Ülke gündemi Ankara da yapılacak başbakan atamasına
kilitlenmişken, doğu illerimiz ve sınır bölgelerimiz hareketli ve sıcak günler
yaşıyor. Ocaklara ateş düşüyor. Geçtiğimiz hafta Saadet heyeti olarak Genel
Başkan Prof. Kamalak la birlikte ziyaret ettiğimiz Kilis sosyolojik açıdan
incelenmeye değer bir yer. Merkez nüfusu 93 bin, Suriyeli sayısı en az 200 bin.
Suriyeli mülteciler içinde büyük kısmını orta ve üst gelir grubuna ait
Halepliler oluşturuyor.
Bunun temel nedeni Kilis in Suriyeliler için sosyal ve
kültürel yakınlık, yaşam ve gidip gelme kolaylığının olması.
Suriyelilerin gelmesinden sonra Kilis te yapılaşma arttı.
Nüfus artışına paralel bir yükseliş, hatta fazlası söz konusu. Her yerde mantar
gibi lüks apartmanlar türüyor.
Deyim yerinde ise Suriye aristokrasisine özel pek çok
yeni mahalle ve semtler kuruldu. Lüks yapının hâkim olduğu bu bölgeler kadim
Kilis ten gözle görülür şekilde ayrılıyor.
***
Öncüpınar Sınır
Kapısı merkeze beş kilometre mesafede, fakat şehir sınır kapısıyla bütünleşmiş
durumda.
Sınırın karşısındaki kargaşa bizim tarafta da hâkim.
Kuvvetle muhtemeldir ki Türkiye nin Beşşar ı kim devirirse yanındayız diyerek
destek verdiği gruplar tarafından atılan roketler, şehri darmadağın
ediyor. Son yaşanan olaylarla birlikte
Suriyelilerde de büyük bir korku hâkim. Artık ne yapacağını bilemez duruma
geldiler. Geldiklerine pişmanlar! Şehirde karmaşaya rağmen hayat sürüyor. Bir
yandan roketler düşerken, diğer yandan ise roketlerin deldiği yerler tamir
ediliyor.
Halkta bir bezginlik havası hâkim, Suriyelilere karşı
ciddi bir nefret dalgası oluşmuş. Kilisliler artık her gördükleri dindar kisveli Suriyeliyi İşidli düşman
gözüyle görmeye başladılar.
***
Daha vahim olan durum ise Suriye de bir süredir
yürürlükte olan ateşkes sekteye uğramış, çatışmalar yeniden alevlenmiş ve savaş
yeniden başlamış durumda. Korkumuz şu ki; Kilis i tahliye süreci tamamlanır,
halk şehri terk eder, böylece savaşın tampon alanı haline gelir, sonra da savaş
diğer komşu illere sıçrar. Artık
Türkiye zor bir sürece geçiyor. Geçtiğimiz günlerde ABD ve İsrail in 19
tehlikeli il açıklamasıyla gözler bu illere çevrilmişti. Peşinden derhal
Türkiye yi terk edin, bölgeden uzaklaşın sözleri de boşa değildi.
Öyle anlaşılıyor ki önümüzdeki dönem, sınır illeriyle
sınır kalmayan tehlikeli süreçler yaşayacağız..
***
Bu ateşin kıvılcımı bir başlarsa dalga dalga her yere
yayılır. Ülke genelinde Suriyelilere karşı bir linç kampanyası başlamasını
kimse engelleyemez.
Plan kurucular planı sadece bir boyutlu yapmıyor. Kilis e
kuş uçuşu mesafedeki yakın komşu Hatay ın Reyhanlı ilçesine ve ardından Akdeniz
sahiline giden bir koridor hedefine doğru adım adım ilerleniyor. Korkarız ki
senaryo olarak çizilmiş olan Kuzey Irak tan sonra Kuzey Suriye de kurulu PYD
yönetimindeki sözüm ona devlet in Hatay üzerinden Akdeniz Sahiline açılma
projesi eyleme konacak.
Esas soru şu; Irak ve Suriye sınırımızda yaşanan bu gelişmeler
birlikte değerlendirildiğinde Hassa Tüneli boşuna mı yapılıyor Kanal
İstanbul a alternatif bölgeye büyük hizmet olarak sunulan bu tünel kime hizmet
edecek
Bizden söylemesi sonra Hayaldi gerçek oldu! demesin
kimse!