkeli ve sorumlu davrandı. Güce boyun eğmedi. Makam ve mevkiye aldanmadı Dürüst oldu. Şaibeli işlere girmedi. Halkın problemlerinin çözümüne odaklandı. Olaylara soğukkanlı yaklaştı. Dirayetli ve şefkatli bir yönetici profili çizdi. Böylesi yöneticilere ihtiyacımız var.

     Türkiye problemler yumağı haline geldi. Terör, adalet, eğitim, ekonomi, dış politika öncelikli alanlar!.. Terörün himayecisinin ABD ve ona bağlı olarak Batı ülkeleri olduğunu bilmeyen yok. Daha 25 gün önce ABD Genelkurmay Başkanı ve Merkez Kuvvetler Komutanı Suriye’nin kuzeyine gelerek PYD/YPG’ye talimat verip gittiler. ABD’nin güdümüne girerek terörü önleyemezsiniz! Terör, istismar edilecek bir alan değildir. Milletçe topyekûn mücadeleyi gerektirir.

      Bugünkü hassas süreçte Saadet Partisi’nin öncülüğü, Temel Başkan’ın bilgeliğinde, tamamen 6 siyasi partinin birlikte belirledikleri ilkeler ışığında hükümet olma alternatifi ortaya çıktı. Türkiye bu büyük uzlaşma zeminini çok iyi değerlendirmelidir. Millî Görüşçüler geçmişteki 4 koalisyon hükümetinde ülkenin çıkarlarını korumakta titiz davrandılar. Geçtiğimiz hassas süreçte de Türkiye’nin teminatı olmakta kararlılar.