Canlı yayında kadrolu elemanının pantolonunu indirip Türk televizyon tarihinin en büyük rezilliğine imza attıktan sonra eşinin doğum yapacak olmasını bahane edip Amerika ya kaçan Mehmet Ali Erbil, önceki gece Kanal D Ana Haber Bülteni ne konuk oldu. Mehmet Ali Birand ın yaşanan faciayla ilgili sorularını cevaplayan Erbil in, Türk halkından ve kanalından dilediği özür yaşananları unutturacak gibi görünmüyordu.

Öncelikle şunun altını çizelim Yaptığı madrabazlıkları şov olarak sunan, belden aşağı esprileri, yılışık tavırlarıyla ülkenin en büyük şovmeni sıfatı giydirilen Mehmet Ali Erbil in, bu olay için ortaya koyduğu özrün kabul edilecek hiçbir tarafı yoktur. Erbil diyor ki, "Biz zaman zaman bu programda arkadaşlarımızın pantalonlarını indiriyorduk. Arkadaşlarımız içlerine uzun don, tayt giyiyorlardı. O gün de aynı hareketi yaptım. Ben nereden bileyim, içine bir şey giymediğini" Özrü kabahatinden büyük yaklaşım işte bu Canlı yayında pantolon indirmeyi şov olarak insanlara sunarsanız, başınıza böyle bir facianın gelmesi de kaçınılmaz olacaktır. Şovmen ( ) Mehmet Ali Erbil e göre bu olay sıradan bir iş kazasıymış, bu şekilde bir canlı yayında böyle bir şey olması "canlı yayın heyecanı"na bağlıymış

Kanal D anchourmani Mehmet Ali Birand, Erbil e çok önemli iki soru sordu: "Siz ve sizin gibiler bu gibi şov programlarıyla çıtayı çok mu aşağıya düşürdü Bu toplum yedikçe acıkan, her verdiğinizi alan bir toplum. Sizler bu şovları yaparken işin bu noktaya geleceğini tahmin etmediniz mi " Erbil in bu sorulara verdiği tek cevap oldu: "Herkes bunları izliyor. Televizyon ekranlarının şekillenmesinde etken olan tek şey reytingdir, AGB nin ölçümleridir. Reklamverenler de ürünlerinin tanıtımını yaparken reytingi olan programları tercih ediyorlar. Televizyonlar da çarklarını çevirebilmek için reytingi olan programları ekranlarda tutmak zorundalar" Yani sihirli kavram, reyting Reyting söz konusu olduğunda herşeyi yapmak meşru, herşeyi yapmak mübah Soytarılık yapmak, madrabazlık yapmak, hokkabazlık yapmak, canlı yayında topları tutan mankenlere sırnaşmak, kadrolu özürlü elemanları aşağılayacak şekilde donlarını aşağıya indirmek vs Bir iletişim profesörü kendisiyle yaptığımız sohbette, insanların maraz meraklarının sınırlarının olmayacağını ifade etmişti Ekranlarda madrabazlık izlemek, ekranlarda çıplaklık izlemek, soytarılık izlemek insanın maraz meraklarındandır Maraz merakların sınırı ve boyutu yoktur Bu hissi ne kadar gıdıklarsanız o kadar ileriye taşırsınız Bu hissi doyurmanızın imkanı yoktur. Mehmet Ali Birand ın dediği gibi, insan bu gibi şeylerde yedikçe acıkan bir yapıya sahiptir.

Televizyoncuların yapacakları şey, insanların maraz meraklarını doyurmaya çalışmak yerine, saygınlık ile yaygınlık arasındaki dengeyi bulacak yapımlar üretmektir. Şov programları elbette olacak Televizyonun eğlendirme yönü elbette bulunacak. Ama bunun bir sınırı olacak. Mehmet Ali Erbil, yaptığı programda azdıkça izleyenler ona prim vermeseydi, reyting getiriyor diye televizyon kanalı onun sırtını sıvazlayıp ücretini artırmasaydı, "Burası sınır, buradan öteye geçemezsiniz, insanların beğenilerini düşüremezsiniz" diye birileri bu şovları kontrol altında tutsaydı, böyle bir rezillik de yaşanmazdı.

Erbil azdı, izleyici ekranlara yapıştı, RTÜK uyudu, televizyonlar para basıyor diye bu programların içeriğini denetlemedi İşte ortaya çıkan manzara Seyreyle gözüm