1996 yılında 14 yaşındayken gözaltına alınıp karakolda, "Bu kağıdı imzala seni evine göndereceğiz" diyerek ifade tutanağı imzalatılan ve yasadışı örgüte üye olmaktan idamla yargılanıp 10 yıl cezaevinde yatan Yakup Köse‘ye yine cezaevi yolu görünüyor.

14 yaşındayken 1996 yılında gözaltına alınan Yakup Köse yasadışı örgüte üye olmak, örgüt için eylem yapmak, iddiasıyla idamla yargılandı. 10 yıl cezaevinde yatan Köse, Bandırma cezaevine 2000 yılında yapılan Hayata Dönüş operasyonunda yaralandı. 2 Mayıs 2011 tarihinde, 28 Şubat sürecinde uğradığı haksızlıklar nedeniyle 28 Şubat darbesini yapanların yargılanması için dava açtı. 28 Şubat darbesini yapanların yargılanmasını bekleyen Köse, Bandırma cezaevindeki operasyonda jandarmaya mukavemet etmek ve cezaevinde silah imal etmek iddiasıyla yine yargılanacak. Köse‘nin davası, 29 Haziran da İstanbul Beşiktaş‘taki 12. Ağır Ceza Mahkemesi‘nde görülecek. Mahkeme sonucunda, mahkumiyet kararı çıkarsa Köse, haklarında suç duyurusunda bulunduğu 28 Şubatçıların yargılandığını göremeden cezaevine girecek.

Kandırıp kağıt imzalattılar

Adını dahi o güne kadar duymadığı İBDA-C üyesi olmak ve örgüt adına eylemler yapmak suçlamasıyla 1996 yılında 14 yaşında çocukken gözaltına alınan Yakup Köse‘ye ‘seni ailenin yanına göndereceğiz‘ denilerek bir kağıt imzalatıldı. Kendisine yapılan suçlamaları kabul etmediğini belirten Köse, "Bunlardan problem çıkmaz, imzala seni ailene göndereceğiz dediler. Ben de yaşımın verdiği iş bilmezlikle önüme koyulan kağıtları imzaladım. Ama bana isnat edilen suçları hiç bir zaman kabul etmedim, ne emniyette, ne savcılıkta, ne de mahkemede" dedi.

Çocuk mahkemesi yerine DGM!

14 yaşında olduğu için çocuk mahkemesinde yargılanması gereken Köse, Devlet Güvenlik Mahkemesi‘nde TCK‘nın en ağır maddesi 146/1 idam maddesiyle yargılandı. Gözaltına alındıktan sonra 3 ay içerisinde yargılanmasının tamamlanıp idama mahkum edildiğini anlatan Köse, normal bir yargılamada bu süre içerisinde iddianame bile hazırlanamadığını, avukatların mahkemeye karşı delil sunmalarına bile fırsat tanınmadığına dikkat çekti.  Köse 10 yıl cezaevinde kaldı. Nazilli E Tipi Cezaevi‘nde cinayet uyuşturucu ve farklı suçlarda bulunan insanların yanına  koyulduğunu anlatan Köse,  Nazilli E Tipi Cezaevi Müdürü Ferit Çaydaşı‘nın kendine defalarca bir yerlerden aldığı talimatla işkence yaptırdığını söyledi.

2000 yılında cezaevlerine düzenlenen Hayata Dönüş operasyonunda Bandırma cezaevinde yaralanan Köse, cezaevine yapılan baskında, koğuşların tarandığını ve yakıldığını, Hasan Meriç‘in öldürüldüğünü, 10 kişinin de ağır yaralandığını anlattı. Olayda kolunun kırıldığını söyleyen Köse, hastaneye tedaviye gönderilmek yerine, Eskişehir cezaevine sevk edildiğini dile getirdi. Bandırma cezaevindeki olaylar nedeniyle 30 tutuklu ve mahkuma silah imal etmek, isyan çıkarmak ve kolluk kuvvetlerine mukavemet etmek suçlamasıyla dava açıldı. Cezaevinde koğuşların 10-15 günde bir arandığını söyleyen Köse, "Yataklarımız dolaplarımız her yer aranıyordu. Cezaevinde mahkum neyle nasıl silah imal etsin. Baskında teslim olmamıza bile izin vermediler" diye konuştu.

28 Şubatçıların tertibi

Hayata Dönüş operasyonun 28 Şubatçıların bir tertibi olduğunu düşünen Köse, 28 Şubatçıların yargılanması için 2 Mayıs 2011 tarihinde dava açtı. 28 Şubat sürecinde mağdur olanlara, bu süreçte cezaevlerinde işkencelere maruz kalanlara ve vicdan sahiplerine çağrı yapan Köse, 28 Şubatçılardan hesap sorulmasını ve 28 Şubatçıların yargılanması için girişimde bulunmalarını istedi. Köse, "28 Şubatçılar Yargılansın kampanyasına desteklerini bekliyorum.12 Eylülcüleri yargılama süreci güzel bir gelişme, darısı 28 Şubatçıların başına diyorum! İnşallah bu da bir vesileyle olur" dedi.

Muhabir: Haber Merkezi