İzleyicilerin maraz meraklarına servis yapan, kimin eli kimin cebinde, kim kimle düşüp kalkmış türündeki haberlerin televizyon ekranlarını doldurmasıyla ilgili kendisiyle röportaj yaptığımız bir iletişim profesörü, "Maraz meraklara yapılan servis haberlerde sınırı koyamazsınız. Çünkü, bu tür haberleri dinleyen insanlar, dedikodunun daha katmerlisini, daha ağırını beklerler" demişti. Magazin haberciliğin insanlarımızın zihninde yaptığı deformasyonlarla ilgili sürekli bir şeyler söylüyoruz. Bu tür haberlerin yaptığı en büyük etki, "kötülüklerin sıradanlaştırılması" Bir sanatçı veya manken beraber olduğu birisini aldatmış Tek gecelik ilişkiler Rezil görüntüler Haftalardır, bir klarnetçi ile bir kadın popçu arasındaki ilişkiyi konuşup duruyoruz Klarnetçinin eşi başka telden çalıyor, klarnetçi başka telden çalıyor, popçu başka telden çalıyor İbrahim Tatlıses bile bu rezil gündemin reytinginden pay kapmaya çalışıyor.

Aslında bizim işlemek istediğimiz konu şu: Pislik, kepazelik, madrabazlık, aldatma, aldatılma Bütün bu konuları ele alıp zihinlerimize boca eden bu programlar, televizyon ekranlarında hafta boyunca farklı isimlerle karşımıza çıkıyorlar.

Sabahleyin erken işe geldiğimiz için genelde onbeş yirmi dakikalık bir aralıkta televizyon seyredebiliyoruz Önceki gün evden biraz geç çıktık O da ne Reyting canavarı televizyon kanallarımızın ikisinde, sabahın kör saatine bile bu tür maraz haberleri ele alan program koymuşlar Birisi, Dobra Dobra, diğeri ise Herkes Yanlış Biliyor adlı programlar. Bu işler bu saatlerde mi başlıyor Millet bu kadar mı dedikoduya meraklı Yazıklar olsun! Bizim insanlarımız bu kadar mı dedikodu delisi olmuş Kelimenin tam anlamıyla insanlarımızın karakterlerini bozmuşlar bunlar!... Ne konuşuyorlar peki programda O bunu aldatmış, bu bununla kırıştırmış, bu bununla düşüp kalkmış

Sabahın kör saatinde, insanların maraz meraklarını gıdıklayacağınıza, aklı başında eğitici-öğretici bir şeyler koyamıyor musunuz

İşiniz gücünüz, vur patlasın çal oynasın eğlence, kim kiminle kırıştırmış magazin, dedikodu Daha da ilginci, bu programları yapanlar ele aldıkları konuları öylesine kurcalıyorlar, öylesine derinlemesine analizler yapıyorlar ki, sanki memleket kurtaran bir edada, tavırda ve bilgiçlikte karşımıza çıkıyorlar. Dedikodu yorumlamak, ne zamandır ehemmiyetli bir iş haline döndü

Damarlarına basıldı mı, "Biz sanat camiasının nabzını tutuyoruz, sanatçılarla hemhal oluyoruz" deyip işin içinden sıyrılıyorlar. Magazin sadece sizin dedikodu kazanınızda kaynayan aşure mi

Prof. Dr. Ünsal Oskay, "Magazini sadece şöhretlerin hayatıyla ve yedikleri haltlarla sınırlı tutanlar yanlış yapıyorlar. Magazin hayatın kendisidir, magazin hayattır. Magazin hiç tanımadığınız bir insanın, deşildiğinde dünyalara ibret olabilecek hayatıdır" demişti.

Ne diyordu Üstad, "Kaf dağını assalar belki çeker de bir kıl/ Bu ifritten sualin kılını çekmez akıl/Geldi ölümlü yalan gitti ölümsüz gerçek/Siz hayat süren leşler, sizi kim diriltecek "