İktidar, attığı her adımı, yaptığı her şeyi yüzyılın projesi olarak takdim ediyordu. Görünen o ki, yüzyılın projesini yapmak da tatmin etmiyor, son konut projesi iktidar yanlısı bir gazetede tarihin en büyük projesi olarak takdim ediliyor. Hemen belirteyim ki; ister yüzyılın ister tarihin en büyük projesi olsun, yapılan işler bu ülkenin bir ferdi olarak beni mutlu eder. Ancak çoğu zaman sunumlarda kullanılan dil ve oluşturulan beklentiler yerli yerini bulmuyor. Buna rağmen toplum çoğu zaman söylenenleri, daha doğrusu ilk açıklamada topluma sunuştaki abartıyı unutuyor. Büyük ümitlerle atılan adım bir süre sonra hayal kırıklığına sebep oluyor. Dileriz bu tarihin en büyük konut projesi(!) benzer bir sonuç vermez ve şu günlerde bir konut sahibi olabilmek için müracaat edenlerin hepsi de sonunda kendi evlerine girer otururlar.
Bu temenniden sonra söz konusu tarihin en büyük konut projesi ile ilgili bazı tereddütlerimi ifade etmek istiyorum.
2+1 konutlar 608 bin liradan başlıyor ve aylık 2 bin 280 lira taksitle 240 ayda ödenecek. Gazetelere ilk göz attığımda aklıma gelen ilk soru, belirlenen 2+1 ve 3+1 konutların ilan edilen fiyatları peşin fiyatı mı, taksitli fiyatı mı sorusu oldu. Sonra bir gazetede taksitlerde her sene ocak ve temmuz aylarında memur maaşlarına yapılan zam oranında artış yapılacağını gördüm. Hemen belirteyim ki; buna şaşmadım. Çünkü benzer uygulamalar devam ediyor. Benzer projeler yaklaşık 15 senedir devam ediyor. Bunun yanında yüzde 10 peşinat ödenecek. Bu peşinatı gençler nasıl ödeyecek, sorusu ister istemez akla geliyor. Bırakın gençleri, ücretlilerin pek çoğunun bir köşede hazır parası olamayacağı için bu parayı ya kendileri bir bankadan kredi olarak alacaklar ya da aileleri bulacak. Yani bir yandan yeni bir borca girilecek, öbür yandan da taksit ödemesi devam edecek. Akla gelen bir başka soru da, söz konusu konutlar 2 senede teslim edilecek olduklarına göre kiradan kurtulmak en az iki yıl için söz konusu değil. Böyle olunca da bir yandan en düşük olarak 2 bin 280 lira konut taksiti ödenecek, bir o kadar ya da ona yakın ev kirası söz konusu. Bunları bir dar ve sabit gelirli nasıl karşılayacak? Bir sıkışma olduğunda devlet yardıma koşacak mı? Tüm bunları moral bozmak için hatırlatıyor değilim. İşi baştan doğru anlamak ve ona göre girmek ya da girmemek gerekiyor.
Çünkü TOKİ’nin bazı uygulamaları başlangıçta insanların kurdukları hayallere fazla uymuyor. Özellikle her sene memur maaşlarına ocak ve temmuzda yapılan zam oranlarında taksitlerin artacak olması da ileride ciddi bir sorun olabilir. Çünkü 2 bin 280 lira taksite bir yıl sonra yüzde 20 zam yapılacak olsa yaklaşık 450 lira zam gelecek demektir. Bu da ödenecek taksit ilk sene sonunda yaklaşık 2 bin 700 liraya çıkacak demektir.
Bu durumda taksitleri topluca kapatmak mümkün olmadığı takdirde 20 yıl boyunca insanlar sadece taksitleri düşüneceklerdir. Çünkü her ne kadar iktidar yanlısı medya 2 bin 280 lira taksitle yüzyılın ev fırsatı diye meseleyi takdim ediyorsa da gösterilen ile ortaya çıkan durum farklı olabilir. Daha doğrusu, bir ev sahibi olma hayali ile yola çıkan insanlar, bir süre sonra hayal kırıklığına uğrayabilirler. Satmak isteseler satamazlar. Çünkü borç bitmeden, tapuyu almadan satmak yasak. Hatta kiraya vermenin de yasak olduğu söyleniyor. Netice itibarıyla “yüzyılın ev fırsatı”, “tarihin en büyük konut projesi”, “konut devrimi” (!) olarak sunulmuş olsa da insanların bugünlerini ve geleceklerini sakin bir değerlendirmeden geçirerek bu işe girmeleri gerekiyor.
Balıklama atlamak ciddi sorunları gündeme getirebilir. Bu arada iktidar yanlısı medyada atılan adımları övsünler ama işin önünü arkasını gizleyen bir üslup kullanmamaları daha doğru olacaktır.