Müslümanların yıllık manevi şöleni olan bu kutlu ayda şeytanla birlikte onun ayakçıları da aynı oranda üzülmekteler.. Yalnız üzülmekle kalmamakta acaba yılda bir kez bu güzel ruhani ayda adeta Müslümanların melekleştiği vakitte onları nasıl meleklikten şeytanlığa indirebilir ya da yapamasam da sevinçlerini kursaklarında bırakabilirim diye nice projeler geliştirmekte.. Tabii bunu kendisi zincirlere bağlı olduğundan taşeron ya da partner kuruluşlarca uygulamakta.. Hatırladığım kadarıyla her sene Müslümanları rencide edici haber ve programlarla son yıllarda medyayı kullanan şeytan bu sene de müslümanların bir yardım kuruluşunu gündeme taşıyarak ha bire isabetli-isabetsiz atışlar yapmakta, çamur at da tutmasa da iz bırakır kabilinden icraatına devam etmekte.. Geçen hafta Eminönü çadırında yanıma yaklaşan yaşlı bir hanım evladım dedi. Elimde sadaka için ayırdığım bir miktar para var. Ben şimdiye kadar hep Deniz Feneri ne veriyordum. Ama son haberlerden sonra oraya vermek istemiyorum. Nereye vereyim dedi..
HER ŞEY YENİ BAŞTAN..
Ramazan insanlara göklerden verilmiş bir yenilenme fırsatı.. İnsana kendisini tanıma şansı verilen bir semavi armağan.. Böylece kendini bilen Rabbini bilir =men arafe nefsehu fekad arafe Rabbehu ölçüsünün gerçekleşme zamanı.. Bilebilenlere, nasiplenenlere ne büyük imkan.. Mahrumiyetten, hasretten, gurbetten tekrar vuslata ererek o ayrı kaldığı ve kendisine helal olan nimetlere tekrar kavuşarak onların bir kez daha kadir kıymetini yeniden algılamak.. Kelime anlamı yakmak olan Ramazan ile böylece yanlışlar, kötülükler, nefsi hegemonyaların saltanatı yakılarak ruhun hakimiyetini sağlayıcı iklimi soluyarak insan olduğumuzun farkına varıp bir kez daha eşrefi mahlukat olarak yaratılışımızın, halife oluşumuzun idrakine varmak..
İyi ki geldin Ramazan.. Geldin de ruhumuzu şad ettin.. Nefsimizi zincirledin.. Zihnimizi pak eyledin.. Cismimizi temizledin.. Neslimizi hoş eyledin.. Çevremizi fark ettirdin.. Garipleri mesrur ettin.. Zalimleri gark ettirdin.. Sahurla, iftarla, teravihle merhaba ey şehri Ramazan..
ÖMER KARAOĞLU ARMAĞANI
Ramazan aynı zamanda almaktan çok verme ayı.. İkram etme, infak etme, tasadduk eyleme, lutfetme zamanı olması ile de meşhur olduğundan müslümanlar bu vesile ile birbirlerine muhtaçlara, mahrumlara, fakir fukaraya, garip gurebaya Ramazanda bire yüz hatta peygamberin müjdesine göre yedi yüz misli karşılık verilen bir mevsim olduğundan herkes birbirine ikram etme yarışına girmekte adeta..
Ama herkes elinde olanından vermekten sorumlu.. Değerli sanatçımız Ömer Karaoğlu da sırf Ramazana armağan olsun diye hazırladığı Kur an Ayı Ramazan adlı müzik eserine bizlerin de iştiraki ile nefis bir klip sunarak katıldı. Eline, gönlüne sağlık televizyonlarda dönmeye başlayan bu ilk klibiyle güzel bir başlangıç yapmış oldu..
HAFTANIN ETKİNLİĞİ
Ramazan boyunca her akşam Feshane de Hediyeli İstanbul Yarışıyor programım saat: 20.30-21.00de.. Bu yazıyla gelenlere geçen haftada olduğu gibi yine hediyelerim olacak, inşallah..