Türkiye'de fırlayan işçilik ve üretim maliyetleri üreticinin belini bükerken, sektörde hesaplar karıştı. Basic ve düşük segmentli ürünlerde rekabet şansını yitiren, artan faturalar karşısında nefes almak isteyen tekstilciler soluğu sınırın öte yanında aldı. İşçilik maliyetinin bin 300 dolar seviyelerine tırmanmasıyla birlikte, bir süredir sektörün gözdesi olan Mısır'ı bile geride bırakan yeni alternatifler Suriye ve Özbekistan oldu.

Halep 2,5 Saatlik Mesafede

Suriye'nin yeniden ekonomik sisteme entegre olmaya başlaması ve sahip olduğu tekstil geçmişi, üreticiye can suyu oldu. Sektördeki değişimi sahada inceleyen TGSD eski Başkanı ve TYH Tekstil İcra Kurulu Üyesi Ramazan Kaya, lojistik avantaja dikkat çekti.

Gaziantep’ten karayoluyla sınır geçişi dahil Halep'e 2,5 saatte ulaşılabildiğine vurgu yapan Kaya, "Bundan 2-3 yıl önce Mısır’a doğru bir kayış oldu. Şimdi Suriye’nin yeniden entegrasyonuyla beraber hem coğrafi yakınlığı hem de geçmişten gelen üretim altyapısı önemli bir avantaj oluşturuyor" ifadelerini kullandı. Kumaş, iplik, tasarım ve Ar-Ge operasyonlarının Türkiye'de tutularak, sadece emek yoğun işlerin sınırın öte yanına taşınmasıyla küresel pazardaki müşterilerin elde tutulacağı kaydedildi.

İşçilikte Uçurum: Mısır'ın Bile Altına İndi

Türkiye ile komşu ülkeler arasındaki maliyet uçurumu piyasanın dengesini altüst etti.

Kayıtlara geçen son verilere göre; Türkiye'de bir işçinin aylık brüt maliyeti bin 200 ila bin 300 dolar bandında seyrederken, bu rakamın Mısır'da 400 dolara, Suriye'de ise 300 dolara kadar gerilediği aktarıldı. Halep'te yatırımcılara yeni sanayi arazilerinin tahsis edildiği belirtilirken, önümüzdeki 3-5 yıllık zorlu geçiş döneminde Suriye'nin ana "geçiş üretim merkezi" işlevi göreceği ifade edildi.

Özbekistan Formülü: "Yeni Fabrikaya Gerek Yok"

Sektörün diğer yeni rotası olan Özbekistan'da ise çok daha farklı bir strateji devrede. İşçiliğin 300-400 dolar bandında olduğu bu pazarda; güçlü pamuk, iplik ve boyahane altyapısı Özbekistan'ı cazip kılıyor.

Bölgedeki kapasiteye dikkat çeken sektör temsilcileri, sıfırdan tesis kurmak yerine mevcut Özbek üreticilerle fason ortaklığına gidilmesinin en makul hamle olduğunu vurguladı. Türk tekstilcisinin vizyonuyla bölgenin altyapısının acilen birleştirilmesi gerektiğine dikkat çeken Kaya, "Bizim müşterimiz, Ar-Ge'miz, üretim organizasyonumuz ve know-how'ımız var. Orada yeniden yatırım yapmaya gerek yok, yapılmış yatırımların üzerine entegre olmak daha doğru" diyerek, Türkiye'nin artık sadece üreten değil, dev bir "bölgesel koordinatör" rolü üstlenmesi gerektiğinin altını çizdi.

Kaynak: Haber Merkezi