Fenerbahçe benim sezonun ortasından bu yana en güçlü şampiyonluk adayımdı. Nitekim ezeli rakiplerinden, aynı yarışta, birer defa dört puan geride kalmasına rağmen onları yenerek hep yaklaştı. Hatta bazı haftalarda geçti de... Ama Fenerbahçe’nin son bir kaç haftaya kadar hiç bir takım tarafından keşfedilememiş bir sırrı da vardı. Bu sır teknik idi. Fenerbahçe’nin ön saflarında oynayan yabancıların, Emenike’nin biraz düz top ve koşu yolu topu hariç, hiç birinin adam geçme özelliği yoktu. İşte bu yüzdendir ki, bendeniz de Diego alındığında bu takımda yararlı olamayacağını yazıp durmuştum. Ama ne var ki o öndeki oyuncuların belki de bu defa tersine biraz Emenike hariç, bir özellikleri yok değildi... O da bulurlarsa atarlardı. Demek ki, bu sır keşfedildi ki, Balıkesirspor 3, Sivasspor 2 ve sonunda iki topu direkten dönen Erciyesspor 1 gol attı. Yani rakipler, hele hele Emre’siz kalmış orta alanları kolay geçip, göbeği sadece adam devirmekle ünlü Fenerbahçe savunmasının üzerine oynamaya başladılar.
Bu özetten sonra Emre’nin ne kadar önemli bir orta saha olduğunu da gördük. Çünkü Fenerbahçe hiç bir bölümde oyunun yönünü doğru bulamadı ve harmandalı oynadı. Diego ne zaman topla terse dönse, koşu yapmış, deplase olmuş arkadaş bulamadı. Caner ve Gökhan hariç tabii ki... Selçuk’la başlamak eleştirilebilir. Ancak son maçlardaki savunma ile orta alanın yolgeçen hanına dönüşü ve de Emre’nin olmayışı Kartal’ı bu seçime itmişti belli ki... Kuyt’ın, çoktan valiz hazırlığına başladığını, hatta taksi şirketi ile bile anlaşmış olabileceğine burada kaç defa yazdım. Ama İsmail hoca onu da son iki maçın ışığında kadroya koymuştu anlaşılan.
İkinci yarıya ne var, ne yoksa girdi Fenerbahçe... Savunma- mavunma bir kenarda maç kazanılmaya çalışılacaktı. Meireles’le Alper oyunu açabildiler zaman zaman ama bu defa da kaleci Gökhan çıktı karşılarına... İnanılmaz toplar çıkartan Erciyesspor kalecisi maçın adamı oldu. Bu arada rakip takımın savunma göbeğinin çeldiği yüksek topları da notlarımız arasına alalım.
Fatih Tekke gibi dünkü hoca takımındaki gençleri, Oğulcan ve Anıl gibi, biraz daha disipline edebilseydi, direkler ötesi neler olmazdı ki... Bu arada Erciyesspor, Rizespor’un Gaziantep’te kazanmasıyla galiba düştü. Bunun hesabını da bir sezonda dört hoca değiştirenler verecek sanırım.
Şimdi liderden üç puan geriye düşmüş bir Fenerbahçe var... Ve önündeki iki maçı deplasmanda... Ben Başakşehir’i kolay geçebileceğini söyleyebilirim ama Mersin İdmanyurdu maçı bu sallantıdan sonra zor geçebilir.
Hâlâ yazar, hala söylerim; ligin tepesi hâlâ muammadır. Galatasaray’ın hiç bir maçı kolay kolay kazanamayacağını hep yazdım. Haksız mıyım Biliç’in bol santrforla maç kazanılacağını sanması da hâlâ devam ederse...