Bu cüzün ilk sayfasında En am suresi 114. Ayette: Size
bu kitabı bölümler halinde indiren Allah tan başkasını mı hakem olarak
isteyeyim şeklinde inkari bir soru ile Allah tan başkasının hükmü kesin bir
hakem olarak talep edilmemesi ilke haline getirilmiştir. Evet, insanlar da
hüküm verebilir amma onların hükümleri tartışılır. 121. Ayette ise: Üzerinde
Allah ın adının anılmadıklarından yemeyiniz denilerek boğazlanırken veya
vurulurken besmele çekilmeyen hayvanların (etinin) yenilmemesi ilke
yapılmıştır.
141. ayetin sonunda: Meyveler olgunlaştığı zaman onun
meyvesinden yiyiniz ve hasat (biçim ve toplama) zamanı ondan Allah ın hakkını
(fakirlere) verin emriyle hurma ve buğday gibi ürünlerin öşrünün (onda bir
yahut yirmide birinin) verilmesi esası getirilmiştir. 145. ayette ise ölü eti,
akmış kan ve domuz etinin haram kılındığı ve domuz etinin pis olduğu veya isyan
olarak (ilke tanımadan) Allah tan başkası için kesilenlerin yenilmesi ilke
olarak haram olduğu bildirilmiştir.
151. ayette de: Allah a şirk yapılmaması, ana-babaya
iyilik yapılması ve fakirleşme korkusuyla çocukların öldürülmemesi, zinanın
açık ve gizlisine yaklaşılmaması ve Allah ın haram (dokunulmaz) kıldığı insanları haksızca öldürmemek
emredilerek beş ilke birden temellendirilmiştir. 152. ayette ise yetimin malına
ancak iyilikle yaklaşılması, ölçü ve tartının adaletle yapılması ve
konuşulduğunda doğruluk yapılması ve (alem-i ervahta) Allah a verilen sözün
yerine getirilmesi emredilerek beş ilke daha ortaya konmuştur.
155. ayette ise: Şu indirdiğimiz mübarek (bereketli)
kitaptır; ona tabi olun ve sakının ki merhamet olunasınız emri verilerek
Kur an-ı kerime uymak ve ona ters düşmekten sakınmak ilke olarak tekrar
edilmiştir. 160. Ayette de bir iyilik yapanın on katını (mükâfat olarak)
alacağı, kötülük yapanın ise ancak yaptığı kadar cezalandırılacağı ilkesi
ortaya konulmuştur. 162. ayetle: namazım, kurbanım, yaşam ve ölümüm Allah
içindir deyin! emriyle ibadetlerin sırf Allah için yapılması, Allah için yaşanması ve gerektiğinde Allah
için ölünmesi ilke olarak ortaya çıkarılıyor. Araf suresinin 29. ayetinde:
Rabbim adaleti emrediyor; her mescitte yönünüzü kıbleye çevirin ve sırf
Allah a dua edin de! emriyle duanın (çağrının) sırf Allah a yapılması
(Allah tan başkasının, özellikle ölülerin imdada çağrılmaması) ilke olarak
ortaya konuluyor.
Araf suresi 31. ayette ise: Her mescitte (namaz
kıldığınız yerde) elbisenizi alın (giyin), yiyin ve için, israf etmeyin
emirleriyle namaz kılarken elbiseli olmak, israf etmemek ilkeleri önümüze
getiriliyor. 55. ayette Yüce Allah: Rabbinize yalvararak ve gizli olarak dua
edin, (sesinizi yükselterek veya uygun olmayan şeyleri isteyerek) sınırı
aşmayın. O sınırı aşanları sevmez ifadesiyle duanın (ses ve istek yönüyle)
ölçülü olması ilkesi ortaya konulurken 56. Ayette düzene konulmuş yerin
düzeninin bozulmaması, Allah a korku ve ümitle dua edilmesi emredilerek duanın
kabul edilebileceği gibi reddedilebileceği düşüncesiyle yapılması ilke olarak
ortaya konuluyor.
Araf suresi 69. Ayetin sonunda ise: Allah ın nimetlerini
hatırlayın ki felaha (kurtuluşa) eresiniz buyruğu ile her zaman ilahi
nimetlerin hatırlanması ilkesi öne getiriliyor. 74. ayette de `fesat çıkarmama
ve Allah ın nimetlerini hatırlama ilkeleri tekrar ediliyor.
85. ayette ölçü ve tartının yerine getirilip insanların
eşyasının eksik verilmemesi ve ıslah edilmiş, düzene konulmuş yerde fesat
çıkarılmaması ilkeleri tekrar ediliyor.
İşte mukabeleler bu ilkeleri dikkate almak niyet ve
amacıyla okunmalı veya dinlenmelidir ki sevap olsun.