Bu yazıyla, Osmanlı nın ayak izleri arka bahçemiz Balkan

serisine son verelim.

***

Arnavutluk 1400 lü yıllarda Osmanlı topraklarına katıldı.

Fetihten önce Katolik ve Ortodoks imiş. Fetihle birlikte ülkenin yüzde 70 i

ihtida (Müslüman) oldu ve hâlâ aynı oran geçerli.

Üç buçuk milyon nüfuslu Arnavutluk ta Tiran 1920 yılında

başkent oldu.

Şehrin tepesine kurulan yüksek surlarla çevrili kalesiyle

tarihi ve turistik Ohrit te, şehrin tarihi dokusu bozulmasın diye oteller bile

şehrin dışına inşa ediliyor.

350 bin nüfuslu sanayi kenti Elbasan da adından da

anlaşılacağı üzere Osmanlı nın hayli eseri olan bir kent.

Arnavutluk ta 1945-1985 yılları arası hüküm süren

diktatör Enver Hoca döneminde çektiklerini anlata anlata bitiremiyorlar. 1968

yılında kanunla ateizm resmi din olmuş.   

Yaşlıların, komünizmden çektikleri eziyetler yüzlerine

yansımış, bitkinler. İslami yaşantının hissedilmediği ülkede, başörtülü hanım

yok denecek kadar az.

***

Klasik demir perde ülke olarak, sınırları koca bir set

gibi çekilmiş, dünyadan kopuk ve uzun yıllar kapalı bir toplum olarak yaşamış.

Ülkede yaşayan herkes her gün sinekkaydı sakal tıraşı

olmak zorundaymış. 

1991 yılına kadar ülkede özel oto sahibi olmak yasakmış.

Daha yeni otomobille tanışan bir toplumda yüksek oranda bisiklet kullanımı var.

1997 yılında yaşanan isyanlardan sonra -kalkınma

demeyelim- yollar yapılmaya başlamış.

Despot komünizm dönemindeki mecburi görevlerden biri

de  evde oturma zorunluluğu imiş.

Gizli sokağa çıkma yasağı sayılan bu mecburiyetle akşamın

bir vakti kontrol amaçlı evde aniden çalan telefona cevap vermek zorundasın.

Telefonun zili üçüncü defa çaldığı halde cevap vermezsen; komşuya gitmişsin,

şüpheli toplantı ve faaliyet içinde olabilirsin. Öyleyse devlet düşmanısın.

Bir uygulama da; tarlada çalışmak zorunlu imiş. Ülkede

yaşayan her vatandaş, senede asgari bir ay tarlada bağ-bahçe işlerinde çalışmak

zorunda imiş. Böylece herkes tarımın, emeğin ve alın terinin kıymetini

bilecekmiş. 

Bir başka uygulama da yol kenarlarına yerleştirilen ve

hemen her köşede bulunan savaş önlemi olarak, bunker adını verdikleri

sığınak.

Tandır ekmek fırınını andıran bunkeri inşa eden/yapan

adamın ailesini içine koyup top ateşi yaparak sağlamlık test yapıyormuş.

Ülkemize göç eden Mustafa Kemal, Nazım Hikmet, Yahya

Kemal ve Mehmet Akif gibi her tür insanın ana yurdu balkanlar, Osmanlı da 36

vezir, sadr-ı azamın Arnavut kökenli olması kendileri için hâlâ büyük gurur

vesilesi.

***

Bölgedeki tüm ülkelerin en önemli hedefi AB ye girmek. En

güçlü aday Makedonya nın, AB ye girişin önündeki en büyük engel, paylaşılamayan

Makedon ismi dolayısıyla Yunanistan vetosu. Tarihi geçmişe sahiplenme kavgası

olan bu problem nedeniyle Yunanlara göre Makedonya nın adı Fyrom . Bu

ayrıntıyı Yunanistan sınırından çıkış yaparken Makedonya ya gittiğimi

söylediğim Yunan gümrük memurunun, hayır orası Makedonya değil! diye

ciddileşen sesiyle yaşayarak(!) öğrendim.   

Makedonya isim sorununu çözüp Yunanistan vetosunu

kaldırtırsa, kısa sürede birliğe girer. Milli gelir dağılımı birinde 8 bin,

diğerinde 10 bin dolar olsa da iki sınır ülke arasında doğu ile batı gibi fark

var.

Arnavutluk un başkenti Tiran Havaalanında TC pasaportuyla

bekletilirken;  Makedonya başkenti Üsküp

Havaalanına kontrolsüz girerek farkı anlıyorsunuz.

Biri komünizm kıskacından yeni kurtulmuş, diğeri AB adayı

ülke.

Türk dizilerinin yaygın izlendiği ülkede camiler metruk

halde.  Kimi yerde minare var cami yok.

Bazıları da sanat galerisi olarak kullanılıyor.

***

Bir seyahat acentesi gibi çalışarak ecdat yadigâr-i

mirasımıza ve kültürel değerlerimize sahip çıkan Askon Adana Şubesi ne

bilvesile teşekkür ediyorum.