İktidar partisi AKP ile muhalefet partileri arasında karşılıklı “siyasi ayak” suçlamaları hız kesmeden devam ediyor.

İktidar partisi AKP, FETÖ’nün “siyasi ayağı” olarak CHP’yi göstermeye çabalarken ana muhalefet partisi CHP de FETÖ’nün “siyasi ayağının” iktidar partisi olduğunu belgelemeye uğraşıyor.

Bu “siyasi ayak” yakıştırmaları tam gaz devam ederken tartışmaya yandaş medyanın da katıldığı görülüyor.

Yandaş medya topu “geçmişin” üzerine yıkarak iktidar partisi üzerinde yoğunlaşan baskıyı hafifletmeye çabalıyor. Yandaş medya “siyasi ayak arayanlar 2000 öncesine baksınlar” diyerek Ecevit’li, Demirel’li Fethullah Gülen fotoğraflarını yayınlıyorlar.

Tamam, FETÖ bu dönemlerde palazlandı.

Ama kimin devr-i iktidarında özgüven patlaması yaşayarak darbe yapmaya kalkıştı?

Yandaş medya bu konunun üzerinde hiç durmuyor.

Aksine AKP iktidarları döneminde örgütün darmadağın edildiğini ileri sürüyor.

Örgütün kırk yıl boyunca devletin kılcal damarlarına kadar sızdığını ve 28 Şubat döneminde en stratejik oluşumlarını tamamlandığını iddia ediyorlar.

Doğrudur, örgüt kırk yıldır devletin kılcal damarlarına kadar sızmıştır.

Yine doğrudur ki 28 Şubat döneminde stratejik oluşumlarını tamamlamışlardır.

Ama hiç unutulmaması gereken bir doğru daha bulunuyor.

AKP iktidarları döneminde söz konusu örgütün devlet yönetiminde ağırlığı tavan yapmıştır.

Bunu nereden mi çıkarıyoruz?

Bunu araları biraz açılınca AKP’li yöneticilerin FETÖ’cülere yaptıkları sitemden çıkarıyoruz.

“Ne istediniz de vermedik” sitemi bize örgütün AKP iktidarları döneminde devlet yönetimine yerleşmekte tavan yaptığını kanıtlıyor.

Bütün bu gerçekler de “siyasi ayak” tartışmalarında bir hedef saptırması yapılmaya çalışıldığını gözler önüne seriyor. Suçu 2000 öncesine yıkarak, kendilerini aklamaya çalışanların bu konuda başarılı oldukları söylenemez.

Lafta örgütün darmadağın edildiği doğrudur ama örgütün bu gücüne aynı dönemde ulaştığının da inkârı mümkün olmayan bir başka gerçektir.

Dolayısıyla “siyasi ayak” suçlamasını 2000 öncesinin üzerine yıkarak işin içinden sıyrılmaları mümkün değil.

Yandaş medya istediği kadar AKP yönetimini aklamaya çalışsın netice değişmeyecektir. Çünkü ortada herkesin gözü önünde cereyan etmiş birçok yaşanmışlık bulunuyor.