Osmanlı da sipahilerin yani sipahi askerlerinin durumu ilgimi çekti, mâlum sipahiler kapıkulu süvarilerinin en seçkin grubunu oluşturmaktaydı. Sipah "asker" anlamına gelen bir kelimedir. Bu kavram Osmanlı da askerî teşkilâtın çeşitli grupları için de kullanılmıştır.
Sipahiler, zaman içinde kurumlaşarak Osmanlı tarihinde büyük işler başarmışlardır. Ancak gel zaman git zaman bu kurum dejenere olmaya başlamış, iç ve dış huzur ve sükûnu sağlamakla görevli olan askerler huzur ve sükûnu bozar hale gelmişlerdir.
Bu bilgilere çeşitli tarih kitaplarında ulaşmak mümkündür. Ancak ben yeniçeri ve sipahilerin sonunu getiren olaylardan birkaçını hatırlatmak istiyorum. Bugünle bağlantı kuranlar çıkabilir veya tarih tekerrür etmesin düşüncesinde olanlara bir hatırlatma görevi görebilir düşüncesiyle...
"Tarih tekerrürdür" diyorlar ya, gerçekten ibret alınmayınca -ibret alabilmek için bilmek gerekir-, bilinmeyince tarih tekerrür ediyor. Aşağıdaki örnekler bunun açık birer göstergesi gibi geldi bana...
İçeride ve dışarıda, serhat boylarında düşmana kaçacak delik aratan, askerlikte maharet sahibi sipahiler ve yeniçeriler hâsılı askerler XVI. yüzyılın son çeyreğinden itibaren güvenlikteki ve savaşlardaki başarılarından çok, İstanbul da çıkarttıkları isyanlarla anılır olmuşlardır.
2 Nisan 1589 tarihinde kapıkulu sipahileri değeri düşük akçe ile maaşlarının ödenmesini kabul etmeyip büyük bir isyan çıkarırlar. Sarayı işgal edip divanı basarlar, ki bu, tarihte meşhur Beylerbeyi Vak ası adıyla anılır. III. Murat, sipahilerin istediği iki paşayı feda ederek isyanın büyümesini önler (Selânikî Mustafa, Târîh-i Selânikî, I, haz. Mehmet İpşirli, Ankara 1999, s. 211).
1595 yılında kendilerine ulûfe verilmediği için yine isyan eden sipahiler, karşılarında yeniçerileri bulurlar ve isyan yeniçeriler vasıtasıyla bastırılır.
19 Mayıs 1622 tarihinde sipahilerle yeniçerilerin birlikte hareket ederek dönemin hükümdarı II. Osman ı katlettikleri de herkesin mâlumudur.
Şubat ve Mart 1632 tarihinde yeniçeri ve sipahilerin başı çektiği âsiler, IV. Murat döneminde iki büyük isyan daha çıkarırlar. Askerlerin isteklerine boyun eğen ve Vezîriâzam Hâfız Ahmet Paşa nın paramparça edilmesine şahit olan IV. Murat, daha sonra askerî gruplardan itaat yemini alır ve sipahileri ağır bir şekilde cezalandırır.
25 Ekim 1648 tarihinde, Vezîriâzam Sofu Mehmet Paşa nın devlet kurumlarındaki aksaklıkları gidermek maksadıyla yaptığı / yapmak istediği icraatları ve Kethüdâ Mehmet Ağa nın hapishanelerdeki suçlu sipahilerden birkaçını öldürmesi üzerine, sipahiler Üsküdar da isyan bayrağını açarlar.
Sipahiler kendilerine gönderilen elçileri geri çevirip Üsküdar dan İstanbul a geçerler. Sofu Mehmet Paşa, isyana engel olamayacağını anlayınca yeniçerilere sığınarak sipahilere, yeniçeriler vasıtasıyla büyük bir darbe vurur. Niğde de ikamet eden kapıkulu sipahilerinden Abdünnebî adlı sipahi, öldürülen arkadaşlarının intikamını almak için İstanbul a doğru yola çıkarsa da Maltepe den ileri geçemez.
4 Mart 1656 tarihinde yine yeniçeri ve sipahiler maaşlarının düşük akçe ile ödenmesi yüzünden huzursuzluk çıkarırlar. Padişahtan öldürülmesini istedikleri 30 kişinin cesedini teker teker Sultanahmet Meydanı ndaki çınar ağacına asarlar. Tarihte bu hadiseye Vak a-i Vakvakıyye veya Çınar Vak ası denmektedir. İsyan sonunda sipahi ağaları her istediklerini yaptırmaya başlarlar. IV. Mehmed yeniçerileri kendi yanına çekerek sipahi ağalarını sarayda katlettirir (Ziya Akkaya, Vecîhî, Devri ve Eserleri, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü [doktora tezi], 1957, s. 133-138).
5 Ocak 1657 tarihinde, Köprülü Mehmed Paşa nın sadrazamlığı sırasında hazinede yaşanan sıkıntı sebebiyle maaşları ödenmeyen sipahiler yine isyan çıkarırlar. Ancak Köprülü Mehmet Paşa ulemânın ve yeniçerilerin desteğini alarak isyanı bastırır. Sipahilerin bulunduğu Eminönü deki Elçi Hanı ve Yenicamii Hanı gibi mekânlara baskınlar yapılarak ele geçirilen sipahi ağaları idam edilir (Vecîhî, 145 vd.).
1687 yılında ülkede yaşanan malî buhran yüzünden, maaşlarını alamayan askerler yine isyan ederler ve Avusturya cephesini terk ederek IV. Mehmet i tahttan indirip yerine II. Süleyman ı çıkarırlar. Maaş için cepheyi terk eden asker Ne korkunç değil mi
Bu isyanın boyutları ve yankılar büyük oldu. İstanbul da aylarca süren sipahi ve yeniçeri zorbalarının isyanı, ancak halkın isyanıyla ortadan kaldırılabildi (Silâhdar Tarihi, II, haz. Ahmed Refik, İstanbul 1928, 295 vd.). Bu hadise sipahilerin iştirak ettiği son büyük isyandır.
1826 yılında Yeniçeri Ocağı nın ortadan kaldırılmasından sonra Sipahi Ocağı da Şûrâ-yı Devlet tarafından lağvedildi. Anlayanlar için tarih ibretlik hadiselerle dolu...