Prof. Dr. Veysel Eroğlu dostumu canlı yayımlanan bir televizyon programında bir taraftan dinliyorken, diğer taraftan bu yazıyı yazıyorum. Eroğlu na, İSKİ de yaptığı çalışmalardan dolayı İstanbullular olarak şükran borçluyuz. DSİ nin (Devlet Su İşleri) başına geçtikten sonra da hizmetlerine devam etti. Özellikle su/sulama ve ona bağlı olarak enerji/elektrik üretimi konularında, değerli dostumdan ülke olarak daha nice hizmetler beklediğimizi bu vesileyle hatırlatmalıyım.
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, bu yazıyı yazdığım gün, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile ASKİ nin Ankara ya su temini konusunda üzerine düşen, ancak yapmadığı hiçbir şey olmadığını savunarak, "Belediye Başkanlığı nın hiçbir sorumluluğu bulunmamaktadır!" deyiverdi. Melih Gökçek yaptıklarıyla övünmeyi iyi becerebilen bir başkan. Bugüne kadar yapması gerekip de yapamadıkları konusunda yerilmeye ise hiç tahammül edemiyor. Bence, bu işin içinde bir iş/ler var ama; bekleyip göreceğiz ve zamanla ne/ler olduğunu anlayacağız.
Başkan, bu arada "Gerede Sistemi" ile ilgili bir ayrıntı veriyor ve diyor ki; "Gerede Sistemi nden su temini projesi konusunda DSİ ile yapılmış görüşmeler, yazışmalar vardır. 450 milyon dolarlık bir maliyeti kabul etmedik. Haklıydık. 1053 sayılı kanuna göre DSİ suyu getirir, belediye dağıtır..." Bir taraftan daha düne kadar DSİ nin başında bulunan Veysel Eroğlu nu dinliyorken, diğer taraftan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek in sanki muhalefet partisindeymiş gibi söylediği ve devamı da olan bu zehir-zemberek beyanları okuyorum
Eh, pes doğrusu!
DSİ getirsin, belediye hazır gelen suyu dağıtsın
Belediyenin imkanları ise su ihtiyacı hariç her yere olabildiğince aksın
Sular akıyorken başkan hizmetleriyle övünüp dursun, ama akmadığında ise veryansın etsin!
Oh ne âlâ memleket; nimetler başkana, külfetler yabana!
*
Başkan Melih Gökçek e buradan soruyorum:
-Seçildiği ilk dönemden bugünlere kadar neyi eksikti de, bugünlerde su alanında İstanbul daki CHP li Nurettin Sözen dönemini hatırlatan bir süreci Ankaralılara yaşatmaya başladı
-Yaptığı diğer hizmetlerle haklı olarak öve öve bitirilemeyen sayın becerikli başkan, su meselesinde acaba bugünlerde neden böylesine su koyuveriyor !.
-Bugün yazdığım konuya Prof. Dr. Veysel Eroğlu ile özellikle girdim. Başkan Melih Gökçek bu kadar zamandır Ankara için neden bir Veysel Eroğlu bulamadı !.
-Refah Partisi dönemi ile başlayan ve adeta efsaneye dönüşen yerel yönetim hizmetleri, İstanbul İSKİ örneğinde olduğu gibi ASKİ de neden olmadı, İstanbul daki İSKİ birikim ve tecrübesinden Ankara da neden yeterince yararlanıl[a]madı [Aklıma Millî Görüş Gömleği geliveriyor.]
Benzeri sorular çoğaltılabilir ama bu kadarla iktifa ediyorum.
*
Başbakan Erdoğan, Türkiye genelindeki susuzluk sorunuyla ilgili nelerin yapılabileceğini araştırmak için "Su Şûrası" yapılacağını açıkladı. Pek çok konuda "alternatif çözüm çalışmaları" yapan çalışma arkadaşlarımızdan bir kısmı bu şûrada bulunsa, iyi ve faydalı olur kanaatindeyim.
Kuraklığın biraz abartıldığını belirten Başbakan Erdoğan, tıraş olurken ve banyo yaparken daha az su kullanılmasını istedi. Bu arada, Ankara için yapılan Kızılırmak projesinin geçmişte yapılmamasını bir gecikme olarak kabul eden Erdoğan, nehirlerin kurumasının sebebinin AKP li belediyeler olmadığını kaydetti.
-Sayın Başbakan; bu durumda Refah Partisi zamanında İstanbul Belediye Başkanı seçildiğiniz günlerdeki bereketli yağmurları bir hatırlayıverin. O zamanki bereketli yağmurların yağmasının ve barajların su ile dolmasının sebebinin RP li belediyeler olmadığı söylenebilir mi
Hani, derler ya; kabahat gelin olmuş, kimse almamış.
O hesap, Ankaralı başkan ve başbakan sorumlu değilmiş!
O zaman, hâlen akmayan ve akmayacak suların sorumlusu kim !.
Su/sulama ve enerji/elektrik meseleleri önümüzdeki zaman sürecinde gündemimizi uzun süre meşgul edecekmiş gibi görünüyor. Görevimiz icabı, bu önemli konuları çare ve çözüm önerilerimizle birlikte yazmaya devam edeceğiz