Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Sosyal Güvenlik Uzmanı Emin Yılmaz, emekli maaşlarındaki erimenin ve derinleşen geçim sıkıntısının kökeninde kronikleşmiş sistemik sorunların bulunduğunu belirtti. Emekli aylıklarının ilk sigorta başlangıç tarihine göre üç farklı dönemde farklı formüllerle hesaplandığını hatırlatan uzman isim, mevcut yapının prim ödeyenleri adeta cezalandıran bir yapıya büründüğünü vurguladı.

Yıllar içinde yapılan yasal değişiklikler ve aylık bağlanma oranlarındaki indirimlerin maaşları bugünkü seviyelere taşıdığını ifade eden Yılmaz, geçici iyileştirmeler yerine köklü bir sistem reformunun şart olduğunun altını çizdi.

Tl 74

PRİM GÜN SAYISI VE TABAN AYLIK ÇARPIKLIĞI

Mevcut uygulamanın adaletsizlik yarattığına dikkat çeken Yılmaz, çarpıcı bir örnek paylaştı. Asgari ücretten 10 yıl boyunca toplam 3 bin 600 gün prim ödeyen bir sigortalı ile 25 yıl çalışarak 9 bin gün prim ödeyen başka bir vatandaşın, Hazine destekli taban aylık mekanizması sebebiyle aynı tutarda maaş aldığını ifade etti. Bu durumun çalışma motivasyonunu zedelediğini belirten uzmanlar, intibak yasasının farklı yıllarda emekli olanlar arasındaki uçurumu kapatmak için geçmişte kısmen uygulandığını ancak bugün kapsamlı bir düzenlemeye ihtiyaç duyduğunu dile getiriyor.

Kalıcı Çözüm İçin Hayat Pahalılığı Şartı

Emeklilerin intibak, seyyanen zam veya refah payı gibi beklentilerine dair görüşlerini aktaran Emin Yılmaz, ad adı ne olursa olsun yapılacak ek artışların enflasyon karşısında erimesinin önüne geçilmesi gerektiğini belirtti. Maaş hesaplama sisteminin ödenen primleri adil yansıtacak şekilde sil baştan kurgulanmasının yanı sıra, enflasyonun ve hayat pahalılığının kontrol altına alınmasının kalıcı refah için vazgeçilmez tek şart olduğunu vurguladı.

Kaynak: Haber Merkezi