Efendim; Real Madrid, kendi ülkesinin takımı Sevilla’yı neredeyse güle oynaya 2-0 yenerek Süper Kupa’nın sahibi oldu. Golleri de, bence günümüzün en önemli oyuncusu Ronaldo attı. Hem de ne goller... Enstantane ve şık vuruşlar... Kenarda da o orta sahayı kuran, o hücum hattını oluşturan Ancelotti oturuyordu. Ama Real’in başkanının adını bile vallahi unuttum.
Şimdi önemli bir soru geliyor... Atletico Madrid gibi kısıtlı bir bütçenin ve sınırlı sayıda üst düzey oyuncusu olan bir takımı koca İspanya liginde kim şampiyon yaptı Öyle ya şu benim Ronaldo’mun Real’i, Maradona kopyası denilen Messi’nin Barcelona’sı varken... Yabancı basını çok iyi takip ettiğimi bilirsiniz. Hem de üç dilden... Ben bu süreçte ne İspanyol basınında, de Fransa basınında, ne İngiliz basınında Atletico’nun yukarıda saydığım, rakiplerine göre, dezavantajlarına rağmen kulüp başkanının veya futbolcuların şampiyon yaptığını okumadım. Ne de ekranlardan düştü böyle bir yorum... Çünkü Diego Simone orada korkuluk değildi. O oyuncularla kurduğu sistem ve taktik idi Atletico’yu bilmem kaç sene sonra şampiyon yapan. Siz en iyi Arda’ya sorun bunu anlı şanlı Türk Spor Basını... Real’e de bu son kupayı Ancelotti’nin baş rolü oynadığı kurgu kazandırdı. Siz istediğiniz kadar tepinin... Siz istediğiniz kadar kendinizi Jose Morinho sanın. Sizin yerinizi maroken koltuk, teknik adamın yeri de futbol sahasının idmanda içi, maçta kulübesidir. Haaa futbolcu içeride satarsa onu bilemem. Tabii ki futbolcu da kazandığı paranın gazı ile oynamaya mecburdur. Burada yeri gelmişken... Fenerbahçe bu sezon şampiyon olursa bunun mimarı kim olacaktır Tabii ki milli, pardon ebedi şef!
Hele ki bir de olamazsa mimar büyük kuştur.
Gelelim basketbola... Ergin Ataman ki, yine benim ölçülerime göre çocukluk arkadaşım rahmetli Aydan’dan ve dostum Aydın’dan sonraki en iyi hocadır, İspanya’ya da kaybetti özel maçta... Tamam İspanya müthiş oyunculardan kuruludur ama benim takımımım da hazırlık- mazırlık böyle çorba olarak oynatılmasına aklım ermedi. Bakın bir yere geleceğim. Yarın benim basketbol milli takımım, yarın derken bu şampiyona değil, daha sonrakilerde hep sonuncu olursa bunun baş mimarı da federasyon olacaktır. Hani 5+1’den dolayı... Şu İspanya maçında en çok sayı atan Emir var ya, o bile aslında yabancı olmasına rağmen yabancı kontenjanının kurbanı olabilir.
Şimdi de Galatasaray... Siz bu yazıyı okuduğunuzda takvim yaprakları 14 Ağustos’u gösterecek. Yani Süper Kupa’ya 11 gün kalayı... Yani lige 15 gün kalayı... Ve Galatasaray hâlâ Sneijder’i Florya’ya sokamadı. Galatasaray hâlâ oyuncu transferini bitiremedi. Aslına bakarsanız Galatasaray ne yaptığını bilmiyor. Yine bir torba oyuncu aldı ama asıl ihtiyaçlarının farkında değil... Benzetmek gibi olmasın ama. Mancini enflasyonuna benzer bir hal var... Şunu da unutmasınlar ki, bu sezon avantadan direkt olarak Şampiyonlar Ligi yok...
Trabzonspor günümüzdeki transfer politikası ile büyük zarar etmiş. Öyle yazıp, öyle söylüyorlar. Ama başkan TRT-3’teki bizim Lütfü’yü arayıp, kısa süredeki satışlarla cukkaya para bile indireceklerini belirtmiş. Hadi hayırlısı! İnönü Stadı mı Baktım da, umudum olan ikinci devreyi bile bir kenara bırakın, gelecek sezon başına dua edin derim. On numara meselesi Yahu, Şampiyonlar Ligi atlama maçı kapıda... Ne zaman gelir de, ne zaman iki kelime Türkçe bağırır, ne zaman Ümraniye yolunu ezberler Velhasıl benim ülkemin takımları hâlâ bu transfer işini becerebilmiş değiller. Sahi bu Tony Cross’u Real ne zaman almıştı Hames’i