Milli Savunma Bakanı Güler, “Güvenlik sağlanmadan Suriye’den çıkmayız” demiş. Bu söze itirazım yok ama Suriye’de güvenliğin kim ya da kimler tarafından nasıl sağlanacağı sorusunun cevabı önemli. Çünkü Suriye’yi karıştıran, yıllardan beri adeta gizli bir işgalin altında bulunan Suriye’yi bugünkü duruma getirenler adeta Suriye’yi aralarında paylaşmış durumdalar. Bu ülkelerin başında ABD, ikinci sırada ise Rusya geliyor. Çünkü Türkiye’nin Suriye’de bulunuşu işgal niyetinden değil, ABD’nin kanatları altında getirip bölgemize yerleştirdiği terör örgütleri, bunun da ötesinde özellikle ABD bölgemizin barışa kavuşmasını istemiyor. Çünkü ABD, Büyük Ortadoğu Projesi adı altında ilan ettiği bölgemizin yeniden tanzim edilmesi, bir başka ifadeyle parçalara ayrıştırma hedefine ulaşmak için bölgenin kesinlikle çatışma ortamı olma özelliğini koruması gerekiyor.

Böyle olunca da sanıyorum Suriye’nin, bunun da ötesinde ülkemizin huzura kavuşması için ABD’nin bölgemizden sökülüp atılması gerekiyor. Böyle olunca da ABD’nin bölgeden atılmasının nasıl sağlanacağının cevabının bulunması gerekiyor. Çünkü ABD, bölgemizde kalıcı, gitmeye niyeti olmadığını her hareketi ile gösteriyor. Söz gelimi Akdeniz’deki adaların giderek ABD üslerine dönüşüyor olması bunun için yeterli bir göstergedir. Bunun yanında sessiz bir şekilde Suriye’deki varlığını giderek artırıyor. Bunun da ötesinde Rusya’da ABD kadar açıktan olmasa da terör örgütlerine desteğini sürdürüyor. Bölgemizde, özellikle de Suriye’de güveliğin sağlanabilmesi için terör örgütlerinin etkisiz hale getirilmesi, bunun için de ABD ve destekçilerinin terör destekçiliğinden vazgeçmeleri, sömürgeci güçlerin bölgeden atılması gerekiyor.

Bunun nasıl olacağı sorusuna kesin bir cevap vermek mümkün değil. Çünkü bölgemizin ve özellikle de Suriye’nin karıştırılması aslında Büyük İsrail Projesi’nin başlangıcı idi. Siyonistler bu hayalden vazgeçmedikleri sürece bölgemizin huzura kavuşması mümkün görünmüyor. Çünkü Ege adalarında sürekli olarak yeni ABD üsleri kuruluyor ve bunun destekçiliğini Yunanistan adına ABD’li parlamenterler yapıyor. Kısacası, Siyonistlerin “Gizli Dünya Devleti’nin önünü açabilmek için bölgenin sürekli çatışma ortamında yaşamaya mahkûm hale getirilmesinin temelinde Büyük İsrail hedefi yatmaktadır. Bu hedef Siyonistlerin hedefi ile aynı.

Tüm bunların bilinmeyen yanı olmadığını biliyorum. Sadece bir hatırlatma yapmak istedim. Özellikle de ülkemiz başta olmak üzere bölge ülkelerinin bir birlik oluşturup dünya üzerinde yeni bir güç ve denge oluşturulmadan bölgemizin huzura kavuşmasını beklemek kendimizi kandırmaktan öte bir anlam ifade etmiyor. Çünkü sömürgeciler hak, hukuk tanımaz, sadece güçten anlarlar. Bunun çeşitli örnekleri geçmişte yaşandı. Elbette bölgemizde İsrail’in kurulmasını sağlayan, bir diğer ifadeyle bölgemize Siyonist hançerin saplanmasını sağlayan İngiltere’nin dünya üzerinde Siyonistlere yaptığı hizmetin boyutunu görmek durumundayız.

Çünkü Suriye bizim komşumuz, bölge yüzyıllardan beri bizim bölgemiz. Bugün geldiğimiz nokta tesadüfen oluşmuş değil. Uzun yıllardan beri uygulanan bir planın, bunun da ötesinde uygulamaya devam edilecek bir planın sonucudur. Osmanlı’nın parçalanması incelenirken işin bu boyutu da hatırlandığında bizim adımıza bölgemizin huzura kavuşması ve huzurun sağlanmasını bugünkü karmaşanın sorumlularından beklemek doğru değildir.