Beşiktaş, Antalya’nın harikalarla dolu yeni stadında beş gollü bir galibiyetle açılış yaptı diyebiliriz. Ya da ev sahibi Antalyaspor harika stadında siftah edemedi.
Derler ya “Bir çiçekle bahar gelmez” diye... Buradan başlayayım. Eto’o gibi dünyaca bir yıldızı getiren Antalyaspor, ne yazık ki bu futbolcunun etrafına bırakın çiçeği çalı bir yerleştirememiş. Hele hele böyle bir yıldızın maç kurgusu, oyun stratejisi dünkü hoca Yusuf’a bırakılmışsa... Ben koca oyunda Antalyaspor’un ne oynadığını, Beşiktaş’ı nasıl incelediğini bir türlü anlayamadım.
Gördüğünüz gibi Beşiktaş’la değil Antalyaspor’la başladım analize... Çünkü ev sahibini kısaca böyle geçebilirdik. İşin uzun kısmını Beşiktaş’a bırakalım dedim. Şenol Güneş kaleciliği bırakıp da teknik adamlığa soyunduğundan bu yana, bence hep başarılı olmuştur. Bunu söylerken illaki bir sezonda üç kupa falan alma şartı aramam ben... Neye mi bakarım Hoca, elindeki potansiyele göre mi oynatıyor Hoca, takımı kurarken şahsi kaprisler yapıyor mu Hoca, oyuncu seçerken, baskıların altında kalıyor mu Bunların hiç biri Şenol Güneş de yoktur. Haa zaman zaman oyun taktiğinde, oyuncu değişikliğinde hata yapmıyor mu Tabii ki yapıyor.
Bu maça gelelim. Gökhan Töre yok, Sosa yok... Yani orta alanın bir oyun tanzim edicisi yok. Bir de kanadın alışkın olduğu biri isim de... Yokluklar zararlı oldu mu Asla! Tam tersine yarı yarıya faydalı bile oldu diyebiliriz. Necip’in oynayışı ile Beşiktaş geri dörtlüsü garanti altına alınmış oldu. Töre’nin olmayışı ile ataklarda topla fazla oynanmadı ama tabii ki yardımlaşmada Quaresma aynı yere yükselemedi. Ama dediğim gibi Beşiktaş, zaman zaman Oğuzhan hariç, çok çabuk top çıkardı ve çok koyarak saha boşaltarak pasla dikine rakibin organize olmasına zaman tanımadı. Bu da farklı galibiyeti getiren başlıca sebep oldu.
Sahanın zemini çok yeni olduğundan zaman zaman kalktı ama bu muhteşem stada şapka çıkartmak gerekir. Hakem mi Oyunun hemen ilk beş dakikası içinde iki Antalyasporluya sarı çekince Beşiktaş’a müdahalelerde tabii ki eksilme oldu. İlk sarı çok doğru ikincisi gösterilirdi de, gösterilmezdi de...
Neyse, Beşiktaş şu anda ligin öne doğru çok çabuk oynayan, geriye de çabuk katlanan tek takımı gibi duruyor. Şenol hocanın 15-16 civarında oyuncu kullanması da istim üzerinde kalmayı sağlıyor. Her maça kiminle çıkacağım gibi kafa kaşıtan, içinden çıkılmaz öz bir yönetim düşünmek her zaman zarar vermiştir. Bunların üzerinde takımı yazboz yapanlar olduğunda yazmıştım. İşte Beşiktaş bunun yararını görüyor. Ve de oturmuş Galatasaray adlı rakibinden de daha üst kalitede oyunculara sahip...
Haa bir maçla, bir beş atmakla şampiyon olunur mu Tabii ki hayır! Ama oynana, daha doğrusu oynanması konusunda ısrarcı davranılan sistem ve şekil ilerisi için de çok parlak ışıklar yakıyor.